İyi İnsanlar Yaralarını Gizlerler Fakat Asla Teslim Olmazlar

· 6 Nisan, 2017
İyi insanları, bizden yararlanmak isteyenlerle karıştırmayın. Eğer suistimal edildiğinizi düşünüyorsanız, kendinizi uzak tutmayı öğrenin ve bütünlüğünüzü koruyun.

İyi insanlar bir evin direğinden daha fazlasıdır, bir gruptaki ebedi dostunuzdur veya karmaşık toplumumuzdaki ışıklardır.

Bu zor bir şeydir, çünkü her şeyden önce aldatmacalarla, ihanetle ve insanların hayata onların penceresinden bakmadığı ve onlar gibi algılamadığı düşüncesi ile yüzleşmelidirler.

Bu kolay bir şey değildir, ama şu konuda açık olalım: İnsanın iyi ve kötü olarak iki kategoriye ayrıldığına inanmayın. Bu doğru değildir.

Bu, benzersiz niteliklere ve özelliklere sahip olan kişilerin onları benzersiz bireyler haline getirdiğini anlamak ile ilgilidir.

Bunlar dünyayı kalplerinden görenlerdir. Çok hassastırlar fakat aynı zamanda büyük bir cesaretleri vardır.

Kendi içgüdülerini takip ederler, fakat çoğu zaman, çok fazla güvendikleri için ve karşılık beklemeden her şeyi vermek alışkanlıkları olduğu için saf sayılırlar.

Üzeri kabuk tutmuş birçok yaraya ve acıya sahip oldukları doğrudur, ancak iyi insanlar vazgeçmezler veya tutumlarını değiştirmek istemezler. Çünkü başka türlü yapamazlar; kimse bunu kolayca değiştiremez.

Eğer bununla özdeşleşiyorsanız, aşağıda günlük hayatınızla başa çıkmanızı sağlayacak bazı yollar açıklayacağız.

İyi insanlar duygusal bütünlüklerine iyi bakmalıdırlar

İyi insanların başkaları tarafından yüz üstü bırakıldıklarında kendilerini suçlamaları ilginçtir.

Eğer birisi bana ihanet ediyorsa, diğerlerinden çok fazla şey beklediğim ve kayıtsız şartsız güvendiğim için ben suçluyum.

  • Zamanla, kalbimizde hissettiğimiz acı ve aldatmacanın her küçük şeridi, benlik saygısı olarak adlandırdığımız kişisel gövde içinde yerini bulur.
  • Her hayal kırıklığı ya da başarısızlıkta sorumlu hissederek, olumsuz bir benlik imgesi oluştururuz; karşımızdakiler ilgi, destek ve pozitif enerji gösterdiğinde bu hiç ulaşmaz.
  • Olumlu veya olumsuz, yaşadığımız şeylerde, iç dengeyi her zaman korumanın doğru yolunu bulmak zorundayız.

Bunu da okuyun: Rahat bir vicdan için söylemeniz ve yapmanız gerekenleri uygulayın

Çünkü eğer bunu yapmazsak, kahraman olmak yerine kurban oluruz, ve çevremizdeki insanlar bunu gördüğünde bizi daha çok kullanmak isterler.

Kendini sevmeyi yeşertme sanatı

Kendini sevmek, bize güç ve benlik saygısı veren, duygusal ve psikolojik bir kastır. İskeletinizi düşünün. Bu kas sayesinde ayakta durabilirsiniz ve dünyayı güç ve ahenkle gezebilirsiniz.

  • Eğer bir kemiğiniz kırılırsa sadece acı hissetmezsiniz, aynı zamanda hareketleriniz de kısıtlanır ve başkalarına muhtaç olmaya başlamaya riskini de yaşarsınız.
  • İyi insanlar kendini sevmek konusunu çalışmalıdırlar. Buna erişmek için, bir şey yapmak istemediğinizde veya bizden her isteneni yapamayacağımız için hayır demeyi öğrenmelisiniz.
  • Ayrıca, nezaket kendimize olan saygımızı kaybetmek anlamına gelmemektedir. Eğer kendinizi bir bencilliğin manipülasyonu karşısında kurban gibi hissediyorsanız, kendinizi koruma hakkınız ve göreviniz vardır. Kendiniz için harekete geçin.

Bunu da okuyun: Ben gidiyorum, çünkü kendimi seviyorum

Sakladığınız yaralar sizi bugünkü kişi yapanlardır

Belki de çok kez yaralandınız ve bunları kimse ile paylaşmadınız.

  • Bu durumları ve duygusal yaraları yönetmeyi öğrenmeniz gereklidir.
  • Eğer birisi sizi yüz üstü bırakıyorsa, bu sizin hatanız değildir. Herkesin sizin istediğiniz gibi olamayacağını kabullenin.
  • Tabii ki bu size acı verecek ve bu acı sızlayacak, fakat ne kadar çabuk hayatınıza devam ederseniz o kadar iyidir.
  • Yaralarımız bize bazı şeyleri daha açık görmeyi, daha sağduyulu olmayı, karşılıksız her şeyimizi vermemeyi ve bize samimiyet göstermeyenlere kalbimizi açmamayı öğretir.

Hiçbir zaman pes etmeyin, ve asla köklerinizi unutmayın

  • İyi insanlar olduklarından başka birisi gibi olamazlar: kalpleri çevrelerindekilere açıktır, yardıma ve mutluluk sağlamaya hazırlardır.
  • Bu iyi hissetmenin ve hayatı yaşamanın anahtarıdır. Belki de bu yüzden fedakarlıklarımız, eforlarımız ve varlığımızın değeri bilinmediğinde çok fazla acı ve boşluk yaşarız.
  • Fakat, köklerinizi asla unutmayın. Nezaket ve saygının başa baş gittiğini anlayın.
  • Kendimize ilgi istemek, “neden ben aklında değilim?” veya “beni hiçbir şeymişim gibi hissettiriyorsundemek bencillik değildir. Bu kendimizi korumanın ve kendimizi sevmenin pratiğinin bir yoludur.

Özetlemek gerekirse, hiçbir zaman olduğunuz kişi olmaktan vazgeçmeyin, bütün bildiğiniz budur. Her zaman sınırlar çizebileceğinizi ve kendinizi koruyabileceğinizi de asla unutmayın.