Logo image

Jean-Paul Sartre: “Önemli olan, bize ne yaptıkları değil, bize yaptıklarıyla ne yaptığımızdır”

2 dakika
Jean-Paul Sartre’ın bu sözü, bize her zaman seçim yapma özgürlüğümüz olduğunu hatırlatır. Bunu günlük yaşamda nasıl uygulamaya koyabileceğinizi keşfedin.
Jean-Paul Sartre: “Önemli olan, bize ne yaptıkları değil, bize yaptıklarıyla ne yaptığımızdır”
Yayınlandı: 01 Eylül, 2026 22:00

Çoğu zaman, belirli davranışların veya kişilik özelliklerinin deneyimlerimiz tarafından şekillendirildiğini düşünürüz. Ancak Fransız filozof ve yazar Jean-Paul Sartre bu konuda farklı bir görüşe sahipti ve bunu şu ünlü sözle ölümsüzleştirdi: “Önemli olan, bize ne yaptıkları değil, bize yaptıklarıyla ne yaptığımızdır.”

Bu sözle bize, başımıza gelen her şeyi kontrol edemeyeceğimizi, ancak bunlarla ne yaptığımızı kontrol edebileceğimizi belirtir. Sartre bu sözle geçmişin ağırlığını inkar etmez, ancak geçmişin kim olduğumuzu tamamen belirlemediğini ve her zaman seçim yapma imkânının olduğunu hatırlatır.

Geçmiş: Kader Değil, Bir Durum

Bu filozofun düşüncesine göre, doğuş yeriniz, bedeniniz, aileniz ya da başınızdan geçen tarihsel olaylar gibi kökeninizle ilgili seçmediğiniz her şeyin yadsınamaz bir ağırlığı vardır. Ancak Sartre, bunların kimliğinizi tanımlamadığını vurgular; zira biz insanlar bunlara karşılık verme yeteneğine sahibiz.

O, özgürlük, seçim ve sorumluluğu gerçek bir yaşamın temelleri olarak vurgular. Örneğin, çoğu zaman istemediğimiz ve refahımızı bozan zor durumlar ya da kişisel engellerle karşılaşırız. İşte o anlarda seçim özgürlüğü devreye girer; durumu tersine çevirip ilerleyebilir, o geçmişi sizi tanımlayan bir son değil, bir başlangıç noktası haline getirebilirsiniz. Hatta hiçbir şey yapmama seçeneğiniz de vardır. Bu da başlı başına bir seçim biçimidir ve beraberinde sorumluluklar getirir.

Geçmişi nasıl bir başlangıç noktasına dönüştürebiliriz?

Sartre’ın bu sözünü hayata geçirmek için günlük iç gözlem egzersizleri yapabilirsiniz. Bu, değişim, kayıp ya da kişisel tıkanıklık yaşadığınız anlarda size çok yardımcı olabilir.

  1. Olanları kabul edin. İlk adım, geçmiş olayları dürüstçe kabullenmektir. Çünkü inkâr, değişimle ilerlemek için gerekli enerjiyi tüketir.
  2. Geçmişi kimliğiniz olarak kullanmayı bırakın. Geçmiş, yaşanmış bir şeydir, ancak sizi tanımlamaz. Bu nedenle, kişisel dilinizi gözden geçirmeniz ve “ben yaralı biriyim” ifadesini “incitici bir durum yaşadım ve şimdi nasıl iyileşeceğime karar veriyorum” ile değiştirmeniz gerekir.
  3. Suçlu hissetmeden sorumluluğunu üstlen. Bu bağlamda sorumluluk, geçmiş için bir ceza aramaya takılıp kalmadan ileriye bakmak ve gelecek için bir çözüm aramaktır.
  4. Küçük ve somut kararlar al. Değişim, gündelik hayattan başlar. Bu nedenle, olmak istediğin kişiye ve değerlerine uygun küçük seçimler yaparak günlük rutinine başla. Örneğin, önceki işini kaybettiğin için iş arıyorsan, özgeçmişini güncellemekle başlayabilirsin.
  5. Yeni bir öğrenme alanı belirleyin. Unutmayın ki geçmiş de bir bilgi kaynağıdır. Zorlu bir deneyim, gelecek için bir tecrübeye, daha net bir sınıra ya da gerekli bir yön değişikliğine dönüşebilir.

Sartre’ın bu sözünden çıkarabileceğimiz ders şudur: Geçmiş bizi etkileyebilir, ancak bizi tanımlamak zorunda değildir. Gerçek özgürlük, olan bitenle ne yapacağına karar verdiğin anda ortaya çıkar.

Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.