Koronavirüs’ün Erkekleri Kadınlardan Daha Fazla Etkilediği Doğru mu?

20 Mayıs, 2020
Her gün elimize mevcut pandemi ile ilgili yeni istatistikler ulaşıyor. Son zamanlarda, yeni veriler araştırmacıların koronavirüsün erkekleri kadınlardan daha mı fazla etkilediğini sormalarına neden olmuştur. Bu makalemizde size konuyla ilgili bildiklerimizi anlatacağız.

Koronavirüsün erkekleri kadınlardan daha fazla etkileyip etkilemediğini keşfetmek için istatistiklere yakından bakmamız gerekiyor. Etkilenen ülkelerin tümü, bu enfeksiyonun nüfus içinde nasıl davrandığını anlamak için gerçek zamanlı olarak veri derlemektedir.

Çin, COVID-19 salgınını yaşayan ilk ülke oldu. Bu nedenle, enfeksiyonun epidemiyolojik profili hakkında ilk verileri yayınlayan ilk ülke de Çin oldu. Daha sonra, diğer ülkeler kendi yerel bilgilerini eklemeye başladı.

Çoğu uzman, virüsün aslında erkekleri kadınlardan daha fazla etkilediğine katılıyor. Bununla birlikte, bunun enfeksiyonlarla değil, ölüm oranlarıyla ilgisi vardır.

SARS-CoV-2 ile enfekte olan erkekler ile aynı enfeksiyona yakalanan kadınlar arasındaki fark minimaldir. Hemen hemen her coğrafi bölge cinsiyetler arasında %2 ila 4’lük bir fark kaydeder. Bu önemli bir değer değildir.

  • Koronavirüsün agresif ve ölümcül etkisini analiz ederek, koronavirüsün erkekleri kadınlardan daha fazla etkilediğini doğrulamak mümkündür.
  • Ortalama olarak, kadınlar erkeklerden daha az enfekte olur.
  • Erkeklerle karşılaştırıldığında, daha az sayıda kadın enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatırılmış ve yoğun bakıma ihtiyaç duymuştur.

Bu yazımızı da okuyun: Diyabetiniz Varsa Kendinizi Koronavirüs Karşısında Nasıl Korursunuz

Önceden var olan koşullar, koronavirüsün erkekleri neden kadınlardan daha fazla etkilediğini açıklayabilir

Küresel istatistikler, koronavirüsün erkekleri kadınlardan daha fazla etkileyebileceği konusunda hemfikirdir. Bu raporlar her kıtada rapor edilmiştir.

Odak noktası, koronavirüs nedeniyle erkeklerin kadınlara oranla daha sık ölmesidir. Uzmanlar, ölümcül sonuçların önceden var olan koşullarla ilgili olabileceğini düşünüyor.

Bu hastalıktan en fazla risk altında olan grupların kronik rahatsızlığı olan grup olduğunu zaten biliyoruz. Yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve diyabet, bu kronik rahatsızlıklardan bazılarıdır. Aynı şekilde, onkoloji hastaları ve bağışıklık sistemi zayıflamış hastalar da daha büyük risk altındadır.

Genel olarak, erkeklerin yüksek tansiyon ve diğer kardiyovasküler rahatsızlıklardan muzdarip olma olasılığı kadınlardan daha yüksektir. Avrupa istatistiklerini gözden geçirirsek, erkeklerin neredeyse %50’sinde yüksek tansiyon vardır. Bununla birlikte, kadınlarda, rakamlar %37’ye düşmektedir.

Solunum yolu hastalığı ile ilgili olarak da benzer bir grafik çizilebilir. Buna, erkekler arasında daha yaygın olan tütün kullanımını da ekleyebiliriz. Bu, kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) erkeklerde kadınlardan neredeyse iki kat daha sık olduğu gerçeğiyle tutarlıdır.

ateşini ölçüp alnına soğuk bez koyan adam
Erkeklerin koronavirüsten muzdarip olma riski daha yüksektir, çünkü önceden var olan kalp rahatsızlıkları olma oranı kadınlara göre daha fazladır.

