Trombosit Sayınız Düşük Olduğunda Yapmanız Gerekenler

· 11 Haziran, 2018
Trombositler kanın pıhtılaşmasından sorumludur. Trombosit sayınızın az olmasının birçok farklı sebebi olabilir. Bu yazıda, bu durumla karşılaştığınızda neler yapmanız gerektiğini söyleyeceğiz.

Düşük trombosit sayısı sizi endişelendirebilir ve vücudunuzda bir şeylerin yanlış olduğunu düşünmenize sebep olabilir.

Ancak hemen telaşlanmayın. Vücudumuz trombosit seviyesinin düşük olduğu durumları kendiliğinden fark eder ve hızlı bir şekilde bununla mücadele etmeye çalışır.

Bu yazıda, trombosit sayınız düşük olduğunda neler yapmanız gerektiğini açıklayacağız.

Trombosit nedir?

Trombositler, kanda bulunan ve kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynayan hücrelerdir. Bu sebeple, trombosit sayınızın normalden düşük veya yüksek olmasının sebebini bilmek önemlidir. Normal trombosit sayısı milimetre küp başına 150.000 ile 450.000 arasındadır.

Dang, Chikunguya veya AIDS gibi bazı viral hastalıklar trombosit sayınızı değiştirebilir. Ayrıca siroz, B12 vitamini eksikliği ya da bazı ilaçların kullanımı da trombosit sayınızı etkileyebilir.

Düşük trombosit sayısının belirtileri

Trombosit sayınızda bir değişiklik olup olmadığını ancak bir doktor söyleyebilir. Yine de, vücudunuz size doktora gitmeden önce de bazı ipuçları verebilir.

Alışılmadık yorgunluk

başı ağrıyan kadın

Belirli herhangi bir sebep olmadan çok yorgun hissetmek düşük trombosit sayısının ilk belirtilerindendir.

Daha da kötüsü, devamlı olarak tüm gün yorgun hissedebilirsiniz ve bu iştahınızı da etkileyebilir.

Kızarıklık ve morarmalar

Trombosit sayınızın düşük olabileceğinin bir başka belirtisi de cildinizde gözlemlediğiniz kızarıklıklardır. Kızarıklıklar genellikle sırt, gövde ve kollarda görülür.

Bu kızarıklıkları yuvarlak şekilleri ve kırmızımsı mor rengi sayesinde kolayca ayırt edebilirsiniz.

Kanınızdaki trombosit sayısı normal aralığın dışında olduğunda, ufak bir darbe aldığınızda bile cildiniz kolayca morarabilir.

Kas Ağrısı

bacağını tutan adam

Trombosit sayısının düşük olduğunun bir başka göstergesi de keskin kas ağrıları ve hareket zorluğudur.

Kas ağrıları genellikle yorgunluk ve genel anlamda güçsüzlükle beraber gelir.

Trombosit sayınız düşük olduğunda ne yapmalısınız?

Yukarıdaki belirtileri gösteriyorsanız, gerekli testleri yapabilecek bir uzmana gitmeniz gerekir. Trombosit sayınızın düşük olduğu belirlendikten ve doktorunuzdan yapmanız gerekenleri öğrendikten sonra, yapabileceğiniz en iyi şey, sağlıklı bir diyeti hayatınıza entegre etmektir.

Ispanak, mercimek, ciğer, midye, yabanmersini, böğürtlen, fasulye filizi gibi demir açısından zengin besinler tüketin.

Bunların yanında, kırmızı biber, greyfurt, portakal, çilek ve hindistan cevizi suyu gibi A, B, C, D ve K vitaminleri açısından zengin olan besinleri de diyetinize ekleyebilirsiniz.

Trombosit sayınızı düzene sokmak için tarifler

Yazının bu bölümünde, trombosit sayınızın dengelenmesine yardımcı olacan besinlerin emilimini kolaylaştırabilecek bazı tariflere göz atacağız.

Demir açısından zengin Smoothie

guava ve ortadan kesilmişi

Malzemeler

  • 5 olgun guava (450 g)
  • 1 kırmızı biber (200)
  • 1 bardak maden suyu ya da kaynatılmış su (250 ml)

Hazırlanışı

  • Guavaları ve biberleri yıkayın.
  • Guavaları soymadan, orta büyüklükte doğrayın.
  • Biberi doğrayın ve çekirdeklerini ayırın.
  • Doğradığınız malzemelerin hepsini miksere koyun ve üzerine suyu ekleyin. İyice sıvı hale getirene kadar karıştırın.
  • Bardağa koyun ve için.

Bu içeceği sabah, akşam ve gece birer bardak için.

Besin değeri yüksek salata

Malzemeler

  • 1 havuç (300 g)
  • 1 kırmızı pancar (300 g)
  • 8 brokoli sapı (400 g)
  • 1 kırmızı biber (200 g)
  • 2 demet ıspanak (120 g)
  • 2 demet tere (120 g)
  • 1 diş ezilmiş sarımsak (5 g)
  • 1 çorba kaşığı fındık, ezilmiş ya da tam olarak (100 g)
  • Limon suyu (50 ml)
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı (30 ml)
  • Bir tutam tuz (10 g)

Hazırlanışı

  • Bütün sebzeleri iyice yıkayın.
  • Kırmızı pancar ile havucu soyun ve orta büyüklükte doğrayın.
  • Kestiğiniz parçaları ve brokoliyi kaynar suyun içine atın ve beş dakika boyunca kaynatın (bu, sebzelerin vitamin ve proteinlerini korumalarını sağlayacak).
  • Ardından, kaynar suyu süzün ve sebzeleri soğuk suya koyun.
  • Pancarı ve havucu daha küçük parçalar haline gelecek şekilde kesin ve bir kaseye koyun.
  • Biberi şeritler halinde kesin ve havuç ile pancarın üzerine ekleyin.
  • Ispanağı ve tereyi gelişigüzel doğrayın ve kaseye ekleyin.
  • Ardından, diğer malzemeleri de kaseye ekleyin: limon suyu, ezilmiş sarımsak, zeytin yağı, fındık ve bir tutam tuz.
  • Malzemeleri iyice karıştırın ve servis edin.

Hastalık durumunda, doktorlar size gerekli tedaviyi uygulayacaktır ve böyle bir durumda, kendi kendinize ilaç almamanız oldukça önemlidir. Ancak, evde uygulayabileceğiniz çarelerle doktorun verdiği tedaviyi destekleyebilirsiniz.

Demir, vitamin ve diğer besinlerin emilimini artıracak yiyecekler tüketmek idealdir. Bu yiyecekler, dengeli beslenmenin bir parçası olmanın yanı sıra pek çok hastalığın önlenmesi ve tedavi edilmesi için önemlidir.