Lafla Peynir Gemisi Yürümez

· 30 Aralık, 2017
Kelimeler birçok şey anlatabilir, ancak bir şeyi göstermek için onu eyleme dökmek gerekir. Bırakın sizi anlatan eylemleriniz olsun.

Eğer size gerçekten değer veren ve takdir eden biri varsa, bunu basit bir aramayla, mesajla ya da başka beklenmedik bir eylemle sizi şaşırtarak gösterir.

Buna rağmen insanlar zamanına ve ilgisine değmeyen kişilerle beraber olmaya devam eder.

Yaşadıklarınızı gerçekte olduğu gibi görmenize engel olan gözlerinizdeki o bağdan kurtulmanın vakti sizce de gelmedi mi?

Bunu da okuyun: İnsanın yüceliği küçük ayrıntılarda saklıdır

Konuşmayı bırakın ve ne hissettiğinizi gösterin

dudak çizimi

Kelimeler rüzgara kapılıp gidebilir ya da en azından biz teoride böyle olduğunu biliyoruz. Pratikte ise bunu rahatlıkla görmezden geliyoruz.

“Seni seviyorum,” “Sana ihtiyacım var” ya da “Senden hoşlanıyorum” demek nispeten kolay bir şeydir. Ancak bunları gösteren eylemleriniz nerede?

Biri için gerçekten değerli olup olmadığınızı öğrenmek istiyorsanız kimi zaman basit bir egzersiz yapmak yeterli olacaktır. Kulaklarınızı kapatın ve sadece gözlemleyin.

Bu zamana kadar başınıza gelen her şeyi bir gözden geçirin, gözlerinizin önünde dönen sessiz bir filmi izliyormuş gibi. Ne görüyorsunuz?

Büyük ihtimal göreceğiniz şeyler sizi şaşırtacak ve aynı zamanda da gözlerinizin kör olduğu bir durumun doğrusunu gösterecek.

Bunun sebebi, eylemlerle gerçekleştirilmeyen kelimelere çok fazla değer yüklemiş olmanız ve bunun da nedensiz yere acı çekmenize yol açmasıdır.

Keşfedin: Şifa veren kelimeler: siz de deneyin!

İnsanlar size sevgisini pratikte göstermediğinde yine de ürettikleri bütün bahanelere inanıyorsunuz. Onların yanınızda olmamalarını haklı çıkarıyorsunuz çünkü onlara karşı anlayışlı olmaya çalışıyorsunuz.

Bu özgüveninizi baltalayabilir ve size zarar verebilir -peki şimdi kim size yardım edecek? Yalnızca aynaya bakmanız yeterli.

Sizin yanınızda olan ve bütün yalanların arasında size doğruyu söyleyen tek bir kişi vardır.

Bile bile kör olmak

bahçede oturan kız ve kuş

Bir duruma karşı körmüş gibi davranmayı muhtemelen ilk defa yaşamıyorsunuzdur. Ancak sizi gerçekleri istediğiniz şekilde görmeye iten o bakış açısına tekrar ve tekrar geri dönüyorsunuz.

Başka bir duruma gelmeye çalışırken kendinizi sizi inciten bir durumda buluyorsunuz, fakat bu, siz böyle olmasına izin verdiğiniz için oluyor!

İlk başta gözlerinizi açmayı ve bir kişinin sizin tarafınızda olup olmadığını, yaptıklarıyla söylediklerinin örtüşüp örtüşmediğini görmeyi çoktan öğrenmiş olmanız gerekir.

Haydi şimdi, durum hiç kolay olmasa da basit görünen bir örneğe bakalım. İki kişinin birbirine aşık olduğunu fakat birinin evli olduğunu hayal edin.

Bu durumun kolay bir çözümü yoktur. Evli olan kişi beraber olabilmeleri için boşanacağını söyleyerek diğerine ümit verir.

Bu yazımızı kaçırmayın: Mutluluk gerçekte bulunur, hayallerde değil

Peki ya bundan sonra ne olacak? Aylar, hatta yıllar geçse de bu durum aynı kalır.

İnsan, kendine bağlanmasını isteyen kişi söylediklerine göre hareket etmese de ona inanmaya devam eder.

Acı verici olsa da daha önce bahsettiğimiz şeyi yapmak çok önemlidir. Kulaklarınızı tıkayın, gözlerinizi açın ve gerçekten neler olduğunu en sonunda açık ve net bir şekilde görün.

Bu, kendi kendinizi suçlu hissettirmekle değil, özgür hissetmenize ve kendi hayatınızı sevmenize engel olan sahte umutlarla dolu bir durumdan kaçınmakla ilgili bir durumdur.

Bana değer verdiğini göster

çift

Bana ne kadar değer verdiğini, beni ne kadar önemsediğini ve sevdiğini davranışlarınla göster, eylemlerinle arka çıkamadığın boş kelimelerle beni kandırma.

Hiçbir zaman gerçek olmayacak bir gerçekliğin umuduna kapılmaya ve boş sözlere inanmaya bir son verin.

Her zaman olduğu gibi aynı tuzağa düşmeyin. Gözlerinizi ilk ve son kez açın ve hiçbir zaman gerçekleşmeyecek beklentilerle ve hayallerle dolu bu kolay alternatifi seçmeyin.

Buna da bir göz atın: Size zaman ayıranlara değer verin

Bu herkes için bir öğrenme deneyimi olsun. O kişiyi affederken samimi olduğunuzu gösterin ve her zaman yaptıklarınızla söyledikleriniz birbirini desteklesin.

Söz boşlukta kalır. Asıl önemli olan yaptıklarınızdır.