Kanser Kalıtsal Mıdır? Bilmeniz Gereken Her Şey

5 Ocak, 2019
Birçok kişi “kanser kalıtsal mıdır?” sorusunu sorsa da, buna neden olabilecek çok daha fazla dış etken olduğuna hiç şüphe yoktur.

Bu, toplumun büyük çoğunluğunun bir noktada sorduğu bir sorudur: kanser kalıtsal mıdır? Örneğin, annem meme kanserinden muzdarip olduysa, ben de bunu yaşayacak mıyım?

Öncelikle, kanserin kesinlikle bir genetik bileşeni olduğunu açıklığa kavuşturmalıyız. Ancak genetik olması, “kalıtsal” olduğu anlamına gelmez.

Günümüzde bu hastalık o kadar yaygındır ki çoğumuzun hasta olan ya da hasta olmuş olan bir akrabası neredeyse kesin vardır. Ya da belki de hayatınızdaki birisi bu en zorlu sınava girmiştir ve ne yazık ki bunu aşamamıştır.

Ancak bazı uzmanların dediği gibi, bazı ailelerde daha yaygın görülen bazı kanser türleri vardır.

Birçok nesilde obezite görülmesi ya da tütün ürünlerinin kullanılması, potansiyel riskinizi belirleyebilecek faktörlerdendir.

Öte yandan, aynı zamanda, soy ağacınızda kalıtsal olması muhtemel farklı kanser türleri olduğunu da biliyoruz.

Yine de, yukarıda belirttiğimiz fikri bir kez daha vurgulamalıyız: genetik bir bileşeni olan bir hastalıkla uğraşıyoruz, ancak mutlaka kalıtsal olmasına da gerek yok.

Bu yazıda size ihtiyacınız olan tüm bilgileri vereceğiz.

Kanser Kalıtsal mıdır?

Salamanca Üniversitesi (İspanya) Kanser Araştırma Merkezi, 2010’da “Genetik Danışmanlık: Kalıtsal Kanseri Önleme Rehberi” başlıklı bir rapor yayınladı.¹

Rapor, genetik analizin bir kişinin, o kişiyi kanser gelişimine daha “yatkın” hale getirebilecek DNA dizisi taşıyıcısı olduğunu belirleyip belirleyemeyeceğini fark etmeyi amaçlamıştı.

Ayrıca bakınız: Rahim Tümörleri: Bilmeniz Gereken 5 Şey

Genellikle, belirli onkolojik hastalıkları ailenizden devralma olasılığı %5 ila %10 arasındadır. Bu kanserler çoğunlukla, bilinen bir çevresel faktöre sahip değildir.

Kanser, bazı faktörlerin karmaşık bir kombinasyonu nedeniyle oluşur

Kanser genetik bir hastalıktır. İç ya da dış faktörlerden kaynaklansın ya da kaynaklanmasın, kanser belirli genlerden başlar ve bu genler hücre çoğalana kadar değişir ve mutasyona uğrar.

  • Bu genetik değişiklikler yaşam tarzınızla ilişkili olan şeylerle daha da kötüleşebilir. Her gün yaşadığınız çevre de bir tetikleyici olabilir.
  • Aynı zamanda, en yaygın olanı, kanserin her şeyin ince bir bileşimi olarak oluşmasıdır. Fakat yalnızca kalıtsal faktörlerden dolayı bir tümörün gelişme ihtimali çok düşüktür.
  • Tütün kullanımı, çevre kirliliği ve kötü beslenme alışkanlıkları daha büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

Kansere kalıtsal olarak yatkın olduğunuzu ne zaman belirleyebilirsiniz?

Kanserin başlangıcı genellikle çeşitli faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığı için birçok yönünü dikkate almak önemlidir.

Bunlar:

  • Aynı tür kanser aile üyelerinden birkaçında birden görüldüğünde.
  • Bu kanser farklı kuşakları etkilediğinde: büyükbaba-büyükanne, çocuk, torunlar.
  • Tanı genç yaştaki bazı aile bireylerinde (60 yaşından önce) ortaya çıktığında.

