Zihninize Zarar Veren 5 Alışkanlık

Sağlıklı bir zihne sahip olmadan sağlıklı bir bedene sahip olmak imkansızdır. Zihinsel sağlığınıza dikkat etmek ve daha iyi hissetmek için engel olmanız gereken zararlı alışkanlıklarınızı öğrenin.
Zihninize Zarar Veren 5 Alışkanlık
Bernardo Peña

tarafından incelendi ve onaylandı. psikolog Bernardo Peña.

Tarafından yazılmıştır Katherine Flórez

Son Güncelleme: 16 Eylül, 2022

Vücut sağlığınız çok önemlidir. Buna beden sağlığınızın yanı sıra beyniniz ve zihninizle ilgili her şey dahil. Zihniniz, bilincinizi şekillendiren ve karar mekanizmanıza yön veren her şeyi içerir. Zihinsel sağlık, biyolojik ve fiziksel pek çok diğer faktörün sonucunun bir araya gelmesidir. Bu yüzden zihninize zarar veren alışkanlıklardan kurtulmalısınız. Daha fazlası için makalemize bir göz atın!

Zihin Hakkında Daha Çok Şey

zihinsel kapasite

Zihin kavramsal ve zihinsel oluşumların bir araya gelmiş halidir. Diğer ögeler de en az bunlar kadar önemlidir:

  • Düşünce
  • Farkındalık
  • Hafıza
  • Algı

Zihin, her ne kadar bazı evreleri hayvanlar aleminin diğer üyeleriyle paylaşılsa da insan olmanın bir ayrıcalığıdır. Evreler dışında süreç olarak bilinen diğer şeylere de dikkat çekilebilir. Bunlar yukarıdaki evreler tarafından yönetilen tutkular, inançlar acı hissidir.

Zihin hakkındaki bilgiler bilim camiası için bir hala gizemini koruyor. Çünkü gerçekleşen çoğu şeyin bir açıklaması yok.  Yine de, insan olmanın en büyük ayrıcalıklarından biri  olarak düşünülüyor.

Zihninize Zarar Veren 5 Alışkanlık

adam ve beyin

Akli dengemiz eylemlerimizin etkisi altındadır. Çoğu insan bir aklı olduğunun farkındadır ancak gerçekten sağlığı hakkında gereken önemi göstermemektedir. Birisi, odaklanması gereken bir şeye odaklanamıyorsa, kötü bir ruh halinde olabilir, yorgun hissediyor olabilir ya da hiç bir sebep yokken akli dengesi yerinde olmayabilir.

Bu yüzden zihniniz için zararlı olan birkaç alışkanlığı sıralamak istiyoruz. 

1. Uyurken yorganı başınızın üstüne çekmek

Bu düşündüğünüzden de yaygın bir alışkanlıktır. Genellikle özellikle karanlıktan korktukları için çocukların yaptığı bir alışkanlıktır. Çocuklar arasında yaygın olmasına rağmen, bir çok genç ve yetişkin insanlar da uyumalarını kolaylaştırdığı düşündükleri için düzenli aralıklarla bunu yapmaktadırlar.

Uyurken başınızın bir kısmını ya da tamamını kapamak, beyindeki karbondioksit miktarının birikmesine sebep olur sonuç olarak oksijen azalır ve zihninizi etkiler. 

2. Zararlı insanlarla yaşamak

Kulağa şaka gibi gelse de bir çok insan sevimsiz ve yıpratıcı insanlarla yaşamaya alışıktır. Bu insanların hayatınıza neredeyse hiçbir faydası yoktur. Sorun sadece onlarla birlikte yaşamak değil, zihninize zarar veren bir durum olmasıdır. Etrafınızı bu tip insanlarla çevrelediğinizde duygularınızı ve düşünceleriniz etkilenir. Çoğu insanın zihinsel sürecine zarar verebilir.

3. Yalnız kalmaktan kaçınmak

yalnız kadın

“Her şeyin aşırısı fazla” ifadesi hayattaki her şey için kullanılabilir ve tabii ki yalnızlık için de. Büyük ya da küçük sosyal bir çevre her insan için hem sağlık hem de zeka gelişimi açısından gereklidir.

Düzgün bir şekilde yalnızlığı deneyimlemeyi öğrendiğinizde sağlığınız ve zekanız da bundan yaralanacak. Yalnız kalmaktan kaçınmanın sağlığınız için olduğu kadar zihniniz üzerinde de olumsuz etkileri vardır.

4. Aşırı cep telefonu kullanımı

Az önce aşırılıktan bahsettik aynı durum cep telefonu için de geçerli. Günümüzde cep telefonları sanki vücudumuzun bir parçası ve sürekli kullanılıyor. Er ya da geç, bu alışkanlık telefonu kullanan kişide bir bağımlılık yaratıyor. Örneğin sürekli sosyal medyayı takip etmek ya da hiçbir sebep yokken konuşmaları tekrar okumak gibi. Zihin üzerindeki etkileri çok ciddi olabilir.

5. Kahvaltıyı atlamak

Kahvaltı günün en önemli öğünüdür.  Gece boyunca, vücudunuz enerjisiz kalır. Bu yüzden günün ilk öğününü atlamamalısınız. Bu alışkanlılığı korumak zihne ciddi zararlar verir ve uzun vadede inmeye sebep olabilir.


Tüm alıntı yapılan kaynaklar, kalitelerini, güvenilirliklerini, güncelliklerini ve geçerliliklerini sağlamak için ekibimiz tarafından derinlemesine incelendi. Bu makalenin bibliyografisi güvenilir ve akademik veya bilimsel doğruluğa sahip olarak kabul edildi.



Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.