Osteoporoz Hakkında Bilmeniz Gereken 6 Gerçek

· 9 Mart, 2019
Osteoporoz ile ilgili problemlerden biri, ileri evrelere ulaşana kadar belirgin semptomlar göstermemesidir.

Kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz; kemik dekalsifikasyonu, D vitamini eksikliği veya genetik faktörlerin neden olabileceği kemik sistemine ait bir hastalıktır. Kemik parçalarının iç mikroyapılarına aşındığı, yoğunluğun ve destek kapasitesinin azaldığı zaman ortaya çıkar. Osteoporoz hakkında daha fazla bilgi edinebilmek için bu yazımızı okuyun.

Osteoporoz meydana geldiğinde, kırık riski artar ve inflamatuar reaksiyonlar ve şiddetli ağrılar oluşur. Osteoporoz yaşlılarda sık görülen bir durum olmasına rağmen, bazı insanlar kemiklerin bozulmasına neden olan yaralanmalara veya olumsuz alışkanlıklara bağlı olarak zamanından önce bu hastalıktan muzdarip olabilir.

En rahatsız edici gerçek ise, pek çok insanın hala bu hastalığın ne kadar ciddi olabileceğini bilmiyor oluşudur. Bu hastalığın belirgin semptomları olmadığı için insanlar durumun farkına varmakta zorlanıyorlar. Bu nedenle osteoporozun nasıl geliştiğini bilmek şarttır. Risk faktörlerinden herhangi birine sahipseniz, doktorunuza danışmalısınız.

Osteoporoz Hakkında Bilmeniz Gereken 6 Gerçek

Osteoporoz hakkında bilmeniz gereken 6 durumu sıraladık:

1. Risk faktörleri

eklemler

Genellikle düşük kalsiyum ve düşük D vitamini emilimi, özellikle de yaşlılık nedeniyle kemikler güçsüzleşir.

  • Bu besin maddelerinin eksikliği kemik yoğunluğunu azaltır ve yaralanmalara veya hastalıklara karşı kırılmaya ve geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir.
  • Bu durum, genetik faktörler nedeniyle ortaya çıkabilir ancak yetişkinlikte görülen hormonal değişikliklerle de ilişkisi vardır.
  • Aşırı tütün ve alkol tüketimi de osteoporoz gelişimini etkiler.
  • Menopoz sırasında ve sonrasında östrojen düzeylerindeki azalma osteoporoza neden olan başka bir faktördür.
  • Anoreksiya veya bulimiadan muzdaripseniz, bu hastalığın meydana gelme riski sizde daha fazladır.

Ayrıca okuyun: Osteoporozla Mücadele Etmenin Yolları

2. Semptomlar

Ne yazık ki, bu hastalık “sessiz bir düşman” olarak bilinir ve daha ciddi bir sorun haline gelene kadar bariz belirtilerle kendini göstermez.

  • Çoğu zaman bir kişinin bu hastalığa sahip olduğunu öğrenmesi, vücudunda bir kırık meydana geldiğinde olur.
  • Bu yaralanma önemli bir travma veya yaralanma olmaksızın gerçekleşebilir.
  • Bir insanın boyu 5-7 cm veya daha fazla kısaldığında, osteoporozun varlığından şüphelenmek mümkündür.
  • Bazı insanlar kambur duruş ile karakterize edilen bir durum olan “buffalo hörgücü” isimli durumdan muzdarip olurlar.

3. Hastalığın tanısı

doktor ile hasta görüşmesi

Hastalığı tespit etmek için, kemik mineral yoğunluğunu ölçen BMD denilen tıbbi bir ölçüm yapılmalıdır.

  • Bu, yapılması çok zaman almayan ve ağrıya neden olmayan düşük radyasyonlu bir x ışınıdır.
  • Omurganın ve kalçanın dikkatle incelenmesi bir kırık olduğunu gösterebilir.
  • Röntgen aracılığıyla diğer kemiklerin incelenmesi bu durumun varlığını tam olarak ortaya çıkarmayabilir.

