Geniş Kalçalarıyla Sergilenen Bir Kadının Acı Hikayesi

Nelson Mandela 1984'te uygun biçimde gömülmeleri için ölmüş Afrikalı kadınların bedenlerini talep eden bir dilekçe yazdı.

Bu hikaye mantıksızlık çağı olan 19. yüzyılda köleliğin tarihe kazındığı zamanlarda yer alıyor. Burada Saartjie Baartman’ın –genetik bir bozukluk yüzünden halkın teşhirine sunulan bir kadın– acı dolu hikayesini okuyacaksınız.

Kaçırılma ve kölelik

Saartjie Baartman 20 yaşındaydı ve köyünde normal bir yaşama hazırlanıyordu. Khoikhoi adlı bir etnik grubun üyesiydi, ve bu grup topraktan ve hayvanlarından yaşayan kendi dinlerine çok bağlı bir gruptu. Bu kadın uzun zamandır Avrupalılar tarafından saldırıya uğrayan ve aşağılanan Afrika’nın güzel ufkundan başka bir şey bilmiyordu. Hayatı, vücudundaki garip farklılığı keşfeden iki Fransız Hendrik Cezar ve Alexander Dunlop’un para kazanma amaçlarıyla yön değiştirdi.

Bu kadın kalçalarda aşırı yağ birikmesi sorununu (steatopygia) yaşıyordu. Bu; Khoisan (Bushmen olarak bilinen toplayıcı San ve Hottentot olarak bilinen çoban Khoi toplulukları) kabileleri ve bazı Bantu grupları arasında yaygın görülen bir hastalıktır, ve kalçalarda aşırı yağ birikmesinin yaşandığı durumdur. Bu durum aşırı obezite sorunu yaşayanların da karşılaştığı bir sorundur. Ama bu durumda Saartje çok dikkat çekiciydi ve bu iki adam Londra’da tiyatro ve festivallerde onu teşhir ederek çok para kazanacaklarını düşündüler. 

Siyah Venüs

kadin02

Ona Siyah Venüs ya da Hottentus Venüs adını taktılar, bu isim onun geldiği etnik grubun insanlarına verilen bir isimdi. Saartje neden olduğunu bilmeden bir kaç gün içerisinde kendini Londra’nın tiyatro sahnelerinde buldu. Bu şovlar çok ilkel ve aşağılayıcı idi. Sahnede çıplak şekilde durmak ve şaşkınlıkla gelenlere vücudunu teşhir etmek zorundaydı. İzleyicilerin çoğunluğu erkeklerden oluşuyordu. Farklı sınıflardan gelen bu erkekler Hottentot’u ve geniş kalçalarını görmek için para vermeye razıydılar.

4 yıl boyunca her gece aynı şey tekrarlandı ve bu kadına edilen psikolojik işkence onun bilmeyerek ve istemeyerek bir şov malzemesi olmasını destekledi. Onu köleleştiren adamlar çok kısa zamanda zengin oldular ve aynı şovu başka şehirlere taşıdılar. Bu dört yılın sonunda Paris’e gittiler. Burada da büyük bir başarı yakaladılar; bu başarı Saartjie’ye yönlenmiş şeytanca, meraklı ve aç bakışlardan besleniyordu ve bu erkekler onu hem halkın teşhirine sundu hem de özel ihtiyaçları için onu kullandılar.

Paris’te daha çok izleyici çekti ve onun ‘sahipleri’ burada daha çok para kazandılar. Daha sonra köleliğe karşı olan grupların bu şovun affedilmez aşağılayıcılığını görmesi üzerine yasaklanması için çalıştıklarını duydular.

Hendrik Cezar ve Alexander Dunlop, Saartjie’nin bunu kendi iradesiyle yaptığını söyleyerek kendilerini savunmaya çalıştılar. Ve sonunda onun imzaladığı bir anlaşmayı kanıt olarak sundular. Bu doküman Flemenkçeydi, yani Saartje’nin bilmediği bir dildeydi.

Sefaletle süren bir yaşamın sonu

afrika

Siyah Venüs’ün şovu daha çok eleştiri aldıkça, sahipleri şovu sonlandırmak ve Saartjie’yi satmak zorunda kaldılar. Saartjie onun ününden faydalanmak ve onu tahakküm altına almak isteyen Fransız bir adam tarafından satın alındı.

… daha karanlık ve daha aşağılayıcı bir amaç için. Bu adam onu özel şovlarda ve Paris’in kulüplerinde fahişe olarak kullanıldığı yerlerde teşhir etti. Onu isteyen her erkek ünlü Venüs Hottentot -büyük kalçalı kadınla- ilişki yaşayabiliyordu.

Bu mutsuz sefalet yılları o hastalanana kadar bir kaç yıl daha sürdü. Gerçek ölüm nedeni bilinmese de, hayal etmek çok da zor değil… Frengi, tüberküloz, zatürre ve elbette mutsuzluk. Asla anlayamayacağı bir hayat ve duyduğu mutsuzluk.

Bu durumda ölümüyle hayatının rahata erdiğini düşünebilirsiniz. Ama durum böyle olmadı. Ölümünün ardından, Saartjie’nin vücudu yeniden şovlarda ve bu sefer Paris’teki İnsan Müzesi’nde gösterilmek üzere parçalara ayrıldı. Beynini, genital organlarını ve iskeletini teşhir ettiler. 1970’lere kadar parçaları orada kaldı, ve sonunda insanlığın acımasızlığının ve köleliğin toplum için ne anlama geldiğinin kanıtı olarak tutuldu.

Saartjie Baartman gerçek huzuru Nelson Mandela’nın 1984’te vücudunun Afrika’ya gömülmek üzere getirilmesini talep etmesi üzerine buldu. Sonunda hak ettiği huzuru buldu, doğduğu ve aslında asla ayrılmaması gereken yere geri döndü. Geniş kalçalı kadın yani Siyah Venüs insanlık tarihinde bir daha asla yaşanmaması ve tekrarlanmaması gereken korkunç örneklerden biri.