Artık Aramızda Olmayanlar Kalbimizde Yaşıyor

Aksini iddia etseniz bile, duygularınızı bastırmaya çalışmayın. İhtiyacınız olduğu zaman ağlayın, çünkü ağlamak acınızı hafifletmenizi ve rahatlamınızı sağlamanın sağlıklı bir yoludur.

Kalbimizin en nadide köşesinde bizim için en özel olan şeyleri saklarız ve bunlar sonsuza kadar bizimle kalırlar.

Sevdiğimiz birini kaybetmek, bu kişinin ölümünden sonra herkes için alışması zor bir durumdur ve bu durum sizi hayat boyunca alışık olmadığınız birçok şeyi bir anda gerçekleştirmek zorunda bırakır.

Bugünkü yazımızda bu süreç hakkında konuşacağız.

Veda etmeyi öğrenmek

Daha biraz önce yanınızda olan birine nasıl sonsuza kadar veda edebilirsiniz ki? Ölümün bir nedene ihtiyacı yoktur ve her ölüm zamansızdır.

Bazen ölüm “dolu dolu bir hayat” yaşama şansı olmayanları hedef alır, örneğin önünde yaşanacak yüzlerce ve hatta binlerce deneyimin olduğu gençlerin vakitsizce ölmesi gibi. Ve yine de, artık onlar aramızda değildir, şimdi onların yerini bir boşluk kaplamıştır.

Ölüm en azından size veda etme şansı sunmalıdır. Aynen bir tren istasyonunda sevdiklerinizi yolcu ederken onlara veda etmeniz gibi en azından sevdiklerinizle son bir kez uzun uzun kucaklaşmalı ve onlara daha sonra söylemediğiniz için pişmanlık ve üzüntü duyabileceğiniz son sözlerinizi söyleyebilme şansına sahip olmalısınız.

Fakat hayat gerçekte böyle olmadığı için şunu iyice anlamalısınız, kimse sonsuza kadar yaşamaz. Hepimiz bu dünyada kısa bir zaman dilimi için bulunmaktayız. Bu yüzden her gününüzü dopdolu yaşamanız gerekmektedir.

Lütfen bakınız: Kronik Üzüntü: Distimi

Her gece yatmadan önce geride konuşulmamış hiçbir şey bırakmayın, kızgın ve öfkeli olmadan yatağı girin, aksi takdirde tüm gece boyunca uyuyamaz ve yatağınızda dönüp durursunuz. Ve en önemlisi; asla birine “seni seviyorum” demeyi unutmayın.

Ailenizle geçirdiğiniz her anın kıymetini bilin, aldığınız her nefeste onlarla mutluluğunuzu paylaşın.

Şimdi hayatın bu önemli kısmını açıklığa kavuşturduğumuza göre sevdiğimiz birini kaybetmekle nasıl baş edeceğimizi gösteren bazı yöntemleri gözden geçirelim.

Yas tutmak

Yas tutmak veya kederlenmek hakkında bilgi sahibi olduğunuza şüphe yoktur, ister bir ayrılık isterse de sevdiğinizi birinin hayatını kaybetmesi olsun, her kayıp için belli bir yas tutma evresi vardır.

Bir kayıpla baş etmenin, hislerinizi kontrol altına almak yolunda atılması gereken bir adım olduğunu aklınızdan çıkarmamak çok önemlidir. Kendilerini normal hayat rutinine “gömen” insanların, ilerleyen zamanlarda çok daha büyük duygusal sorunlar yaşaması oldukça muhtemeldir.

Yas tutmanın aşamaları hakkında biraz bilgi edinelim:

2-kış-rüya

1. İnkar

Partnerinizin veya sevdiğiniz birinin hayatını kaybetmesini nasıl kabul edebilirsiniz ki? Annenizi, kız kardeşinizi veya ruh eşinizi bir daha görememeyi nasıl kabul edebilirsiniz? Yas tutmak karmaşık bir durumdur ve bu ilk aşama kaybettiğiniz kişinin hislerinize yaptığı etkiyi kabullenememektir.

