James Baldwin: “Karşı çıkılan her şey değiştirilemez, ancak hiçbir şey, ona karşı çıkılana kadar değiştirilemez”

Haftalardır ertelediğin konuşmanın, hâlâ açılmamış belgenin, tamamlayamadığın telefon görüşmesinin ya da askıda kalan kararın ne olduğunu tam olarak biliyorsun. Bunun nedeni genellikle ne yapacağını bilmemek değil, bununla yüzleşmenin rahatsız edici olmasıdır. Sorunlardan kaçınmayı bırakmanın yolunu anlamak, bu mekanizmayı fark etmekle başlar.
James Baldwin, *As Much Truth as One Can Bear* adlı kitabında şöyle yazmıştır: “Karşı karşıya kalınan her şey değiştirilemez, ama hiçbir şey, onunla yüzleşilmeden değiştirilemez.” Bu düşüncesi kişisel üretkenlikten değil, gerçekle yüzleşmenin ve doğruyu söylemenin gerekliliğinden bahsediyordu. Bu düşünceyi günlük hayata uyguladığımızda, bir sorunla yüzleşmenin sorunu hemen çözmeyi garanti etmediğini, ancak onu kaçınmaya devam etmek için harcadığımız enerjiyi azaltacağını hatırlatır.
Bir sorunu kaçınmak da enerji tüketir
Rahatsız edici bir konuşmayı ertelemek ya da zor bir kararı başka bir güne bırakmak genellikle anlık bir rahatlama sağlar. Ancak bu rahatlama geçicidir. Konu hâlâ çözülmemiş olduğu için endişe devam eder ve biz düşünmemeye çalışsak bile zihnimizde yer kaplar.
Kontrol edilmemiş bir fatura, asla cevaplamadığınız bir e-posta ya da sürekli ertelediğiniz bir telefon görüşmesi, sorunlardan kaçınmanın nasıl sessiz bir yük haline gelebileceğinin günlük örnekleridir. Harekete geçmemenin verdiği rahatlama kısa sürer; buna karşılık belirsizlik, durumla yüzleşilmediği sürece genellikle devam eder.
Beklemek her zaman kaçınmak anlamına gelmez
Her bekleme, erteleme anlamına gelmez. Stratejik bir ara vermek ile kaçınma arasında önemli bir fark vardır.
Yararlı bir ara, duyguları düzenlemeye, bilgi toplamaya, destek aramaya ya da zor bir konuşmaya nasıl girişileceğine dair doğru anı seçmeye olanak tanır. Buna karşılık, kaçınmanın net bir ufku yoktur: her gün konuyu ertelemeye devam etmek için yeni bir neden ortaya çıkar. İhtiyatlı bir karar gibi görünen şey, sonunda sorunları ertelemekten başka bir şey olmaktan çıkar.
İki durumu birbirinden ayırt etmene yardımcı olacak bir soru var: Somut bir planın olduğu için mi bekliyorsun, yoksa bir gün farklı hissetmeyi umduğun için mi? Bu arada planlanmış bir eylem yoksa, gerçekle yüzleşme korkusu temponu belirliyor olabilir.
Mümkün olan en küçük adımla başla
Bir sorunun tek bir günde tamamen çözülmesi gerektiğini düşünmek, genellikle tıkanma hissini artırır. Aslında, bir sorunu çözmenin ilk adımı, sandığınızdan çok daha basit olabilir.
Belgeyi bitirmeden açmak, henüz göndermemiş olsan da ilk mesajı yazmak, bekleyen o iş için bir tarih belirlemek, bir konuşma öncesinde iki cümle hazırlamak ya da en zor gelen kısımda yardım istemek, her şeyi hemen çözmenizi beklemeden korku duyduğunuz şeyle yüzleşmenin somut yollarıdır.
Küçük ilerlemeler, başlangıçtaki direnci azaltır ve durumun belirsiz bir tehdit olarak algılanmasını önleyerek daha yönetilebilir hale gelmesini sağlar.
Yüzleşmek, tartışmak ya da mutlu bir son garanti etmek anlamına gelmez
Bir durumla yüzleşmek, dürtüsel tepki vermek ya da çatışma aramak anlamına da gelmez. Bir sorunla nasıl yüzleşileceği, çoğu zaman ne yapılacağına karar vermeden önce, öncelikle neler olup bittiğini daha net bir şekilde anlamaktan ibarettir.
Bazı konuşmalar iyi sonuçlanacak; diğerleri ise beklenen sonucu değiştirmeyecektir. Aynı şekilde, bazı kararlar analiz edildikten sonra bile zor olmaya devam edecektir. Baldwin’in kendi sözü de bunu hatırlatır: yüzleşilen her şey değiştirilemez. Ancak, gerçeği daha iyi anlamak, ona dayalı kararlar almayı sağlar.
Netlik genellikle çözümden önce gelir
Tüm enerji, sorunları düşünmemeye harcanırken birçok sorun çözümsüz kalır. Oysasorunlar dile getirildiğinde, yazıya döküldüğünde veya dürüstçe gözlemlendiğinde, bir sonraki adım konusunda daha fazla netlik ortaya çıkar. Sorunlardan kaçınmayı bırakmak, her şeyi bir anda çözmek değil, karar verebilmek ve adım adım ilerleyebilmek için bu kaçınma tutumunu sürdürmekten vazgeçmektir.
Her sorun, yüzleşildiğinde hemen değişmez; bazıları ise belki de hiçbir zaman istediğimiz çözüme kavuşmayabilir. Ancak tüm enerji sorunu kaçınmaya harcanırken hiçbir sorun çözülmeye başlamaz. Gerçekle yüzleşmek, adım adım da olsa, daha net kararlar alabilmek için alan kazanmamızı ve çok uzun süredir bekleyen işleri ertelemeyi bırakmamızı sağlar.
Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.







