Yaşlılıkta Ses: Sesinizi Nasıl Koruyabilirsiniz?

Yaş ilerledikçe sesin değişimini en çok etkileyen faktör hormonlardır. Bu konu hakkında daha fazlasını öğrenmek ve sesinizi koruyabilmek için bu yazıyı okumaya devam edin.
Yaşlılıkta Ses: Sesinizi Nasıl Koruyabilirsiniz?

Tarafından yazılmıştır Equipo Editorial

Son Güncelleme: 03 Ocak, 2023

Yaşlılıkta ses değişir ve birçok insan bu durumdan şikayetçidir. Yaşlandıkça değişen diğer şeyler gibi sesinizin de eskisi gibi olmadığını fark etmişsinizdir. Sesteki bu değişime tıpta Presbyphony adı verilir. Bu duruma neden olan şey, yaşlanma sürecinde ses tellerindeki değişikliklerdir. Ses borusu veya gırtlak, kişinin biyolojik ve fiziksel durumuna göre daha fazla veya daha az titreşim üretir. Zamanla ses telleri esnekliğini kaybeder ve bu bölgedeki kolajen lifler azalır.

Ses ayak izi

Herkesin kendine has bir ses tonu vardır ve bu sayede insanları birbirinden ayırabiliriz. Bu nedenle sesimiz aslında kimliğimizin bir parçasıdır ve ona gereken özeni göstermemiz gerekir.

Vokal/ses ayak izi dediğimiz şey, her insanda farklı olan laringeal sistemin şekli ile belirlenir. Bu nedenle, yaşlılıkta bile herkesin ses rezonansı farklıdır.

Hormonlar ses değişikliği sürecine dahil olan faktörlerdendir. Erkeklerde testosteron ve kadınlarda östrojen hormonu sesin değişmesine etki eder. Yaşlılıkta erkeklerdeki testesteron seviyesi azalır ve ses tekrar keskinleşir. Kadınların sesi ise yaşlandıkça östrojen seviyesindeki azalma nedeniyle daha da derinleşir.

Yaşlılıkta ses: Sesinizde fark edebileceğiniz 5 değişiklik

Yaşlandıkça sesinizin tonu ve karakteri değişir. Birçok insan yaşlansa dahi sesinin gençliğini koruyabilse de aşağıdaki değişiklikleri gözlemleyebilir:

  • Ses tizleşir veya incelir. Ses daha az çınlar ve yankı yapar. Larynxte bulunan ses telleri incelir ve esnekliği azalır. Buna neden olan şey yaşlanmayla beraber kas kaybının ortaya çıkmasıdır; ses telleri kaslardan oluştuğu için eskisi gibi titreşim sağlayamaz.
  • Sesiniz sertleşebilir. Sesin temiz ve net bir şekilde çıkması için titreşim gerekir. Bu yüzden ses tellerinin birbirine yaklaşıp ses çıkarmasına müdahale eden ve gırtlak için zararlı olan her şey sert ve boğuk bir sese neden olur.
  • Sesiniz güçsüzleşebilir. Yaşlanma, sesin iz düşümünü ve seviyesini de etkiler. Bunun yanında, solunum sisteminde gerçekleşen değişiklikler ses tonunun düşmesine neden olabilir.  
  • Ses tonunda değişiklikler olabilir. Ses tonundaki değişim, ses tellerindeki kasların bozulmasıyla ve hormonal değişikliklerle bağlantılı olabilir.
  • Yaşlandıkça ses de yaşlanır ve yorulur. Sesiniz güne güçlü başlıyor ancak gün ilerledikçe kaybolursa, bu duruma neden olan şey ‘ses yorgunluğu’ olabilir. Herhangi bir yorgunluk gibi, ses yorgunluğu da sesinizi ne kadar kullandığınızla ilgilidir.

Bu yazı ilginizi çekebilir: Yüksek Ses ve Sağlığa Olan Etkileri

Yaşlandığınız zaman sesinizi korumanıza yardımcı olacak 10 tavsiye

Bu konuda yapabileceğiniz en önemli şey önlem almaktır. Sesinize daha iyi bakmanızı sağlayacak bazı ipuçlarını dikkate almak isteyebilirsiniz. Ses tellerinize zarar veren hastalıklardan da kaçınmanız gerekiyor. Sesinizi korumanıza yardımcı olacak bazı tavsiyeler şunlardır:

  • Sesinizi zorlamayın ve çığlık atmayın.
  • Sesli mekanlardan uzak durmaya çalışın ve bu tür ortamlarda sesinizi duyurmak için yüksek sesle konuşmaya çalışmayın.
  • Sigara içmeyin veya sigara içilen dumanlı ortamlara maruz kalmayın, sigara dumanı ses tellerini tahriş eder.
  • Boğazınızı temizlemeye çalışmayın.
  • Eğer üşüttüyseniz, alerjiniz varsa veya sık sık öksürüyorsanız, uygun bir tedaviye ulaşmak için en kısa zamanda bir doktora gidin.
  • Sesiniz sık sık kısılıyorsa ve bu sorun 10 günden daha uzun sürüyorsa mutlaka bir uzmana danışın.
  • Vücudunuzu susuz bırakmayın. Günde en az 6-8 bardak su içmeniz gerekiyor. Bu şekilde ses tellerinizi kaplayan mukoza tabakası kurumamış olacak.
  • Mutlaka dinlenin. Vücut yorgunluğu sese yansır, özellikle işiniz için sesiniz gerekiyorsa dinlenmeyi ihmal etmeyin.
  • Mümkünse, günde 4 saatten daha uzun süre konuşmamaya çalışın. Eğer şarkı söylüyorsanız 2 saatten daha uzun süre şarkı söylememeye dikkat edin. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu şekilde yorarak ses tellerinize zarar verebilirsiniz.
  • Alkol ve kafein tüketiminizi sınırlandırın. Bu içecekler ses tellerinizin kurumasına neden olur. Tüm bunlara ek olarak, içinde sesinize zarar verecek baharatların veya süt ürünlerinin olmadığı dengeli bir beslenme şeklini benimseyin.

Son olarak

Yaşlanmayla beraber seste meydana gelen değişikler henüz yeteri kadar araştırılmış bir konu değil. Bu nedenle de tamamen etkili bir ses koruma yönteminden bahsedemiyoruz. Ancak bu yazıda bahsettiğimiz tavsiyeleri uygulamanız, zamanla seste meydana gelen değişikliklerin olumsuz etkilerini azaltmanıza yardımcı olabilir.


Tüm alıntı yapılan kaynaklar, kalitelerini, güvenilirliklerini, güncelliklerini ve geçerliliklerini sağlamak için ekibimiz tarafından derinlemesine incelendi. Bu makalenin bibliyografisi güvenilir ve akademik veya bilimsel doğruluğa sahip olarak kabul edildi.


  • Cobeta, I., Núñez, F., Fernández, S., Núñez, F., Cobeta, I., & Fernández, S. (2013). Patología de la voz. Marge Medica Books.

  • Martínez-Sánchez, F. (2010). Trastornos del habla y la voz en la enfermedad de Parkinson. Revista de Neurologia.

  • Sataloff, R. (1993). La voz humana. Investigación y Ciencia.


Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.