2. Öfke ve hatta aldırmazlık

Herkesin aynı tepkiyi vermeyeceğini anlamak çok önemlidir. Bazıları etraflarına karşı çok kızgın ve öfkeli olabilir, bazıları kızgınlığını kendilerine yönlendirebilir ve kimileri Tanrıya karşı öfkelenebilir. Fakat aynı zamanda hislerini tamamen kapatan ve hatta ağlayamayan, yas tutamayan veya “olay hakkında konuşamayan” kişiler de vardır.

3. Pazarlık etme

Bu yas tutma evresinin belli şeyleri kabul etmeye başladığınız kısmıdır. Kaza, hastalık… artık olan olmuştur ve dünyaya karşı bu kadar öfkeli olmanıza gerek yoktur. Artık diğer kişilerle bu olay hakkında konuşmaya başlayabilirsiniz, onların günlük yaşamını gözlemlemeye başlarsınız ve en sonunda sevdiğiniz kişinin artık sizin yanınızda olmadığını kabullenmeye başlarsınız.

4. Acı

Bu acı sürekli olarak karşınıza çıkacaktır ve henüz yaşananlar çok taze olduğu için ihtiyacınız olduğu süre boyunca bu acıyı yaşayın, benimseyin ve içinize atmayın. Size ağlamamanız gerektiğini söyleyenleri umursamayın, çünkü sağlıklı bir şekilde hislerinizi yönlendirmek için bunu yapmaya ihtiyacınız vardır.

Ayrıca bakınız: Ağlamanın Yararlarını Biliyor Musunuz?

5. Kabullenme

İster inanın ister inanmayın, en sonunda bu durumu kabulleneceksiniz. Kaybınızı ve yarattığı o boşluğu kabullenmeyi öğreneceksiniz, her ne kadar eskisi gibi olmayacaksa da, hayat devam ediyor. Hayatınıza sevdiğiniz kişiyi unutmadan devam edeceksiniz.

Unutmayın ki sevdiğiniz kişiler hatıralarınızda sonsuza kadar yaşayacaklardır ve onların sizin hayata kalbinizi ve gözlerinizi açmanızdan mutlu olacaklarına şüphe yoktur.

Gücünüzü korumanın ve iyi hatıralara değer vermenin yolları

3-koruyucu-baykuş

  • Lütfen şunu göz ardı etmeyin; eğer yas tutma süreciniz altı aydan uzun sürerse ve kendinizi hala kederli hissederseniz veya günlük aktivitelerinize devam edemiyor haldeyseniz, profesyonel yardım almanız gerekmektedir. Bu oldukça önemli bir husustur.
  • Gün geçtikçe, hayat rutininiz, aileniz ve arkadaşlarınız sizin için en iyi desteği sağlayacaklardır. Zaman ilerledikçe daha az acı duyacaksınız ve bunun için asla kendinizi suçlu hissetmemelisiniz.

Neden mi? Çünkü sevdiğiniz kişinin hatırası hep sizinle beraber yaşayacaktır. Artık onlar sizin bir parçanızdır, kişiliğinizi, vücudunuzu, aklınızı ve ruhunuzu oluşturan bir parçadır. Tekrar gülümsemeye başladığınızda kötü bir şey olmayacaktır, çünkü sevdiğiniz kişiler bu gülümsemelerin birer parçasıdırlar ve artık tekrar mutlu olduğunuzu görmekten memnun olacaklardır.

  • Son birkaç gün veya hafta veya ay, hastalık anıları, kaza veya boşanma üzerinde takıntılı hale gelmeyin. Her gün iyi hatıraları yad etmeye çalışın, paylaştığınız sevgiyi, her güzel ve nazik sözcüğü hatırlayın… Başka bir deyişle pozitif hisler üzerine yoğunlaşın.
  • Hayat bir yolculuktur ve her bir an değerlidir. Geçmişte olanlar bugünkü benliğinizi oluştururlar, bu yüzden bu kişi hayatınızın özüne etki eder. Şimdi onları beraberinizde taşıyorsunuz ve sonsuza kadar da taşıyacaksınız. Hayatınızı umut içinde yaşamayı tekrar öğrenin, çünkü geçmişte hissettiğiniz bütün sevgi sizi şu an olduğunuz kişi haline getirmektedir…