Kalıtsal bir bileşeni olan kanserler

Kalıtsal bir bileşeni olan belirli kanser türleri vardır. Risk faktörü %5 ila %10 eşiğinde kalır.

Bu çok yüksek değildir, ancak daha dikkatli olmanız ve uygun değerlendirmeleri alabilmeniz için doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir.

  • Meme kanseri
  • Yumurtalık kanseri
  • Polikistik olmayan kolon kanseri
  • Melanoma (bu, cilt kanserinin en tehlikeli türüdür.)

Bu kanser türlerini geliştirip geliştirmeyeceğinizi belirleyebilen bir test var mı?

Riskiniz hakkında gerçekten bazı bilgiler verebilecek birkaç test vardır. Bununla birlikte, öncelikle bazı kilit konuları açıklığa kavuşturmalıyız:

  • Bu genetik testler kalıtsal bir kanser türü geliştirip geliştirmeyeceğinizi söylememektedir -bunun sadece ne kadar olası olduğunu söylerler.
  • Yapmanız gereken ilk şey doktorunuzla konuşmaktır. Daha sonra sizi kanser genetik danışmanlığı ünitesi olarak bilinen birime aktarırlar.
  • İşlevi, kanserin kalıtsal formlarını incelemek ve size akıl vermektir. Bu, sadece bir laboratuvar testinin sonucunu almaktan çok daha fazlasıdır.
  • Size tavsiyede bulunmak için de oradadır: burada kişisel ve ailesel riskinizi değerlendirirsiniz. Ayrıca hangi gözetim stratejilerini uygulamanız gerektiğini ve riskinizi nasıl azaltacağınızı da öğrenirsiniz.

Keşfedin: Kanseri Engellemenin 9 Yolu

Kalıtsal faktörlerden ötürü kanserin gelişme riskinin çok düşük olduğunu tekrar vurgulamalıyız.

Ancak bu, toplum arasında çok yaygın bir korku olduğundan, bu genetik danışma birimleri, yararlı ve etkili olacak bir şekilde oluşturulmuştur.

Eğer ailesel bir ilişki varsa, kanseri nasıl önleyebilirsiniz?

Daha önce söylediğimiz gibi, en önemli şey mantıklı tıbbi tavsiyeler almaktır. Örneğin, ailenizde birkaç kadın meme kanseri geçirmişse, düzenli göğüs muayeneleri yaptırmanız ve mamogramlarınızın olması en önemlisidir.

Aynı zamanda, genetik bileşenin kendisinin, genellikle hastalığın gelişmesine neden olan şey olmadığını unutmayın. Kanser genellikle riskinizi ve hassasiyetinizi artıran diğer faktörler yüzünden ortaya çıkar.

  • Tütün kullanımından kaçınmak önemlidir.
  • Obezite ya da aşırı kilolu olmak da başka bir risk faktörüdür.
  • Yağ ve şeker açısından zengin bir diyet, önlemeniz gereken bir başka tehlikedir.
  • Hareketsiz bir yaşam tarzından kaçının.
  • Sağlıksız bir çevrede yaşamak, çevreyi kirletici maddeler ya da atıklar ile çalışmak da bir başka risktir.

Ne olursa olsun, gündelik hayatınızda hangi stratejileri izlemeniz gerektiğini söylemek için uygun uzmanlar daima vardır.

  1. Centro De Investigación Del Cáncer – Comprehensive Cancer Center Research, www.cicancer.org/es/unidad-de-consejo-genetico-cncer-hereditario.
  2. Burrell, R. A., McGranahan, N., Bartek, J., & Swanton, C. (2013). The causes and consequences of genetic heterogeneity in cancer evolution. Nature. https://doi.org/10.1038/nature12625
  3. Hoeijmakers, J. H. J. (2001). for Preventing Cancer. DNA Repair. https://doi.org/10.1038/35077232
  4. Mavaddat, N., Antoniou, A. C., Easton, D. F., & Garcia-Closas, M. (2010). Genetic susceptibility to breast cancer. Molecular Oncology. https://doi.org/10.1016/j.molonc.2010.04.011