Kadınlarda Osteoporoz: Korunma ve Tedavi

Osteoporoz birçok faktörden etkilenen, yaşla doğru orantılı olan kemik erimesi hastalığıdır.

Bildiğiniz gibi, osteoporoz genellikle kadınları etkiler. Bu kronik hastalık her gün büyük bir acıya yol açan, kemiklerin sertliğini kaybetmesine, daha kırılgan bir hale gelmesine hatta biçiminin bozulmasına sebep olur.

Etkili herhangi bir çözümü var mı? Maalesef, hayır. Fakat, bazı stratejileri uygulayarak etkilerini azaltabiliriz ve bu da yaşam kalitemizi arttırmamıza yardımcı olur. Bugün sizi kadınlarda osteoporoz hakkında bilgileri öğrenmeye davet ediyoruz.

Osteoporoza Yatkınlık Açısından Risk Faktörleri Nelerdir?

kitap

Kemikler, canlı dokulardan meydana gelirler. Yapıları da doğumumuzdan başlayarak yoğunluk ve güç kazanarak 20 yaşımıza kadar değişir. Bu yaş genellikle en yüksek kemik yoğunluğuna ulaştığımız yaştır.

Bu ne demektir? Bir insanın gelişimi zaman geçtikçe daha güçlü ve sağlıklı kemiklere sahip olmasına bağlıdır. Bu da beslenmemize dikkat etmeyi, iyi alışkanlıklar edinmeyi, kötü alışkanlıklardan uzak durmayı gerektirir. Bu şekilde kemik yapımızın sağlam kalmasına yardımcı oluruz.

Fakat bildiğiniz gibi, bazen eksikliğini çektiğimiz şeyler olabiliyor. Mesela kalsiyum, florid veya D vitamini eksikliği. Şimdi bazı faktörlerin kimin osteoporoz olmaya daha yatkın olduğunu nasıl etkilediğini inceleyelim:

Kontrolümüz Dışındaki Risk Faktörleri:

  • Kadın Olmak: Doğru. Size adil görünmeyebilir fakat karakterimiz, genetiğimiz ve hormonal faktörlerimiz bu hastalıktan muzdarip olup olmayacağımıza karar veriyor. Kemik erimesi uzun vadede kronik bir hale gelebilir ve bununla yaşamayı öğrenmemiz gereklidir.
  • Yaş: Zamanla alakalı bir durumdur ve zamanın geçmesine maalesef karşı koyamıyoruz. Normal olarak, yaşlandıkça osteoporoz olma riskimiz daha da yüksek oluyor.
  • Genetik: Osteoporozdan muzdarip olmuş bir akrabanız var mı? Anneniz veya büyükanneniz? Eğer öyleyse, sizde de görülme riski çok yüksektir. Bunu aklınızda tutmanız önemlidir, böylelikle erken yaşlarda önlem alabilirsiniz.
  • Menopoz: Menopozun sebep olduğu hormonal değişiklikler osteoporoza yakalanma riskini de arttırır. 45 yaşlarında erken menopoza girenlerin dikkatli olması gereklidir.
  • Vücut tipi: Eğer ince, zayıf ve narin bir yapınız varsa, osteoporoza yakalanma riskiniz vardır.

film

Kontrol Edebildiğimiz Risk Faktörleri:

  • D vitamini ve kalsiyumu yeterli seviyede tutmak çok önemlidir.
  • Alkolden, şekerli/gazlı veya karbonatlı içeceklerden uzak durun. Bu içecekleri genellikle seviyoruz fakat kalsiyum seviyesinin düşmesine yol açıyorlar.
  • Sigara içiyor musunuz? Eğer öyleyse bu çok sağlıksız alışkanlığı bugünden itibaren bırakın.
  • Anoreksi gibi yeme bozukluklarına karşı dikkatli olun. Eğer uzun süreçte böyle bir rahatsızlık yaşıyorsak, kemiklerimiz de bundan etkilenir.
  • Testosteron ve östrojenin düşük seviyelerde olması da osteoporoza davetiye çıkarır. Tiroid seviyesine de dikkat edin çünkü tiroid seviyesinin düzensizliği de kemik kütlesinin azalmasına sebep olur.
  • Kortikosteroid gibi ilaçlara da dikkat edin, enflamatuar hastalıkları tedavi eden bu maddeler senelerce kullanıldığında bir sürü probleme sebep olabilir. Mide yanması için alınan ilaçlar için de aynı şey geçerlidir çünkü kalsiyum emiliminin azalmasına sebep olurlar; bu da osteoporoza neden olabilir. Dikkatli kullanın, hiçbir zaman miktarını abartmayın.

Osteoporozu Nasıl Tedavi Ederim?

çekirdek

Öncelikle bazı durumları açıklığa kavuşturmalıyız. Osteoporoz tamamiyle tedavi edilemiyor, sadece şiddeti azaltılabiliyor. Eğer bir kez bu hastalığa yakalandıysanız, doktorun size önerdiği tedaviyi her zaman uygulamak zorundasınız. Osteoporoz teşhisi konulduğunda, hayatınızın eskisi gibi olmayacağını kabullenmelisiniz. Küçük değişikliklerle kendi kendinizi cesaretlendirmeniz ve iradenizle yine de yüksek bir hayat kalitesine sahip olabilirsiniz.

Sadece ilaç kullanarak kendinizi sınırlamayın. Bu önereceğimiz basit stratejileri uygulayın, hayattan ve kendinizden zevk almaya bakın!

  • Yüzme: Hareketsiz yaşam tarzı kemiklerinizin yoğunluğunu kaybetmesine sebep olur. Eğer bu hastalığa yakalandıysanız, sakın ümitsizliğe düşmeyin ve hareketsiz kalmayın! Haftada 3 defa yüzmek durumunuzun iyileşmesine yardımcı olacaktır. Sizi kemik erimesi sürecinden uzaklaştıracaktır ve daha iyi durumda olduğunuzu, daha fazla hareket, daha az acı ile siz de fark edeceksiniz.
  • Magnezyum ve D Vitamini: Eczaneden takviye olarak alabilirsiniz ya da doktorunuzla konuşup size reçete yazmasını isteyebilirsiniz. Bu vazgeçilmez elementleri kendiniz de doğal yoldan diyetinize dahil edebilirsiniz. Ispanakta, kabak çekirdeğinde, esmer pirinçte, balıkta, avokadoda, doğal yoğurtta, muzda, kuru incirde ve bitter çikolata gibi daha birçok besinde magnezyum ve D vitaminini bulabilirsiniz.
  • Zemberek Otu ve Karahindiba: Bu ikisi, kadınların muzdarip olmaya daha yatkın olduğu silisyum eksikliği için mükemmeldir. Eğer bunların çaylarını demleyip her gün içersek, kalsiyum sentezleme oranımız artacaktır.
  • Kiraz ve Limon: Bu iki meyve de sağlık için çok faydalıdır. Her zaman kiraz bulamayabilirsiniz ama her gün bir bardak limon suyu içmeyi unutmayın. Neden mi? Çünkü limon kalsiyum ve C vitamini bakımından zengindir. Bu da kemiklerimiz için kalsiyum üretimine yardımcı olacaktır.

Bu önerileri bugün uygulamaya başlamaya ne dersiniz?