Koronavirüs Semptomları ve Bilinmesi Gerekenler

21 Mart, 2020
Koronavirüs salgınının dünya genelinde korkutucu boyutlara ulaşması, bu hastalıkla ilgili olarak yanlış yönlendirmeleri de içeren çok sayıda bilginin yayılmasına neden olmaktadır. Bu yazımızda, koronavirüs semptomlarının neler olduğunu ve bunları nasıl ayırt edebileceğimizi inceliyoruz.

Haftalardır tüm medya organlarında gündemin ilk sırasını işgal etmesinden dolayı, hepimizin çok iyi bildiği gibi koronavirüs semptomlarına sahip insan sayısı dünya genelinde günden güne artmaktadır. Gün geçtikçe bu hastalığa karşı her yerde daha sıkı önlemler alınmakta ve şüpheli hastalara gerekli protokoller derhal uygulanmaktadır.

Avrupa’da hastalığın en yoğun görüldüğü ve ağır yaşandığı ülke olan İtalya’da hükumet ülke genelinde karantina uygulamasına gitmiş ve vatandaşlarının ülkeye giriş çıkışlarına yönelik ciddi kısıtlamalar getirmiştir. Bu durumun sonucu olarak ülke ekonomisi de önemli biçimde etkilenmiş ve bu küresel kriz para birimleri üzerinde olumsuz etkilere yol açmıştır.

Hem ulusal hem de yerel sağlık birimleri, bu hastalığa müdahale edecek sağlık ekiplerinin takip etmeleri için gerekli kılavuzlar geliştirmeli ve halkı bu konuda bilgilendirmelidir. Bazı ülkelerde polisler gerekli gördükleri durumlarda müdahale etme yetkisine sahip durumdadır. Diğer bazı ülkelerde ise eğer risk faktörlerinin bulunduğunu görürlerse insanların kendilerini karantina altına almaları tavsiye edilmektedir.

Şu ana kadar net olan konu, küreselleşme çağında dünya üzerinde hiçbir noktanın bu tür sorunlardan izole bir biçimde kalmadığı gerçeğidir. Koronavirüs salgını özellikle hava yolu taşımacılığı ve uluslararası para hareketleri nedeniyle hızlı bir biçimde yayılmıştır.

Benzer şekilde, koronavirüs hakkındaki bilgiler özellikle sosyal medya platformları üzerinden yayılan çok sayıda asılsız söylence ve yanlışlıklarla doludur. Bu hastalıkla ilgili Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan dokümanda, yeni tip koronavirüs hakkında yaygın söylentiler ve dedikodularla ilgili bilgiler ve tavsiyelere yer verilmektedir.

Okuyun: Zayıflamış Bir Bağışıklık Sisteminin 4 Belirtisi

Koronavirüs Nedir?

Koronavirüs hastalığı ile ilgili gerçek semptomların detaylarına girmeden önce, bu mikroorganizma ile neyi kastettiğimizi bilmemiz çok önemlidir. Bu virüsün doğasına ilişkin bilgilere sahip olmak, hastalığı nasıl anlayıp önleyebileceğimiz konusunda da önemli birer referans niteliği taşıyacaktır.

Aslında koronavirüsler çok uzun yıllar öncesinden var olan bir virüs ailesinin üyesidirler. Şu an salgın haline gelmiş olan virüsün bilinen ismi aslında belirsiz ve genel bir tanımı ifade etmektedir. Çünkü bu virüsün kendine ait özel bir ismi bulunmaktadır.

7 Ocak 2020 tarihinden bu yana dünya geneline yayılmış olan virüsün bu yeni türüne 2019-nCov adı verilmiş, daha sonra bu isim COVID-19 olarak değiştirilmiştir. İşte bu virüs, Çin’in Wuhan şehrinde 2019 yılı sonlarında insandan insana bulaşan bir hastalık haline dönüşmüş olan virüstür.

Dünyada bugüne kadar, halen karşı karşıya olduğumuz salgın da dahil olmak üzere insandan insana bulaşan üç büyük koronavirüs salgını yaşanmıştır. Bunlar arasında en çok hatırlanan ve yıkıcı etkilere sahip olan salgın SARS (Severe Acute Respiratory Syndrome – Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu) olmuştur.

