Yumurtalık ve Pankreas Kanserini Tedavi için Yeni Bir Molekül Geliştirildi

· 3 Nisan, 2017
Stanford Üniversitesindeki araştırmacılar tarafından geliştirilen yeni bir molekül, yumurtalık ve pankreas kanseri ile mücadelede en iyi müttefiklerden biri olabilir.

Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesindeki Stanford Medicine College şaşırtıcı bir şey geliştirdi. Yumurtalık ve pankreas kanseri ile mücadelede en iyi müttefiklerden biri olabilecek, ve bunu birkaç ay içinde yapabilecek bir molekül tasarladılar.

Şu anda, molekül hala deney aşamasında ancak laboratuvar farelerinde yapılan testlerin sonuçları çok olumlu. Bu molekül şu an çok umut verici bir seviyede. Sadece kanser gelişimini durdurmakla kalmayıp aynı zamanda gerilemesini de sağlayabilir.

Çalışma Stanford Tıp da dahil olmak üzere çeşitli kaynaklarda yayınlandı. Bilim insanları, bununla birlikte yakın gelecekte bu büyük hastalıklar için bir tedavi bulabileceğimiz konusunda çok umutlular.

Yumurtalık ve pankreas kanserine karşı bir “beyzbol eldiveni”

Molekülü “beyzbol eldiveni” olarak adlandırıyorlar. Bunun sebebi hem kendisini gösterme şekli hem de aynı zamanda çalışma şeklidir. İlk olarak, kanser hücrelerini “yakalamak” için yem kullanmaktadır. Daha sonra, onları bir beyzbol eldiveni gibi, oyundan çıkarıyor.

Bu önemli çalışmanın direktörü Amato Giaccia‘dır. O ve ekibi, yumurtalık ve pankreas kanserlerinin tedavisinde yeni, işe yarar bir odak bulmaya çalışıyor.

Bu iki hastalığın birçok ortak özelliği vardır. Bu nedenle Giaccia, bu onkolojik hastalıkların her ikisinde de kullanılabilecek bir çalışma yapmaya karar vermiştir. İşte ortak noktaları:

  • Genellikle bu hastalıkların her ikisinin de, başlangıç aşamasındayken tespit edilmesi zordur. Ayrıca çok hızlı ilerleme eğilimindedirler.
  • Tümörler yumurtalıklarda veya pankreasta görülür. Bu tümörler keşfedildiğinde, organların etkilenen parçaları cerrahi olarak çıkarılır.
  • Bundan sonra, hasta bir dizi kemoterapi ve radyoterapi tedavisine tabi tutulur.
  • Tedaviler genellikle çok agresiftir. Hasta zayıf kalır. Ne yazık ki, bu tedaviler kanserin tekrar nüksetme riskini ortadan kaldırmaz.

Şimdi bu molekülün fonksiyonlarına, tıpta ve kanser tedavilerinde nasıl bir değişiklik yaratabileceğine bir göz atalım.

Kanser hücrelerini oyundan çıkaran molekül

Belirttiğimiz gibi hem yumurtalık kanseri hem de pankreas kanseri çok hızlı bir şekilde gelişir. Bir hastaya teşhis konduğunda, diğer organlar zaten kanserden etkilenmiş olabilir.

  • Metastatik bir kanser, araştırmacılar için büyük bir mücadeledir. Ayrıca aileler ve hastalar için de endişe kaynağıdır.
  • Şimdiye kadar yapılan çoğu tıp araştırması, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek için, kanser gelişimini yavaşlatmanın yollarını bulmaya odaklandı.
  • Fakat, doktor Amato Giaccia ve ekibi, sadece tümör büyümesini durdurmakla kalmayıp aynı zamanda gerilemeyi sağlayan bir molekül geliştirdi.

Molekül yem gibi davranmaktadır. Altıncı genin bir proteini ile birleşir ve sonra hem tümör büyümesini durdurur hem de tümörleri yok eder.

  • Bunu, tümör hücrelerinin hayatta kalması ve büyümesinde vazgeçilmez bir element olan tirozin kinaz reseptörlerinin fonksiyonunu durdurarak yapar.
  • “Beyzbol eldiveni” olarak da adlandırılan bu molekül, hastayı tamamen aşılayabilir. Özellikle bu tedavi, daha etkili bir tedavi için kemoterapi ile kombine ediliyorsa doğrudur.

Bunu yaparak, molekül tümörleri yok eder ve hastalığın gerilemesini sağlar.

Gelecek için beklentiler

Çalışma hala deneysel bir aşamadadır. Şimdiye kadar, sonuçlar sadece hayvanlardan elde edilmiştir.

Hala uzun zamandır beklenen klinik araştırmalara geçmeyi beklemekteyiz. Sonuçta, hastalıkları için bir tedavi bekleyen bir sürü yumurtalık ve pankreas kanseri hastası var.

Şu anda, bu molekül MYD1-72 olarak adlandırılmıştır. Bilim insanları, bunun şu faydaları sağlayabileceğini umuyor:

  • Daha az agresif, tamamlayıcı bir terapi olarak sunulabilir. Hastaların böbrekleri ve bağışıklık sistemleri, bu molekül ile tedaviden etkilenmeyecektir.
  • MYD1-72, hayvanlarda ileri aşamada olmayan hastalıklar için % 95’e ulaşmıştır.
  • Gelişmiş, metastatik kanser vakalarında başarı oranı % 51’dir. Bununla birlikte, daha ağır vakalarda, doktorlar kanserin işlevini azaltmak için yine de kemoterapi ile kombinasyonu tercih edecektir.

Klinik denemeler yakın gelecekte başlayacaktır.

Umudumuz bu sonuçların çok olumlu olmasıdır. Bu çalışmadan sorumlu bilim insanları, diğer türdeki kanserleri de tedavi etmek için yeni moleküllerin veya “beyzbol eldivenlerinin” geliştirilmesini öngörmektedirler.

Bu arada, biz de yeni gelişmeler için tetikte kalacağız.