Bilime Göre Mutluluğun Sırrı

09 Eylül, 2020
Duygusal iyilik anları bulmak, kesinlikle istisnai olan durumlarda tıkılıp kalmayı daha iyi yönetmemize yardımcı olabilir. Bugünkü yazımız size bilime göre mutluluğun sırlarını verecek.

Bilime göre mutluluk mümkündür. Hatta, bunun nispeten yeni olan bir çalışma alanı olmasına rağmen pek çok araştırma zor zamanlarda dahi her insanın mutlu olabileceğini öne sürmektedir.

Global bir sorun sırasında insanın kendini kötü hissetmesi son derece anlaşılır bir şeydir, ancak varlığımızı kutlamak için pek çok fırsat da vardır. Hayatın en zor durumlarında dahi bir şekilde mutlu olmanın yollarını bulabiliriz.

Mutluluk Tam Olarak Nedir?

Bilime göre, mutluluk soyut bir kavramdır. Hatta, pek çok çalışması on yıllardır bu konu üzerinde çalışmaktadır. Elbette bu insanların hepsi kendi tanımlarını yaratmıştır ve bunların düzinelercesi bulunmaktadır.

Örneğin, bazıları pozitif duygu ve durumları deneyimlemeye odaklanırken diğerleri bunu mutluluğu, korku ya da zorlukların yokluğuna eşdeğer bir şekilde görmeye odaklıdır.

Mühendis Mo Gawdat oldukça ilginç bir vizyon önermektedir. Kendisi, son derece zor bir durumdan geçmiş olan eski bir Google çalışanıdır. Oğlu, apandisit ameliyatı olurken tıbbi ihmal yüzünden ölmüştür. Gawdat, kendi ıstırabına dayanarak, insan mutsuzluğunu açıkladığı matematiksel bir formül oluşturmuştur.

Kendisine göre, acı çekmemizin nedeni başımıza gelen kötü şeyleri reddetmemizdir. Tesadüfen, bunu yapmamızın nedeni bu şeylerin aksi gerçekleşmesini beklememizdir. Örneğin, karantina tedbirlerine uymamak için direten insanlar basitçe evde olmayı kabul ederek bundan en iyi şekilde yararlanan insanlardan çok daha fazla acı çekmektedir.

Aynı şey hayattaki diğer zor durumlarda da gerçekleşir. Partnerimizin bizi terk ettiğini, ya da kovulduğumuzu, ya da hastalık veya ölümleri kabul etmemek gibi durumların acısı aşırı ıstırap çekmemize neden olur. Bundan dolayı, en azından bilime göre, hiç şüphesiz kendimizi mutluluk kavramından uzaklaştırırız.

Mutluluğun sırrı hakkında endişeli görünen bir kadın.
Hayatımızdaki kötü deneyimleri reddettiğimizde, ya da daha iyisini hak ettiğimizi düşündüğümüz için bunlara direndiğimizde acı çekeriz.

Bilime Göre Mutluluktan Kaynaklanan Etkiler

Barbara Fredrickson’ın Pozitif Duygu Genişletme ve İnşa Etme Teorisi‘ne göre (1998, 2001), pozitif duyguları deneyimlemek daha esnek davranışları daha kolay hale getirir. Ayrıca, söz konusu davranış türlerinin daha geniş bir repertuarına da ulaşılabilmesine yardımcı olur. Böylece, çevremize ve yaşamımızın çeşitli alanlarına daha iyi uyum sağlayabilir ve bu açılardan daha iyi işlev gösterebiliriz.

Olumlu bir tutumu sürdürmenin bazı etkileri şunlardır:

  • Düşüncelerimiz daha yaratıcı olur.
  • Kendimize ve başkalarına karşı daha toleranslı oluruz.
  • Tepkilerimiz daha uyumsaldır.
  • Olumsuz duygularla daha iyi mücadele edebiliriz.
  • Daha fedakar oluruz.
  • Fiziksel acıya daha iyi tahammül ederiz.
  • Ayrıca, zorluklara karşı daha dayanıklı oluruz.

Bu yazımızı da okuyun: Mutlu Olmak Hakkında Nörobiyolojiden 8 İpucu

Birkaç laboratuvar çalışmasının ortaya çıkardığı üzere, pozitif duyguların stres üzerinde büyük bir tampon etkisi vardır (Fredrickson, Mancuso, Branigan & Tugade, 2000). Bu, örneğin, kardiyovasküler reaktiviteyi de içerir (Fredrickson & Levenson, 1998).

Dahası, bilim, pozitif ve negatif duyguların birbirlerini dışlamadığını, bunun aksine, göreceli olarak bağımsız olduklarını bulmuştur (Avia ve Vázquez, 1998). Bundan dolayı, negatif duyguları görünüşte pozitif olan durumlarda da hissedebiliriz. Buna karşılık, olumlu duyguları da anksiyete ve travmatik durumlara maruz kalmak gibi özellikle zor olan anlarda da deneyimleyebiliriz.