Koronavirüslerin hayvanlar arasında yayılmasına ilişkin göreceli olarak daha fazla bilgi bulunmaktadır. Şu an yaşadığımız salgında ise, virüs değişim göstermiş ve insanlar arasında bulaşıcı hale gelmiştir. Yani özel ve daha kısıtlı bir virüsten çok hızlı yayılan bir salgın haline dönüşmüştür.

Virüs

COVID-19 Nasıl Bulaşır?

Şu an salgın haline dönüşmüş olan koronavirüs burun ya da ağızdan çıkan partiküller ile temas yoluyla bulaşmaktadır. Virüs havada bu partiküller yardımıyla dolaşır ve alıcı mukozasının içine girer.

Aynı zamanda bu partiküller yere düşebilir ve bu yüzeylerde virüs bir süre yaşamaya devam eder. Eğer bu süre içinde sağlık sorunları bulunan bir insan bu partiküllere dokunur ve daha sonra elini mukoza sıvısının bulunduğu bir bölgeye (göz, burun ya da ağız) götürürse, virüsün bulaşması ve kişinin hastalık kapması olasıdır.

Her ne kadar koronavirüsün hasta dışkılarında bulunduğu da tespit edilmiş olsa da, yapılan araştırmalar virüsün bu yolla bulaşma olasılığının oldukça düşük olduğunu göstermektedir.

Okuyun: Timüs Bezi: Bağışıklık Sisteminin Yöneticisi

Koronavirüs Semptomları

O halde COVID-19 virüsünü taşıyıp taşımadığımızı nasıl anlayabiliriz? Koronavirüsü erken aşamalarda teşhis edebileceğimiz semptomları nelerdir? Bu virüsün ağız ve burun partikülleri yoluyla bulaştığı bilindiği için grip semptomları ile karıştırılması da son derece normal ve büyük bir ihtimaldir.

Bu hastalığın varlığına işaret eden üç genel işaret bulunmaktadır:

  • Ateş.
  • Kuru öksürük.
  • Aşırı yorgunluk ve bitkinlik durumu.

Diğer semptomlar daha seyrek ve hafif görülmektedir. Burun kanaması, odinofaji (ağrılı yutkunma) ve ishal gibi semptomlar her hastada görülmeyebilir. Hatta COVID-19 virüsü bulaşan bazı hastaların hiç bir semptom göstermediği vak’alara da rastlanmaktadır.

Virüs bulaşan kişilerin yaklaşık olarak %15 ile 20 arasındaki bir bölümünde hastalık ciddi klinik bir vak’a haline dönüşmektedir. Genelde bunların yaşlılar ve diyabet, yüksek tansiyon, akciğer ya da bağışıklık problemleri gibi başka rahatsızlıkları bulunan kişiler olduğu görülmektedir.

Covid-19 virüsü

Koronavirüs Semptomlarından Şüphelendiğimizde Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalıyız?

Koronavirüsün yukarıda belirttiğimiz üç semptomundan biri ya da bunların birlikte görülmesi durumunda, daha önceden bu hastalık teşhisi konmuş biriyle temas edilmişse ya da virüsün yayıldığı yerlerde bulunulmuşsa, bir uzmana görünmek için yeterli sebep var demektir. Hastalığın başlangıç döneminde gerekli dikkatin geciktirilmeden gösterilmesi, örneklerin alınması, analiz edilmesi ve gerekiyorsa izole edilerek destek önlemlerinin alınması açısından son derece önemlidir.

Eğer kronik bir hastalığınız varsa, bağışıklık sisteminiz zayıfsa ya da yaşınız ilerlemişse, ateşinizin çıkması durumunda hemen alarm durumuna geçmelisiniz. Daha doğrusu, bu gruba dahil olan kişiler çok geç olmadan yeterli ve zamanında müdahale için derhal sağlık birimleri ile temasa geçmelidirler. Unutmayın ki, hastalık geçmişi bulunan kişilerde bu salgın çok daha ciddi bir biçimde ölümcül etkiler göstermektedir.

Bu ciddi hastalığa karşı elbette panik olmamamız fakat aynı zamanda sürekli olarak tetikte bulunmamız gerekmektedir. Tavsiye edilen hastalıktan korunma önlemlerine ek olarak şüpheli vak’aların izole edilmesi sayesinde salgının daha fazla yayılmasının önüne geçmek mümkün olacaktır.