Stresin Kalbi Nasıl Etkilediğini Keşfedin

Uzmanlar henüz zihin-vücut etkileşiminin mekanizmasını eksiksiz olarak anlamamış olsalar da kanıtlar, duygusal stresin çeşitli pek çok hastalığı etkilediğini gösteriyor. Bu bilgiyi aklımızda tutarak stresin kalbi nasıl etkilediğinden bahsedeceğiz. 
Stresin Kalbi Nasıl Etkilediğini Keşfedin

Son Güncelleme: 27 Aralık, 2020

Psikolojik faktörler, insan vücudundaki birden fazla organı olumsuz etkileyebilir. Bugün, stresin, kalbi ve kardiyovasküler sistemin tamamını nasıl etkilediğinden bahsedeceğiz. Pratikte ruh sağlığı hemen hemen tüm tıbbi hastalıkları etkiler.

Zihin ve beden yakın bir ilişki ve sürekli etkileşim içindedir. Herhangi bir dengesizlik, mortalite için risk faktörlerini artırır.

Stres nedir?

Stres, vücudun, kişiyi tehlikeye atan veya zorlu bir duruma sokan şeylere tepki verme şeklidir. Bu tür tepkilerde amaç tehdit edici sorunlara karşı vücudu korumaktır.

Küçük miktarda olduğunda stresli durumlar, sağlığınız için zararlı olmamalıdır. Ancak kalıcı hale gelirlerse veya stres çok yoğunlaşırsa sizin için zararlı olabilirler.

Stres, yukarıda da belirttiğimiz gibi, ortaya çıkış mekanizması iyi bilinenler de dahil olmak üzere hemen hemen tüm genel hastalıkları etkileyebilir. Koroner kalp hastalığı, diyabet, migren, irritabl bağırsak sendromu ve fibromiyalji gibi örnekler verebiliriz.

ofis fotokopi makinesi çıldıran adam
İş yerindeki stres, bu hastalığın kardiyovasküler riski artıran formlarından biridir.

Stresin kalbe ve kardiyovasküler sisteme etkileri

Yaklaşık 20 yıl önce, koroner hastalığı olan hastalar üzerinde yapılan çalışma, stres ve iskemik kalp hastalığı arasındaki olumsuz ilişkiyi gösterdi. Daha sonra yapılan diğer pek çok araştırma aynı şeyi doğruladı. Ancak ilişkinin, tam olarak hangi mekanizmalar tarafından oluştuğu belirsizliğini koruyor.

Duygusal stresin akut miyokard enfarktüsü -kan basıncı artışı, kalp atış hızında artış, vasküler tonus artışı ve hatta trombosit agregasyonu kapasitesinde artış gibi- tetikleyebileceğine ilişkin çeşitli hipotezler vardır. Tüm bunlar, sinir taşıyıcılarının salınımıyla yakından ilişkilidir.

Kalp atış hızındaki ve kan basıncındaki önemli artışlar, miyokardiyumun daha fazla oksijen talep etmesine yol açabilir. Bu, belli bazı hastaların koşullarında -yani daha önceki riski daha yüksek olanlarda- akut kalp krizine neden olabilir.

Tüm bu faktörler, otonom sinir sistemindeki bazı anomalilere de karşılık gelir. Burası, solunum veya kalp atışı gibi istemsiz eylemlerden sorumlu olan nöronal (sinir hücresine ait) kısımdır.

Kişide, küçük arterlerde aterosklerotik plakların varlığı gibi risk faktörleri varsa, o zaman sinir sisteminden akıntı olması, plak kazasına yol açabilir. Bu, ateromların parçalandığı, dolaşımı tıkadığı ve böylece dokulara oksijen akışını kesintiye uğrattıği durumdur.

Ayrıca günlük yaşamdaki stresli durumların, sigara içenlerin tükettikleri sigara sayısında bir artışa neden olabileceğini açıklığa kavuşturmak önemlidir. Aynı şekilde, bazı kişilerde, stres, beslenme programlarında bozulmaya ve böylece kanda kolesterol artışına neden olur.

Kalbi etkileyen stresin semptomları

Bazı insanlar, stres belirtilerine diğerlerinden daha yatkındırlar. Bunun sebebi, kendi kişilikleri ya da deneyimledikleri durumlar olabilir. Onlar için, onları sağlık açısından dengesizleştiren o tetikleyicilerle yüzleşmelerini sağlayacak mekanizmalar geliştirmek çok önemli olacaktır.

Kalbi etkileyen stresin klasik belirtilerinden biri çarpıntıdır. Bu, taşikardi ile birlikte kalp atışının hızlanmasıdır. Göğüste darbe, patırtı, küt küt atma gibi bir his verir.

Göğüs ağrısı da bu sorunun bir tezahürü olabilir. Her zaman kalp krizi ile birlikte gelmez. Akut ve sakin dönemler arasında dalgalanan sürekli baskı gibi oldukça donuk ve sinsi bir ağrıdır.

Kalbin üzerindeki stresle savaşmak için ipuçları

Stres vericilerin ve çeşitli kalp hastalıklarının arasındaki etkileşimin tanınması, önleme stratejilerinin geliştirilmesini teşvik etmelidir. Bazı insanlar, kalp krizine veya inmeye yol açacak durumlar açısından daha fazla risk altındadır.

Kişiler, beslenme ve egzersiz ile birlikte etkili stres azaltma teknikleri uygularlarsa kardiyovasküler olayların önlenmesi mümkün olabilir. Örneğin, şiddetli duygusal sorunlar sırasında, insanlar gevşeme stratejilerini kullanabilirler. Aynı zamanda stresi tetikleyen faktörlerden mümkün olduğunca kaçınmak önemlidir.

Genel olarak bir stres yönetimi programının amacı, stresin, hastanın üzerindeki etkisini azaltmak olacaktır. Stres vericileri tamamen ortadan kaldırmak imkansızdır ancak onları sınırlamak mümkündür; tıpkı onları frenlemenin ve bireysel gelişime katkı sağlayan uyaranlara dönüştürmenin mümkün olduğu gibi.

başını tutan kadın laptop
Kardiyovasküler riskleri en aza indirmek için stresi yönetmek önemlidir.

Ne zaman bir doktora danışmalısınız?

Her bir bireyde, ne kadar stresin kalbi etkilediğini tahmin etmek imkansızdır. Buna rağmen örneğin keder gibi sorunlu durumların belirlenmesi, olumsuz sonuçlardan kaçınmak için profesyonel yardım arama ihtiyacı olduğuna dair bizi alarma geçirmelidir.

Ayrıca sağlıklı alışkanlıklar benimsemek önemlidir. Bunlar arasında sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenmek ve sigaradan ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak vardır. Aynı zamanda düzenli olarak fiziksel aktivite -tercihen aerobik– yapmanız gerekir. Sağlıklı bir uyku rutini, anksiyeteyi azaltan bir başka araçtır.

Ayrıca strese girmenize yol açan durumlardan mümkün olduğunca kaçınmanız veya bu durumları azaltmanız gerekir. Tüm bunlar, sadece kalp sağlığınız üzerinde olumlu bir etki yaratmakla kalmayacak aynı zamanda genel anlamda iyiliğinizi de olumlu etkileyecek.

İlgini çekebilir ...
Kahve ve Kalp Krizi Arasındaki Bağlantı
Sağlığa bir adımRead it in Sağlığa bir adım
Kahve ve Kalp Krizi Arasındaki Bağlantı

Kahve içmek ve kalp krizi arasında bir bağlantı vardır, ama bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar farklılık göstermektedir.