4. Hastalığın önlenmesi

Bu hastalığın gelişmesine yol açabilecek pek çok faktör olsa da, hastalığın riskini en aza indirebilmek için sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesi oldukça önemlidir.

  • Bu nedenle, bu vitaminleri içeren gıdaları diyetinize ekleyerek kalsiyum ve D vitamini bakımından zengin olan besinler tüketmek önemlidir.
  • Ulusal Osteoporoz Derneği (NOF), yetişkinler için günde 1000 mg kalsiyum alımını, 50 yaşın üzerindeki kadınlarda ve 70 yaşın üzerindeki erkeklerde ise 1200 mg kalsiyum alımını önermektedir.
  • Kalsiyum emilimini engelleyen sodyum ve doymuş yağ tüketiminizi sınırlandırmalısınız.
  • Kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olduğu için magnezyum emilimini arttırmak önemlidir.
  • Günlük egzersiz çok faydalıdır çünkü kemikleri güçlendirmeye ve koordinasyonu ve dengeyi geliştirmeye yardımcı olur.

Bu yazımızı da okuyun: Osteoartrit Nedir? Bilmeniz Gereken Her Şey

5. Sorunu çözmek için ilaç kullanımı

hap içen kadın

Şu anda, kemik yoğunluğu kaybı ile savaşmak için kullanılan ilaçlar vardır ve bu ilaçlar kırık gibi ciddi sorunlardan kaçınmaya yardımcı olur.

  • Bunlar arasında kemik dokusunu emen osteoklastlar olarak bilinen ve hücreleri etkisiz hale getirerek kemik hasarını önleyen bifosfonatlar vardır.
  • Özellikle gıda emilimi zor olduğunda kalsiyum ve D vitamini takviyeleri de tavsiye edilir.
  • Östrojen tedavileri de menopoz dönemindeki kadınlarda hastalığı önlemeye yardımcı olur.

6. Tedavinin yan etkileri

Bu hastalığı tedavi etmek için kullanılan ilaçlar etkili olabilse de, çoğu durumda bunların sürekli kullanımının yan etkilere neden olabileceğini bilmek önemlidir.

Yan etkileri arasında:

  • Eklem ve kas ağrısı
  • Yemek borusunda hasar
  • Mide yanması
  • Aritmiler ve kalp çarpıntısı

Öte yandan, osteoporozu etkili bir şekilde tedavi etmelerine rağmen, yukarıda belirtilen ilaçların etkisini göstermesi için “bir zaman sınırı” olduğunu belirtmeliyiz. Bu, yaklaşık 3 yıl sonra bu ilaçların ne kadar etkili olduğuna ve hangi yan etkilere neden olduğuna bakmanın gerekli olduğu anlamında gelir.

Bazı durumlarda, sürekli kullanımın tehlikeli olduğu için ilacın tüketimine bir süre ara vermek gerekir.

Osteoporoz ile baş etmenin en iyi yolu, hastalığı önlemek ve hastalık hakkında yeterli bilgiye sahip olmaktır. Bu nedenle, herhangi bir risk faktörünüz varsa, periyodik olarak bir kemik yoğunluk ölçümü yaptırın.

  1. Compston, J. E., McClung, M. R., & Leslie, W. D. (2019). Osteoporosis. The Lancet. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(18)32112-3
  2. Jeon, Y. K., Kim, B. H., & Kim, I. J. (2016). The diagnosis of osteoporosis. Journal of the Korean Medical Association. https://doi.org/10.5124/jkma.2016.59.11.842
  3. NIH Consensus Development Panel on Osteoporosis Prevention, Diagnosis, and Therapy. (2003). Osteoporosis Prevention, Diagnosis, and Therapy. JAMA: The Journal of the American Medical Association. https://doi.org/10.1001/jama.285.6.785