Bilime Göre Mutluluğun Sırrı

Hayatımız süresince pek çok karmaşık durum deneyimlesek dahi, insanlar ıstıraptan kurtulmak için çok fazla şey yapabilir. Aşağıda, bilime göre nasıl daha mutlu olabileceğinize dair bazı önerileri açıklayacağız:

Minnettar Olun

Sayısız uzman, her gün hayatınızda iyi giden her şey için minnettar olmanız gerektiğini söyler. Bu, zor zamanlardan geçerken özellikle önemlidir.

Bu konudaki araştırmalar minnettarlık ile olumlu sosyal davranışlar, olumlu duygular, yaşam memnuniyeti, optimizm, umut, canlılık ve öznel mutluluk algısı arasında direkt bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. (McCullough, Emmons ve Tsang, 2002).

Dahası, minnettar olmak depresyon, anksiyete ve madde bağımlılığı gibi psikolojik bozukluklar geliştirme riskinizi de azaltır (Bono ve McCullough, 2006).

Görebileceğiniz üzere, krizler ve büyük zorluklar deneyimlediğimiz zamanlarda hayatımıza minnettarlığı katmak duygusal durumumuzda önemli bir iyileşme sağlayabilir.

Mutluluğun sırrı ile ilgili düşünerek gülen bir kadın.
Minnettar olmak depresyon, anksiyete, bağımlılıklar ve diğer psikolojik bozukluklara dair riskinizi azaltır.

İyi Bir Mizah Anlayışı Geliştirin

İyi bir mizah anlayışına sahip olmanın pek çok psikolojik faydası vardır. Bunların arasında şunlar bulunabilir:

  • Neşe
  • İyilik hissi
  • Memnuniyet
  • Streste azalma
  • Depresyonun engellenmesi

İyi bir mizah anlayışı ağrı toleransını arttırmak ve bağışıklık sistemi ile kardiyovasküler sistemi iyileştirmek gibi önemli fiziksel etkilere de sahiptir. Dahası, sosyal bir düzeyde, diğer insanlar ile iletişimimizi geliştirir ve içinde bulunduğumuz toplulukla uyum içerisinde olmamıza da yardımcı olur.

Bundan dolayı, yaşamlarımıza mizah ile dolu dikkat dağıtıcı anlar dahil etmek önemlidir. Bunu en sevdiğimiz dizileri bir daha keşfederek, bizi durmadan güldürmüş bir filmi izleyerek, komik bir podcast dinleyerek ya da basitçe bizi gülümseten bir kitabın bir bölümünü okuyarak yapabiliriz.

Müzik Dinleyin

Amerikan Tıp Birliği Dergisi Austin’de 1996 yılında yapılan bir müzik terapisi çalışmasının sonuçlarını yayınlamıştır. Bu sonuçlar müzik ile uyarılmanın endorfin salınımını arttırdığını ve böylece ilaç ihtiyacını azalttığını ortaya koymuştur.

Endorfinler merkezi sinir sistemimize etki eder. Bizi motive eder ve bize enerji verirler, böylece daha mutlu ve iyimser oluruz.

Bundan dolayı, en mutlu, en sevdiğiniz şarkılardan oluşan bir çalma listesi yapın ve bu şarkıları fiziksel aktiviteler yaparken ya da temizlik yaparken dinleyin. Günlük bir doz müzik herkesi daha iyi hissettirir!

Farkındalık Egzersizleri Yapın

Farkındalık; burada, ve şimdide mevcut olmak anlamına gelir. Dikkatimizi yaptığımız her aktiviteye odakladığımızda zihinlerimizdeki olumsuz düşünceleri dinlemeyi bırakmamız çok daha kolay hale gelir.

Farkındalık pratikleri yapmak için bir Zen ustası olmamıza gerek yoktur. Tek yapmamız gereken yaptığımız işe odaklanmaktır. Örneğin:

  • Yemek pişirirken yaptığınız her eyleme odaklanın: Malzemeleri takip edin. Parmak uçlarınızla dokularını hissedin. Kokularına ve çıkardıkları herhangi bir sese dikkat edin. Yemeğin kıvamının pişerken nasıl değiştiğine dikkat edin.

Farkındalık pratiğini hemen hemen her günlük aktiviteye uygulayabilirsiniz. Hatta bu, çeşitli araştırmalara göre anksiyeteyi azaltmak için ilginç bir araçtır.

Keyifli Aktivitelerinizi Arttırın

Ödül ve motivasyon sistemimizden oluşan sinirsel mekanizmalar olmasaydı insanlar açlıktan ölürdü ve neslimiz tükenirdi. Çünkü, bize keyif veren şeyleri tekrar etme olasılığımız çok daha yüksektir.

