Depresyonun Bilmenizi İstemediği 7 Madde

Önemli olan şu an ve bulunduğunuz yer. Geçmişinize saplanıp kalmayın ya da gelecek hakkında da çok fazla endişelenmeyin. Güneşin gününüzü ısıtmasına izin verin. 

Depresyon bugün insanlar arasında en sık rastlanan ruhsal bozukluktur ve işe gitmemenin de en yaygın sebebidir.

Antidepresanların dünyada satılan en büyük ilaç kategorisini oluşturmakta ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre antidepresan kullanan insanların sayısı %10 ile 15 arasında değişmektedir.

Peki bunun sebebi nedir? Devamlı karmaşıklaşan hayat tarzımız bizi daha hassas hale mi getiriyor? Gerçek şu ki bunun açık bir sebebi yok. Tek bildiğimiz hiç kimsenin birbirine benzemediği gibi her bir depresyon vakasının da kendine has olduğudur.

Bugünkü yazımızda, size depresyon ile ilgili umut verici bilgiler vereceğiz:

1. Özsaygınız çok önemlidir

özsaygıEtrafınızda olan biteni görme ve yorumlama şekliniz özsaygınıza göre değişmektedir. Özsaygınız düşükken, etrafınızdaki herkese karşı sanki sizin sahip olmanız gereken şeyler onlara verilmiş gibi saplantı geliştirebilirsiniz.

Kendinizi belli şeyleri hak etmeyen biri olarak görmeye başlayabilir, hatta daha da kötüsü onlara sahip olmak için “gerekenlerin” sizde olmadığı duygusuna kapılabilirsiniz.

Özsaygı eksikliği içsel dengesizlikler ve çatışmalar yaratarak hayat boyu size birtakım bedeller ödetecektir.

En tehlikeli depresyon formunun içten gelen olduğu sıkça söylenir. Bazı durumlarda, rahatsızlığı tetikleyen belli bir sebep bulunmaz. Problem içinizdedir ve çocukluğunuzdan beri sizinle beraber büyümektedir.

Aile durumunuz her zaman sorunlu olmuşsa, ebeveynlerinizle ilişkiniz hiçbir zaman yolunda gitmemişse veya duygusal olarak hiçbir zaman olgunlaşamamışsanız, özsaygınızın düşük olması muhtemeldir.

İçinizde her gün açıklanamayan bir üzüntü barındırmaya devam eder, motivasyon eksikliği yaşar ve depresyona yol açan cesaretsizliği beslersiniz.

Özsaygınıza dikkat etmeyi unutmayın! Kendi hayatınızın filminin yardımcı oyuncusu değil başrolü olun!

2. Çektiğiniz acı sonsuza kadar sürmeyecek

umutSize şunun sözünü veriyoruz: depresyon sonsuza kadar sürmez, ya da hissettiğiniz acı sizi felç etmez.

Her gün daha mantıklı bir şekilde yaklaşır, olumsuz duygulara kendinizi kapatır ve hayallerinize tutunursanız, depresyonunuz sonunda yok olup giden belli belirsiz bir gölgeye dönüşüp hayatınızdan çıkar.

3. Ana odaklanın

mutlu-olunGeçmiş geçmiştir, bitmiştir, artık yoktur.

Size acı vermekten başka bir şey yapmıyorsa, neden geçen aya ya da geçtiğimiz yıla hala kafa yormakta ısrar ediyorsunuz? Geleceğiniz hakkında da o denli düşünmenin de bir faydası yoktur. Elinizde kristal bir kürenin olmadığını, geleceğin size neler getireceğini bilmenizin mümkün olmadığını unutmayın.

Mümkün olduğunca ana ve bulunduğunuz yere ve hak ettiğiniz mutluluğa odaklanmaya çalışın. Çabanıza tek değecek şey budur.

4. Doğru insanlardan olması kaydıyla daima yardım isteyin

arkadaşlarınız“Önce aileden yardım alınmalı, onlar hiçbir zaman seni yarı yolda bırakmaz” cümlesini duymuş olmalısınız. Umarız da öyle olur, ancak hala size yarardan çok zarar verebilecek belli insanlar olduğunu unutmayın.

Bazıları sizin “daima üzgün” zayıf bir insan olduğunuz için doktor teşhisli depresyon hastası olduğunuza dahi inanırlar.

Dikkat edin. Bir profesyonelden yardım alın ve ardından sizi gerçekten dinlemeyi, rahatlatmayı ve doğru zamanda söylenecek doğru cümleleri olan aile üyeleri ve arkadaşlarınızdan destek alın.

5. Depresyonununuz evden çıkmayı sevmez

yürüyüşBu bir gerçek. Depresyon perdeler çekilmiş halde karanlığı sever. Kendinizi olumsuz veya ölümcül düşüncelere gömdüğünüz sessizliği arar.

Buna kanmayın. Her gün dışarı çıkın ve en az yarım saat boyunca yürüyün. Temiz havayı içinize çekin, güneşin içinizi ısıtmasına izin veren ve tanıdıklarınızla konuşun. Etrafınızı hayatla, hareket, ışık ve neşeyle donatın.

6. Depresyonunuz atıştırmayı sever

tatlıBörekler, tatlılar, dondurulmuş gıdalar, fast food… Bütün bunlar anksiyetenizi sakinleştirir ve size anlık bir zevk verir, ancak aslında yaptıkları depresyonun kimyasal dengesizliğini tetiklemek ve o negatif nörotaşıyıcılarını daha da beslemektir.

Daha çok taze meyve ve sebze yiyin. Su ve çay için. Sağlıklı beslenmek sizi daha iyi hissettirir ve vücudunuz toksinlerden kurtulmaya başlar.

7. Depresyonunuza “hayır” demeye başlayın

mutlulukİşte bu kolay değildir. Depresyona “hayır” diyebilmek bol cesaret ve güç ister, ama açık ve net olan bir şey vardır: siz depresyonunuzdan ibaret değilsiniz.

Mutluluğu yeniden bulmayı hak ediyorsunuz.  Hayata neşe ve heyecanla bakmalısınız. O zaman şimdi; neden size acı çektirmek için uğraşan o gölgeden hemen şimdi kurtulmuyorsunuz?