Hipokalsemi Hastalığı: Belirtileri ve Tedavisi

21 Kasım, 2019
Kanda kalsiyum eksikliği olduğunda hipokalsemi tanısı konur. Bugün size bu durumun tanısından ve durumu iyileştirmek için başvurulan tedavi seçeneklerinden bahsedeceğiz. 

Bugün size hipokalsemi hastalığı nedir, semptomları ve tedavi seçenekleri nelerdir, bunlardan bahsetmek istiyoruz. Eğer kanınızdaki kalsiyum seviyesi çok düşükse, bu durumun semptomları sizde olabilir çünkü hipokalsemi, yaygın bir hastalıktır. İyi haber şu, bu hastalığı tedavi etmek mümkündür.

Kalsiyum, optimal halde kalabilmek için vücudunuzun ihtiyaç duyduğu temel minerallerden biridir. Yapılan çok sayıda çalışmaya göre, bu mineralin, biri hücre içi biri hücre dışı olmak üzere iki önemli fonksiyonu vardır.

  • Hücre içi boyutta, pek çok enzimatik reaksiyona dahil olur ve sinir sinyallerinin iletimi için önemlidir.
  • Hücre dışı boyutta ise endokrin salgılanması, pıhtılaşma ve nöromüsküler plaka için önemlidir.

Bu iki farklı fonksiyonunu bilmek önemlidir çünkü hipokalseminin semptomlarının çoğu genellikle bunlarla ilgilidir.

Şimdi gelin bu hastalıkla ilgili bazı önemli soruları cevaplayalım.

Hipokalsemi hastalığı: Belirtileri ve tedavisi

kalsiyum eksikliği kemikler için sorun yaratır

Hipokalsemiden etkilenen temel organlardan biri kemik dokusudur. Bunun nedeni kalsiyumun kemiğin yapısal sağlığı açısından büyük önem taşımasıdır.

Hipokalsemi yaygın olarak D vitamini eksikliği olduğunda görülür. Çoğu zaman kronik böbrek hastalığının veya lösemi gibi ciddi kan sorunlarının sonucudur.

Tüm bu durumlarda ve daha pek çoğunda, kandaki kalsiyum eksikliği nedeniyle bozulmaya başlayacak olan temel organlar kemikler, bağırsaklar ve böbrekler olacaktır.

Okuyun: Bolca Kalsiyum İçeren Bitki Kökenli Gıdalar

Gelin bu hastalığın bazı semptomlarına daha yakından bakalım.

  • Nöromüsküler tabakada artan uyarılabilirlik. Daha çok bacak kaslarını etkiliyor olsalar da buna ağrılı kas spazmları da dahildir. Bu duruma tetani adı verilir.
  • Yorgunluk ve bitkinlik. Hastaların normalden çok daha yorgun olduğu görülür. Bunun sebebi ishal ve ani kilo kaybı olabilir. Bunlar da hipokalseminin diğer sonuçlarındandır.
  • Psikoz ve anksiyete. Bu iki semptom da oldukça yaygındır. Hastaların gerçeklik algısında bir değişiklik görülmeye başlayabilir, bunu pek çok anksiyete krizi takip edebilir.
  • Parestezi: Spazmların yanı sıra insanlar, vücutlarının farklı yerlerinde karıncalanma, uyuşma ve yanma hissedebilirler. Bazen keskin bir ağrı da hissedebilirsiniz.

Bunlar hipokalsemiye eşlik edebilecek semptomlardan birkaçıdır. Aritmi ve arteriyel hipotansiyon gibi daha pek çok belirti vardır.

Semptomlarınız hipokalseminiz olduğuna işaret ediyorsa, güvenilir bir tanı konması için hemen tıbbi tavsiyeye başvurun. Daha sonra da olabildiğince hızlı bir şekilde tedavi olmaya başlayın.

kan örneği test

Hipokalsemi hastalığı için tedaviler

Çeşitli kontrol numuneleri aracılığıyla, tıbbi ekip bir tanı koymaya ve daha sonra da hipokalsemi hastalığı için uygun tedaviyi belirlemeye çalışacak.

Hipokalsemi hastalığı belirtileri görülen kişiye, düzgün bir şekilde tanı konabilmesi için bir kan testi yapılması şarttır. Böylece doktor tedaviye başlamalı mı başlamamalı mı görmüş olur. Ayrıca hangi hipokalsemi türüyle karşı karşıya olduğunu da belirleyebilecektir.