Bundan dolayı, bize mutluluk getirecek pek çok hoş aktivite yapabiliriz. Mesela üşüdüğümüzde sıcak bir banyo yapmak ya da yaz sırasında serinlemek için ferahlatıcı bir duş almak bunlara birer örnek olabilir. Ayrıca yeni şeyler öğrenmekten ve şarkı söylemek, yazmak, resim yapmak ve dans etmek gibi şeylerden de zevk alırız.

Bizi iyi hissettiren her türlü aktivite sinirsel devrelerimizi harekete geçirir. Bunlar bir keyif hissi yaratır ve stres seviyelerimizi önemli ölçülerde azaltırlar.

Mutluluğun sırrı denen şeyi bulmuş bir kadın.
Keyifli aktiviteleri daha sık uygulamak aynı zamanda iyilik ve mutluluk duygularınızı da arttıracaktır.

Eğlenceli Aktiviteler Planlayın

Eduardo Punset’in Mutluluk Seyahati: Bilimsel Bir Yolculuk adlı kitabında da belirttiği üzere, çok istenen bir durum ile ilgili beklentiler olayın kendisinin mutluluğunu fazlasıyla aşar. Yani, mutluluk genellikle mutluluk “bekleme odasında” saklanır.

Bu bilim insanlarının ödül döngüsü olarak adlandırdığı şeyden kaynaklanmaktadır. Zevk ve mutluluk sistemlerini uyaran bu döngü eylem sırasında aktifleşmekten ziyade özellikle arama sırasında harekete geçer. Evet, bu beklenenin aksinedir. Dopamin, gerçekleşmese bile, keyfin salt beklentisi ile harekete geçer.

Yani; favori dondurmamızı yemekle ilgili düşünmek, hayallerimizin işini almak, pastoral bir tatil planlamak ya da sevdiğimiz biri ile sohbet etmeyi hayal etmek bize genellikle bu şeylerin kendilerinden daha fazla keyif sağlar!

Bu yazımızı da okuyun: Mutluluğa Ulaşmak İçin Yapabileceğiniz 7 Yoga Duruşu

Bilime Göre Mutluluğun Sırrı: Hatırlanması Gereken Şeyler

Karmaşık durumlarda olumlu ruh halleri yaratmak kolay bir iş değildir. Bununla birlikte, eğer yukarıda açıkladığımız eylemlere sadık kalırsak o zaman hatırı sayılır ve kalıcı bir iyilik hissine daha da yakınlaşabiliriz.

Ancak, negatif duyguların çoğunun da bir işlevi ve bir amacı olduğunu unutmayın. Bu duygular eğer insan evrimi boyunca adapte olmuş olmasalardı şu an var olamazlardı. Burada önemli olan şey size anlamanızı söylemekte oldukları şeyi dinlemeyi öğrenmek, kendinizi dönüştürmek ve bunları arkada bırakmaktır.

Her şeyde olduğu gibi, bu olumsuz duyguların kolay bir şekilde kaybolmadığı zamanlar da vardır. Bu yukarıda açıklanan her tutumu – ve zaten bildiğimiz pek çok başka şeyi – uyguladığımızda dahi gerçekleşebilir. Bazen egzersiz yaptığımızda, bir şeyler okuduğumuzda ya da anlamlı bir konuşma yaptığımızda dahi bu rahatsızlıklar devam eder.

Bu nedenle, iyi tutumunuza rağmen, olumsuz duygularınız başa çıkılamayacak kadar fazla ise ve böyle bir sıkıntıyı nasıl yönetebileceğinizi bilmiyorsanız o zaman bir uzmana danışmak iyi bir fikir olacaktır. Bu tür vakalarda uzmanlaşmış olan klinik psikologlar ve sağlık psikologları bulunmaktadır. Onlar size yardım edebilecektir.

  • Armero, Montse (2019). Aprendiendo a vivir. Uno Editorial.
  • Carbelo, Begoña & Jáuregui, Eduardo (2006). Emociones positivas: humor positivo. Papeles del Psicólogo, vol. 27, núm. 1, enero-abril, 20, pp. 18-30.
  • Punset, Eduard (2005). El viaje a la felicidad: las nuevas claves científicas. Ediciones Destino.
  • Moyano, Natalia. Gratitud en la psicología positiva. Psicodebate 10. Psicología, cultura y sociedad, pp. 103-118.
  • Vázquez, Carmelo; Hervas, Gonzalo, & Ho, Samuel M. Y. (2006). Intervenciones clínicas basadas en la Psicología Positiva: Fundamentos y aplicaciones. Psicologia Conductual, vol. 14, pp. 401-432.