Çekiciliğin Sırrı Nedir? Bilim Cevaplıyor

· 26 Şubat, 2017
Çekiciliğin sırrının beyin devremizde yattığı söylenebilir. Beyin, duygusal sinyallerin etkili olup olmadığını belirler.

Bir insanı çekici kılan özellikler yüzyıllardır tartışılmaktadır.

Bunun duruma, kültürel değerlere ve yaşam tarzına bağlı olarak değiştiği ispatlanmış olsa da, bazıları fiziksel çekiciliğin en büyük avantajı sağladığına inanmaya devam ediyor.

Fiziksel özellikler çekicilik meselesinde rol oynamakla birlikte, bir insanın diğerine çekici gelmesindeki tek faktör değildir.

Aslında, bazı insanlar birini çekici bulmanın direkt olarak kişiliğine ve ondaki niteliklere doğrudan bağlı olduğunu kabul etmektedir.

Bunların da üzerinde, bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, çekiciliğin çok önemli bir bileşeni beyinde yatıyor ve bunun yeteneği de başkalarının duygularını ve niyetlerini anlayabilmeyi içeriyor.

Lübeck Üniversitesinden (Almanya) araştırmacılar kısa süre önce PNAS dergisinde yayınlanan bir çalışma yaptı. Bu çalışmada, diğer insanların duygularını çözmekte ne kadar yetenekliysek, diğerlerine de o kadar çekici geldiğimiz gösterildi.

Çekiciliğin gerçek sırrı beyinde yatıyor

noron

Araştırmacılar, çekicilik ile uyarılan nöronal mekanizmaları analiz ederek, kişinin başkalarının duygularını okuma becerisinin çekimde çok önemli bir rol oynadığını tespit ettiler.

Lübeck Üniversitesinden, sosyal ve duyuşsal sinirbilim profesörü ve çalışmanın yazarı Silke Anders şunları söyledi:

Karşı tarafın niyetini ve duygularını anlayabilme yeteneği, başarılı sosyal bir etkileşimde temeldir.

Ortak başarı için, insanların partnerlerinin niyetlerini ve duygularını devamlı olarak analiz etmeye ve anlamaya, başkalarının davranışlarını tahmin etmeye ve buna göre kendi davranışlarını adapte etmeye ihtiyaçları vardır.

Bu sonuca ulaşmak için, deney, kadınların korku veya üzüntü yaşadığı videoları izleyen 90 insanı inceledi.

Buna da bakın: Stres, Depresyon ve Yorgunluğa Yardımcı Olacak 4 Smoothie

Katılımcılar, videoları izledikten sonra, kadınların neler hissettiklerini ve güven seviyelerini değerlendirdiler.

Bireyler istenen şeyi gerçekleştirirken, araştırmacılar da çekicilik düzeylerini ölçmek için beyin faaliyetlerini analiz ettiler.

Bilim adamları, duygusal durumu daha doğru belirleyen kişilerin daha çekici olduğunu buldular.

Bu, başkalarının duygularını doğru okumak sizin için ne kadar kolaysa, o kadar çekici olduğunuz anlamına geliyor olabilir.

Bunun sebebi de, bunun beynin ödül merkezini harekete geçirip, keyif verici hislere neden olmasıdır.

Bu bulgularla ilgili gerçekten ilginç olan şey, hem gönderenin hem de alıcının bunda bir rolü olmasıdır.

Başkalarını anlama ve tam olarak ne hissettiklerini belirleme yeteneği, çekicilik ile oluşan nöron aktivitesinin seviyesine bağlıdır.

Örneğin, bir kişi korku ya da hüzünlü yüz ifadeleri gösterdiğinde, gözlemci onu beyninde etkin bir şekilde işler ve bu da ödül sistemini tetikleyerek, duyguyu hisseden kişi tarafından çekici kılınmasını sağlar.

beyin

Önceki araştırmalarda, başkalarının duygularını “okuma” yeteneğinden yoksun olanların sinirsel devrelerinde bir farklılık olduğu bulundu. Bu insanlar aynı zamanda iletişim ve çekicilik ile zorluklarla karşılaşma eğilimindedirler.

Bunu da okumalısınız: Çocuklarınıza Hayal Kurmayı Öğretin, Korkmayı Değil

Bu sebepten dolayı, bazı bilim insanları iletişimdeki eksikliğin, ilgi eksikliğini ima etmediğini söylüyor. Sadece, onların nöronal devreleri kendilerini tamamen ifade etmek için yeterli değil.

Anders, bu araştırmanın kategorik çıkarımlar yapmak için çok küçük olduğunu söylüyor.

Bununla birlikte, yaşımız ilerledikçe duyguları okuma kabiliyetinin nasıl değiştiğini ve pratikle bu yeteneği arttırmanın mümkün olup olmadığını daha da analiz etme arzusu olduğunu kabul ediyor.

Başkalarını okuma becerisinin doğuştan gelen niteliklerimizden kaynaklanıp kaynaklanmadığını veya başka faktörlerin de var olup olmadığını keşfetmek ilginç olacaktır.

Her halükarda, bu sonuçlar insanları neyin çekici kıldığı ve bazılarının neden diğerlerinden daha çekici olduğu konusuna yeni bir açıklama getirmektedir.