Akut Hipokalsemi

Bu hipokalsemi türünün belirtileri oldukça şiddetlidir. Bu yüzden tedavisi hemen yapılmalıdır. En yaygın tedavide bir mineral olan kalsiyum glukonat damardan uygulanır.

Şunu unutmayın: Kişi tedavi edilirken her an mutlaka gözlem ve kontrol altında olmalıdır. Bunun sebebi tedavinin kardiyak aritmiye yol açabilecek olmasıdır.

Bunu da okuyun: Kalsiyum Eksikliğinden Kurtulmanın 7 Yolu

Kronik Hipokalsemi

İkinci hipokalsemi türü olan kronik hipokalsemi, akut hipokalsemiden farklıdır. 

Bu durumda bir kişinin kanındaki kalsiyum seviyesini dengelemekte ve stabil hale getirmekte sürekli sorun yaşanır. Ayrıca bu kişiler bu sorunla uzun bir süredir uğraşıyor olurlar.

Bu nedenle, kronik hipokalsemi semptomları gösteren bir kişinin sürekli bu durumunu kontrol altında tutuyor olması gerekir. En yaygın tedavilerden biri, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin ağız yoluyla alınmasıdır.

Bu hipokalsemi türü, bir önceki kadar şiddetli değildir ancak kalsiyum seviyesini stabil tutmak için sürekli takip edilmesi gerekir.

Bu takip, tanı konduktan sonra her hafta düzenli olarak yapılabilir. Daha sonra muayene sıklığı ayda bire ve daha sonra da üç ayda bire çıkarılabilir. Hipokalsemi hastalığı için tedavi gören birinin, doktorun tavsiye ettiği şekilde kontrol seanslarının her birine gitmesi çok önemlidir.

Aritmi riski yoktur ancak böbrek taşı ortaya çıkabilir. Bunu önlemenin yolu hipokalsemi tanısı konan kişinin tuz tüketimini kontrol altında tutmasıdır.

Umarız bu makale hipokalsemi hastalığının belirtilerini ve tedavi seçeneklerini anlamanıza yardımcı olmuştur. Çok sayıda insan bundan haberdar olmasa da hipokalsemi aslında oldukça yaygın bir durumdur.

  • Fraile-Gómez, Pilar, Blanc, Marc H., Segurado-Tostón, Óscar, García-Cosmes, Pedro, & Tabernero-Romo, José M.. (2014). Hipocalcemia, hiperfosforemia y elevación de la paratohormona: ¿un arduo diagnóstico diferencial?. Nefrología (Madrid)34(1), 134-135. https://dx.doi.org/10.3265/Nefrologia.pre2013.Aug.12197
  • Guillén López, Otto Barnaby. (2018). Hipocalcemia severa por deficiencia de vitamina D en una adulta mayor. Revista Medica Herediana29(3), 178-181. https://dx.doi.org/https://doi.org/10.20453/rmh.v29i3.3407
  • Johnson, Ronald, Toloza, Jorge, Cortes, Lorena, & Valdés, Cristian. (2010). Miocardiopatía por hipocalcemia. Revista chilena de cardiología29(3), 374-377. https://dx.doi.org/10.4067/S0718-85602010000300017
  • Martín-Baez, Isabel M., Blanco-García, Raquel, Alonso-Suárez, Mario, Cossio-Aranibar, Cynthia, Beato-Coo, Laura V., & Fernández-Fleming, Francisco. (2013). Hipocalcemia severa posdenosumab. Nefrología (Madrid)33(4), 614-615. https://dx.doi.org/10.3265/Nefrologia.pre2013.Apr.11922
  • Román, A., Osorio, M. I., Latorre, G., Gutiérrez, J., & Builes, C. A. (2013). Hipoparatiroidismo primario asociado a convulsiones. Acta Médica Colombiana38(3).
  • Roman-Gonzalez, A., Zea-Lopera, J., Londoño-Tabares, S. A., Builes-Barrera, C. A., & Sanabria, Á. (2018). Pilares para el enfoque y tratamiento adecuado del paciente con hipoparatiroidismo. Iatreia31(2), 155-165.