Yoğun Tükürük: Neden Ortaya Çıkar?

07 Haziran, 2020
Yoğun tükürük, bir hastalıktan kaynaklanıyor olabilir. Hormonal değişikliklerle ilişkili olabilir. Belli ilaçların kullanılması da yoğun tükürüğe yol açabilir. 

Tükürük, ağız boşluğunun düzgün çalışması için gereklidir. Tüm dokuları nemli tutar ve ağzın temizlenmesine yardımcı olur. Yani tükürüğünüzde bir yoğunlaşma olduğunu fark ederseniz, bu, muhtemelen bir dengesizlikten kaynaklanmaktadır.

Öncelikle tükürük bezlerinin tükürük ürettiklerini bilmek önemlidir. Bu bezler, kemoterapi  ve radyasyon veya başka sebeplerle değiştiğinde, tükürükte çeşitli morfolojik değişiklikler oluşur. Böylece tükürük yapışkan ve kıvamlı bir hale gelir ve sonuçta yoğunlaşmış olur.

Ortak rahatsızlıkların yanı sıra, bu durum konuşma, yutma ve hatta nefes alıp vermeyle ilgili sorunlara da yol açabilir. Peki, bu sorunu nasıl çözebilirsiniz?

Okuyun: Ağız Kokusu İçin 3 Doğal Gargara Tarifi

Yoğun tükürüğün nedenleri

Yoğun tükürük, çeşitli koşullardan kaynaklanabilir. Örneğin:

  • Arteriyel hipertansiyon
  • Diyabet
  • Böbrek sorunları
  • Tükürük kanalı taşları veya diğer engeller
  • Kanser
  • Parkinson hastalığı
  • HIV
  • Ağız enfeksiyonları
  • İnme

Ayrıca, özellikle 40 yaşın üzerindeki kadınlarda, ağız kuruluğu veya hormonal değişiklikler nedeniyle oluşan tahriş sonucu da ortaya çıkabilir. Gördüğünüz gibi, yaşlanma başlı başına bir nedendir.

Bir başka çok yaygın neden de kemoterapi, antihistaminler, antidepresanlar, diüretikler veya analjezikler nedeniyle oluşan yan etkilerdir.

dilini gösteren kadın
Yoğun tükürük, çeşitli hastalıklar nedeniyle oluşabilir. Ayrıca, hormonal kontrolsüzlük, ilaçlar ve yaşlanma nedeniyle de ortaya çıkabilir.

Hangi sorunlara yol açabilir?

Tükürük çok yoğun olduğunda, yutma şeklinizi etkiler. Sonunda ağız boşluğundaki azalmış yağlanma nedeniyle yutma yerine besinleri emmeye başlarsınız. Bu durum zamanla, pulmoner aspirasyona neden olabilir.

Ayrıca, ağızdaki kuru ve yapışkan his, ağız kokusuna, yutmada, çiğnemede ve konuşmada zorluğa yol açar. Bunun yanında çürüklerde ve diş eti hastalıklarında artış olur. Üstüne üstlük dil de kurur. Bu, yalnızca tat alma duyunuzu değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda çatlaklar yaratır. Ağız yaraları ve çatlamış dudaklar da çok yaygındır.

Bunu da okuyun: Ağız Bakım Suyu Kullanma Rehberi

Tanı

Tükürük akışını analiz etmek için bir yöntem vardır. Buna Sialometri denir. Bu yöntemde özellikle tükürük miktarı değerlendirilir. Doktorlar, analiz etmek ve patolojik bir sorun olup olmadığını öğrenmek için tükürük bezlerinin biyopsisini de yapabilirler.

Tedavi

Hasarlı tükürük bezlerinin tedavisi yoktur. Ancak, yoğun tükürüğün yoğunluğunu azaltmak için bazı ipuçları vardır:

  • Tükürüğünüzü inceltmek için içtiğiniz su miktarını artırın.
  • Yemeklerinizi soslarla, et suyuyla v.b. sulandırın.
  • Odadaki havayı nemlendiren cihazları kullanın.
  • Başınız yüksek bir pozisyonda uyuyun.
  • Gargara yapın.
  • Dişlerinizi sık sık fırçalayın.
  • Sık sık sakız çiğneyin.
  • Alkol ve tütün kullanımınızı sınırlayın.
  • Baharatlı gıda alımınızı azaltın.

Yoğun tükürük için yapılan diş tedavileri

Ayrıca bir kişinin halihazırda kullandığı ilaçları ve varolan hastalıklarını psikolojik faktörlerle birlikte akılda tutmak önemlidir. Bazı durumlarda, doktor tükürük üretimi uyarıcılarını veya Xylitol, aloe vera ya da florür gibi tükürüğün yerine geçebilecek şeyleri önerebilir.

dişlerini fırçalayan kadın
Yoğun tükürüğün etkilerini azaltmak için ağız hijyenine önem vermek şarttır. Ayrıca ağız hijyeninizi korumanız, genelde bu sorun nedeniyle oluşan ağız kokusunu azaltmaya da yardımcı olur.

Ksiliktol, mineral içeriğini onarır, diş çürümesini önler. Aynı zamanda yağlama işlevi de vardır. Aloe vera, iyileşmeye yardımcı olur ve böylece hem dudaklardaki hem de dildeki yaraları ve çatlakları önler. Gördüğünüz gibi, bu maddeler semptomlarınızın iyiye gitmesini sağlayabilirler.

Son olarak, ağız hijyeni çok önemlidir. Bu yüzden bir fırça ve diş macunuyla ağzınızı iyice temizlemeyi alışkanlık haline getirin. Ayrıca ağız yıkama ve yağlama jellerini de kullanmak isteyebilirsiniz. Çünkü bu jeller, hastalara çok yardımcı olabilir.

  • Falcão, D. P., da Mota, L. M. H., Pires, A. L., & Bezerra, A. C. B. (2013). Sialometry: Aspects of clinical interest. Revista Brasileira de Reumatologia. Elsevier Editora Ltda. https://doi.org/10.1016/j.rbr.2013.03.001
  • Nayak PA, Nayak UA, Khandelwal V. The effect of xylitol on dental caries and oral flora. Clin Cosmet Investig Dent. 2014;6:89–94. Published 2014 Nov 10. doi:10.2147/CCIDE.S55761
  • Rudney, J. D. (2000). Saliva and dental plaque. Advances in Dental Research. https://doi.org/10.1177/08959374000140010401
  • Ligtenberg, A., Liem, E., Brand, H., & Veerman, E. (2016). The Effect of Exercise on Salivary Viscosity. Diagnostics6(4), 40. https://doi.org/10.3390/diagnostics6040040
  • Petrušić, N., Posavec, M., Sabol, I., & Mravak Stipetić, M. (2015). The Effect of Tobacco Smoking on Salivation. Acta Stomatologica Croatica49(4), 309–315. https://doi.org/10.15644/asc49/4/6