Hormonal teori

Etkilenen grupların yaş dağılımının yanı sıra, hormonal bir profili de destekleyen bir teori vardır. Bu hipoteze göre, östrojen koronavirüsün erkekleri neden kadınlardan daha fazla etkileyebileceğini açıklayabilir.

Son 20 yılda, diğer iki koronavirüs salgını olan SARS ve MERS, insan ırkını da etkiledi. Daha sonra uzmanlar bu virüsler üzerine bilimsel çalışmalar yaptı. Bu çalışmaların bazıları dişi sıçanların erkeklere oranla koronavirüse karşı daha dayanıklı olduğunu ortaya koymuştur.

Araştırmacılar araştırmalarına devam etmek için ikinci aşamada bu sıçanların yumurtalıklarını çıkardılar. Sonuç olarak dişi sıçanlar östrojen gibi kadınsı hormonlar üretmeyi bıraktı. Bu noktada, erkek sıçanlarla eşit miktarda dişi sıçan koronavirüse yakalanmaya başladı.

Tabii ki, bu araştırma hayvanlar ve SARS-CoV-2 olmayan farklı koronavirüsler üzerinde gerçekleştirildi. Ancak, yine de arada bir ilişki kurabiliriz. Mevcut virüsle ilgili daha fazla araştırma yapılması gerekiyor, ancak bu çalışmalar en azından devamı getirilebilecek bir çalışma alanı oluşturmuştur.

yüksek tansiyondan muzdarip adamın kan basıncını ölçen doktor
Erkekler yüksek tansiyona kadınlardan daha yatkındır ve bu da ciddi koronavirüs formlarına maruz kalma risklerini artırır.

Bu pandemide cinsiyet ile ilgili sorun

Bu konu, koronavirüsün erkekleri kadınlardan daha fazla etkileyebileceği gerçeğinin ötesinde de hem ekonomik açıdan hem de hastanelerde ve kliniklerde virüse maruz kalma açısından önemli bir konudur.

Karantina söz konusu olduğunda kadınlar ekonomik faaliyetlerinde daha büyük bir düşüş görebilirler. Klasik bir örnek, çalıştıkları evlere gitmek için seyahat edemeyen temizlikçilerin durumudur. 2014 ve 2016 yılları arasında Ebola salgını ile ilgili geçmiş deneyimler, hemşirelerin virüse aşırı maruz kaldıklarını gösterdi, çünkü daha fazla hemşire ön saflarda görev yapıyordu.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir: Koronavirüs Hakkındaki Yaygın Efsaneler

Akılda tutulması gerekenler

Enfeksiyon söz konusu olduğunda erkeklerle kadınlar arasında görülen farklar, genel önleyici uygulamalarımızı değiştirmek için bir neden değildir. Hem erkekler hem de kadınlar sosyal izolasyonu sürdürmeli ve sık sık ellerini yıkamalıdır. Dahası, koronavirüs semptomları sergileyen herkes sağlık hizmetlerine başvurmalıdır.

  • Cruz, M. Palacios, et al. “COVID-19, una emergencia de salud pública mundial.” Revista Clínica Española (2020).
  • Alemán, J. F., and Beatriz Rueda. “Influence of gender on protective and vulnerability factors, adherence and quality of life in patients with cardiovascular disease.” Atencion primaria 51.9 (2018): 529-535.
  • Zou, Lirong, et al. “SARS-CoV-2 viral load in upper respiratory specimens of infected patients.” New England Journal of Medicine 382.12 (2020): 1177-1179.
  • Jin, Jian-Min, et al. “Gender differences in patients with COVID-19: Focus on severity and mortality.” medRxiv (2020).
  • Cai, Hua. “Sex difference and smoking predisposition in patients with COVID-19.” The Lancet Respiratory Medicine (2020).