Ameliyat Sonrası Kanamanın Riskleri

22 Mayıs, 2020
Cerrahi müdahaleler artan venöz ve arteriyel tromboembolizm riski ile ilişkilidir. Ayrıca antitrombotiklerin geçici olarak kesilmesinin daha yüksek tromboz ve emboli riski taşıdığı da bilinmektedir. Ameliyat sonrası kanama riskleri hakkında her şeyi öğrenmek için okumaya devam edin.

Yaralanma veya travma, kendini kan pıhtılaşması şeklinde de gösterebilen ameliyat sonrası kanamaya neden olabilir. Farklı kan damarları dokulara oksijen ve besin taşır. Kan damarları hasar gördüğünde, içlerinde veya dışlarında kanama olabilir.

Hemostaz, hasarlı kan damarlarında kanamanın durmasını sağlayan süreçtir. Bir pıhtı oluşturmak için gerekli faktörler şunları içerir:

  • Trombositler. Trombositler, kemik iliğinin ürettiği çok küçük hücrelerdir. Normal trombosit sayısı 150.000 ile 400.000 arasındadır.
  • Pıhtılaşma faktörleri. Bu faktörler kanda bulunur ve esas olarak karaciğerde üretilir.

Cerrahi operasyonlar, venöz ve arteriyel tromboembolizm riskini artırır. Uzmanlar ayrıca antitrombotiklerin geçici olarak kesilmesinin daha yüksek tromboz ve emboli riski yarattığını biliyorlar.

Oral antikoagülanların neden olduğu ameliyat öncesi kanama riski genellikle düşüktür. Bununla birlikte, cerrahi prosedüre bağlı olarak ameliyat sırasında ve sonrasında yüksektir.

Ameliyat sonrası kanama için risk faktörleri

trombosit temsili resmi

Bu hastalar için bir cerrahi prosedür risk değerlendirmesi gereklidir. Bu nedenle, doktorun seçtiği antitrombotik tedavi tipi hastanın durumuna bağlı olacaktır.

Bu nedenle, doktorlar cerrahi prosedürün hem trombotik hem de hemorajik riskini değerlendirmelidir. Cerrahi prosedürün trombotik riski, doktorlar antikoagülan/antiplatelet tedaviyi kesintiye uğrattığında artan tromboz riski nedeniyle önemlidir.

Bu durumlarda, doktor antikoagülan tedaviye devam etmeyi veya kesmeyi tercih edebilir. Eğer kesmeyi seçerse, heparin reçete etmeli ve daha sonra oral antikoagülanlarla tedaviye yeniden başlamalıdır. Bu, her şeyden önce, sadece ameliyat sonrası hareketsizliğe değil, aynı zamanda cerrahi operasyonun kendisinin protrombotik etkisine de bağlıdır.

Bu makalemiz de ilginizi çekebilir: Doğum Sonrası Kanama Tedavisi

Ameliyat sonrası kanama

Majör kanama, en az iki ünite kan nakli gerektiren şiddetli kanamadır. İntrakraniyal, intratorasik veya peritoneal kanama da olabilir.

Bir kanama komplikasyonu ile karşı karşıya kaldığında, doktorun seçeceği tedavi kanamanın derecesine ve yerine bağlı olacaktır. Ayrıca, antikoagülasyon seviyeleri önemli bir rol oynar. Ölümcül veya hayatı tehdit eden kanama da majör kabul edilir.

Yüksek kanama riski olan durumlarda antikoagülasyonun başlangıcı değişiklik göstereceği için; kanama olasılığı, ameliyat sonrası antitrombotik tedavinin yeniden başlamasını da şart koşacaktır. Antikoagülasyonun baskılanması bir günden fazla devam ederse, tıp uzmanının heparin kullanmayı düşünmesi gerekebilir.

Bu makalemizi de okumak isteyebilirsiniz: Trombosit Sayınızı Artırmanın 4 Doğal Yolu

Ameliyat sonrası antikoagülan tedavinin yeniden başlaması

elindeki ilaçları kameraya uzatan doktor

Antikoagülan tedaviye ameliyattan sonra iki ila üç gün devam edilmelidir. Bununla birlikte, her zaman doktorunuza danışmalısınız.

Ameliyattan sonraki iki ila üç gün, düşük dozlarla, yani profilakside kullanılanlarla başlamalısınız. Terapötik dozlara, eğer sürekli ameliyat sonrası kanama sorununuz yoksa, 48-72 saat sonra başlamanız gerekir.

Hem warfarin hem de akenocoumarol ile tedavi edilen hastaların çoğu, cerrahi müdahale gecesinde kanama komplikasyonlarından muzdarip olmadıkları sürece antikoagülan tedaviye devam edebilir.

Bununla birlikte, terapötik etki antikoagülan tedaviye başladıktan sonraki dört ila beşinci güne kadar başlamaz. Antikoagülasyon sürecindeki hastanın tedavisinin ana hedeflerinden biri, antitrombotik durumlarını mümkün olan en kısa sürede gidermektir. Tıp uzmanları ameliyat sonrası hemostaz ve prosedürle ilişkili kanama riskini dikkate almalıdır.

Genel olarak, ameliyat sonrası kanamaların çoğu ameliyattan sonraki 24 saat içinde düzelir. Bununla birlikte, bu her zaman geçerli olmayabilir, bu nedenle hemostaz normale dönene kadar antikoagülasyon başlatılmamalıdır.

  • Vivancos, J., Gilo, F., Frutos, R., Maestre, J., García-Pastor, A., Quintana, F., & Ximénez-Carrillo. (2016). Guía de actuación clínica en la hemorragia subaracnoidea. Sistemática diagnóstica y tratamiento. Neurologia. https://doi.org/10.1016/j.nrl.2014.10.002
  • Tortora, G. J., & Derrickson, B. (2006). Hemostasia. In Principios de Anatomía y Fisiología.
  • García, M. C. L., & Ramos, J. A. (2018). Hemorragia posparto. In Ejercer la medicina. https://doi.org/10.2307/j.ctt21kk0w3.24