Doğum Kontrol Yöntemleri: Hakkındaki Mitleri ve Gerçekleri Öğrenin

· 9 Temmuz, 2018
Gebeliği önleyen yöntemler hakkındaki mit ve gerçekleri bilmek çok önemlidir; sadece gebeliğe karşı değil, aynı zamanda çeşitli hastalıklara karşı da önlem almak için.

Bu yazıda, doğum kontrol yöntemleri hakkında var olan birtakım mitlere ve gerçeklere odaklanacağız. Ele aldığımız konu çok önemlidir; çünkü, bu yöntemleri çevreleyen ve tam olarak doğru olmayan çok sayıda inanç mevcuttur. 

Doğum kontrol yöntemleri hakkında ortalıkta dolaşan bu mitler, birtakım kuşkular doğurur ve zaman zaman hatalar yapılmasına neden olur. Bu yazı aracılığıyla ihtiyacınız olan net bilgiye ulaşabilirsiniz.

Doğum kontrol yöntemleri hakkında var olan mitler

İlk olarak, doğum kontrol yöntemlerini çevreleyen ve birçoğumuzun hakkında bilgi sahibi olduğu mitlere odaklanacağız. Söz konusu efsaneler, toplum içerisinde hakikat olarak kabul edilen, ancak doğru olmayan inançlardır.

1. Doğum kontrol hapları şişmanlatırhap almayı düşünmek

Doğum kontrol yöntemleri hakkına var olan bu ilk mit konusunda çok dikkatli olmanız gerekir. Bu dikkatin sebebi, her hapın farklı olmasıdır. Bazılarının hormon seviyeleri düşüktür, bazılarının ise östrojen oranı yüksektir… Sonuç, her bir kadının ihtiyaçlarına ve kullanılan hapa nasıl tepki göstereceğine bağlıdır.

Doğum kontrol hapı kullanan kadının dolaşım problemleri, kilo sorunları ya da alkol veya sigara içmek gibi zararlı alışkanlıkları olmadığı sürece, hapın hormonal yükü, onlu kullanan bireyi etkilemez. 

Bu nedenle, birey, yukarıda bahsi geçen herhangi bir problemden muzdarip olmadığı sürece, doğum kontrol haplarının kilo üzerinde bu tip bir yan etkisi yoktur.

Bu makaleyi de ziyaret edin: Deri Altı Doğum Kontrol İmplantları Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

2. Prezervatif her şeyden korur

Prezervatif kullandığınız takdirde onun sizi her şeyden koruyacağını düşünmek çok ciddi bir hatadır. Durum aslında hiç de bu şekilde değildir; prezervatif yırtılabilir olduğu için ya da % 90 oranında bir etkinliğe sahip için değil, başka sebeplerden dolayı.

İstenmeyen gebelikten kaçınmanın yanı sıra, prezervatifler, cinsel yolla bulaşan hastalıkları önler. Bu noktada önlem almaktan bahsediyoruz çünkü, bazen tamamen kaçınmak mümkün değildir.

Prezervatif kullansanız bile, cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanabilirsiniz. Hangi durumlarda mı?

  • Prezervatifin tüm penisi tamamen kaplamaması ve ciltle minimum temas halinde bile.
  • Prezervatif sadece vajinal seks için kullanılır ancak anal seks için kullanılmazsa.
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıkların cinsel organlardan ağza iletildiği bazı durumlar vardır; bu nedenle, oral seks sırasında da prezervatif kullanılmalıdır.

3. Rahim içi araç

spiral tutan kadın

Doğum kontrol yöntemleri hakkında var olan bir başka mit ise rahim içi araç olarak da bilinen spiralin işe yaramadığı inancıdır. Hepimizin de bildiği gibi, tüm yöntemler başarısız olabilecekleri küçük bir yüzdeye sahiptir.

Rahim içi araç da başarısız olma ihtimaline sahiptir. Yine de, hapı ya da vajinal halkayı geride bırakan, çok etkili bir yöntem olarak kabul edilir.

Bu nedenle, rahim içi araç, birlikteyken güvenle cinsel ilişkide bulunabileceğiniz, ayrıca çok rahat bir doğum kontrol yöntemidir.

Tabii ki, rahim boynunun dar olması nedeniyle, çocuk sahibi olmayan kadınlar için tavsiye edilmez; aksi halde kullanılan spiral ağrıya neden olabilir.

Doğum kontrol yöntemleri hakkındaki gerçekler

Karşımıza en çok çıkan efsaneler hakkında bilgi sahibi olduktan sonra, doğum kontrol yöntemleri hakkında var olan gerçeklerle yazımıza devam ediyoruz. Bunları, belki de daha önceden duymuş fakat güvenilir bulmamış olabilirsiniz.

1. Ertesi gün hapı kısırlığa neden olur

Ertesi gün hapı, cinsel ilişkiden sonraki 72 saat içerisinde kullanılması gereken pahalı bir haptır. İlişki üzerinden ne kadar çok zaman geçerse, hap etkisini o kadar kaybeder.

Bu hap, sadece, acil durumlarda kullanılması gereken bir doğum kontrol yöntemidir ve düzenli olarak kullanılmamalıdır.

Ertesi gün hapı, bir dizi yan etkiye yol açabilen, yüksek miktarda hormona sahiptir: karın ağrısı, hafif kanama… Bunlar çok doğaldır çünkü hapın işlevi “döllenmiş” yumurtaların vücutta kalmasına engel olmaktır.

Bu hap, düzenli bir şekilde doğum kontrol yöntemi olarak kullanılırsa kısırlığa neden olabilir.

Bu makaleyi de ziyaret ediniz: Yumurtalık ve Pankreas Kanserini Tedavi için Yeni Bir Molekül Geliştirildi

2. Doğum kontrol hapı almayı bırakırsam hamile kalabilirim

her güne bir hap

Bu akılda kalması gereken bir bilgidir; çünkü, hapı bıraktıktan sonra, vücudun, hamile kalmak için bir ya da iki aya ihtiyacı olduğuna inanan insanlar vardır.

Hiçbir şey gerçeklikten uzak değildir; hapı almaya son verdiğiniz anda hamile kalabilirsiniz.

Bu nedenle, eğer yakın gelecekteki planınız hamile kalmak değilse, yine de doğum kontrol hapı kullanımına bir son verdiyseniz, başka bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız çok önemlidir. Bu noktada prezervatif çok iyi bir seçenek olabilir.

3. Yamalar ve enjeksiyonlar da çok etkilidir

Her ne kadar prezervatif ve doğum kontrol hapı en iyi bilinen doğum kontrol yöntemleri olsalar da, istenmeyen gebeliği önlemek açısından eşit derecede etkili olan pek çok başka yöntem vardır. Söz konusu yöntemler, aynı zamanda, adet öncesi sendromu da azaltmaya yardımcı olur.

Ancak, yama ve enjeksiyonlar cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamaz. Bu nedenle kondom gibi tamamlayıcı bir yöntem kullanmak gerekir.

Doğum kontrol yöntemleri hakkında var olan mit ve gerçeklerden hangilerini biliyordunuz? Bu yazıda hangilerini keşfettiniz? Doğum kontrol yöntemleri hakkında duyduğunuz diğer efsane ve gerçekler hakkında yorum yapmanızı öneririz.

Bu yazıda sadece en önemlileri tartıştık, ama sizin de bildiğiniz gibi çok daha fazlası var!