Görsel, Devin Duyumsal, Yoksa İşitsel Bir İnsan Mısınız?

Bildiğiniz gibi, insanlar onları çevreleyen dünyayla ilişki içerisinde olmalarını sağlayan beş duyuya sahiptir: görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma. Genel olarak, her birimiz çevremizle etkileşime girmek için bir veya iki duyumuzu başkalarına göre daha güçlü bir şekilde kullanırız. Sizin en güçlü duyunuzun hangisi olduğunu öğrenmek ister misiniz?

Dünyayla Nasıl Bir İlişki İçerisindesiniz?

Nörolinguistik Programlama adlı teori, içinde yaşadığımız bu dünyanın her bir kişi tarafından farklı bir şekilde algılandığını söyler. Her birimiz dünyayı kendi kişiliğimize göre en güçlü olarak kullandığımız duyuyla algılarız.

Bu, kendimizi biraz daha iyi anlamak için akılda bulundurulması faydalı, ilginç bir bakış açısıdır. Duyularınızdan birini diğerlerine göre daha kuvvetli bir şekilde kullanıyor olmanız muhtemeldir. Bu bakış açısının aynı zamanda beyninizdeki hakimiyetle de bağlantılı olduğunu not etmekte yarar var. Diğer bir deyişle, bazı insanlar beyinlerinin ağırlıklı olarak sol tarafını kullanırlar ve bunun sonucunda daha mantıklı olma eğilimindedirler. Aynı zamanda düzen de onlar için önem taşır.

Diğer yandan, eğer beyninizin sağ tarafını ağırlıklı olarak kullanıyorsanız daha yaratıcı, esnek ve yenilikçi olursunuz. Nörolinguistik psikoloji, insanların etraflarındaki dünyayı nasıl algıladıklarını anlayabilmek için bu alanlarla ilgilenir. Peki, sizin eğiliminiz ne şekilde? Aşağıdaki makaleyi inceleyerek görsel, devin duyumsal veya işitsel gruplardan hangisine ait olduğunuzu öğrenebilirsiniz.

1. Görsel İnsanlar

psikoloji

Okurken veya çalışırken mutlak sessizliğe ihtiyacı olan birisi misiniz? Daha fazla görsel hakimiyeti olan insanların konsantre olabilmeleri için sessizliğe ihtiyaç duymaları sıkça görülen bir durumdur. Bu tür insanlar ayrıca araba kullanırken de rahatlamak için müzik dinleyebilirler, ancak eğer bir adresi arıyorlarsa ve konsantre olmaları gerekiyorsa, o zaman müziği kapama ihtiyaçları doğar.

Bu insanlar bolca enerjiye sahiptir ve son derece gözlemseldirler. Ayrıntılara dikkat ederler ve nadiren bir şey gözlerinden kaçar. Bir şeyleri ezberlemeleri gerektiği zaman bunu görseller aracılığıyla gerçekleştirmeleri daha kolay olur. Parklardan, ormanlardan ve genel olarak huzurdan hoşlanırlar.

2. İşitsel İnsanlar

Düşüncelerinizi yüksek sesle ifade etme eğilimine mi sahipsiniz? Bu davranış biçimi bazılarına çok garip gelebilir, ancak aslında bunu pek çok kişi yapar. İşitsel insanlar deneyimlerini kelimelerle ifade etme alışkanlığına sahiptir ve bu bağlamda sıkça kendi kendilerine konuşurlar. Ayrıca işitsel insanlar diğer insanları dinlemeyi de severler. Bu insanlar bir şeyi ezberlemek zorunda olduklarında da bunu not tutarak değil, dinleyerek gerçekleştirirler.

Ayrıca, onlar oldukça dışa vurumcu kişiliğe sahip olan ve gelişmiş iletişim yeteneğine sahip insanlardır. Onlar kendilerini ifade etmeyi çok iyi becerirler ve aynı zamanda başkalarını dinlemeyi de severler. Söylenenler asla onların dikkatinden kaçmaz. Bir yandan şarkı dinlerken, diğer yandan bir sohbeti takip edebilirler. Etraflarında uyarıcı pek çok etken olduğunda odaklanmakta zorlanan görsel insanların aksine, işitsel insanlar aynı anda pek çok şey yapabilirler.

3. Devim Duyumsal İnsanlar

 

duygular

Hobileriniz nelerdir? El sanatlarından hoşlanır mısınız? İyi yemek yapar mısınız? Ellerinizle bir şeyler yaratır mısınız? Açık havada çalışır mısınız? Bahçeye bitkiler dikmeyi ve onları yetiştirmeyi sever misiniz? Spor yapan biri misiniz? Eğer bu durumlardan biri sizin için geçerliyse, muhtemelen devim duyumsal bir insansınız.

Nörolinguistik programlamaya göre devim duyumsal insanlar, sakin bir yapıya sahip olmalarına rağmen duygulara ve özellikle de fiziksel veya elle yapılan şeylere ilgi gösterirler. Bu insanlar bir şey hakkında okuyarak veya dinleyerek bilgi sahibi olmayı değil, onu ilk elden deneyimlemeyi tercih ederler. Onların dışa vurumculuğu zevklerini sarılma, okşama veya hatta yemek yeme şeklinde ifade etmelerine neden olur. Onlar samimi insanlardır. Görsel insanların aksine ayrıntılara önem vermezler. Onlar daha spontane kişiliğe sahiptir ve daha az içe dönük veya gözlemsel olma eğilimleri vardır.

Son olarak belirtebiliriz ki, aslında sayılan bu türlerin her birinden belirli yüzdelere sahip olabilirsiniz. Bu gayet normaldir, ancak kendinizi söz konusu üç karakter türünden birine daha yakın hissedeceğiniz kesindir. Örneğin görsel insanlar işitsel veya devin duyumsal insanlara göre biraz daha rahat ve sakindirler. Diğer yandan devim duyumsal insanlarda biraz daha fazla huzursuzluk gözlemlenir.

Elbette her birimizde bu karakter türleri belirli ölçüde görülür, ancak Nörolinguistik Programlama perspektifinin enteresan kısmı, bize gerçekliği nasıl algıladığımız hakkında bir bakış açısı sunmasıdır. Açıklamalardan anlaşıldığı gibi, bu kişiliğinizle yakından ilişkilidir… Sakin misiniz, yoksa sabırsız mısınız? Kendinizi ifade etmeyi sever misiniz, yoksa içinize mi kapanıksınız? Nasıl yaşadığınız algınızla yakından ilişkilidir… Görme, duyma, dokuma, deneyimleme, iletişim kurmanın her biri gerçeği nasıl algıladığımızla yakından ilişkilidir.

Peki siz kendinizi nasıl ifade ediyorsunuz? Siz bu üç karakterden hangisine sahipsiniz?