Sezgisel Zekanızı Gösteren 5 İşaret

· 23 Mart, 2017
Çoğu kişinin düşündüğünün aksine, sezgisel zeka öğrenilebilir, bilinç altımız ve hayat tecrübelerimiz onu en iyi şekilde kullanabilmemiz için bize yardımcı olabilir.

Sezgisel zeka bir stildir.

Dünyamıza mantıksal analizle uyguladığımız rasyonel odaktan uzaktır ve entellektüel bir bölüm ile ölçülür.

Son zamanlarda çoklu zeka türleri hakkında konuşmaktayız. Her insan, bir veya birçok bölümde sivrilebilir, hepimizin hayatta başarılı olabileceğimiz üstünlüğümüzün yüksek olduğu yerler vardır.

Howard Gardner gibi yazarlar, insan sezgisinin öneminden bahsetmektedirler. Bunu çok kesin bir şekilde bilimsel olarak görmek yerine, bunu gerçekten değerli bir kavram olarak tanımaktayız.

Ancak sezgilerini dinleyenler gerçek benlikleri ile bağlantı kurabilirler, geçmiş deneyimleri, duyguları ve “altıncı his” dediğimiz şeyi dahil etmek de yaratıcı çözümler bulmamıza olanak sağlar.

Size aşağıda, günlük yaşamınızda sezgisel zekayı mı yoksa tam tersine, keskin, mantıklı ve rasyonel bir yaklaşımı mı edindiğinizi bu 5 işaret ile ayırt etmeniz için bazı şeyler anlatacağız.

1. Sezgisel zekanız duygularınızı dinler ve anlar

Albert Einstein, sadece sezgilerin gerçekten değerli olduğunu söylerdi. Bilinçdışı bir dünyadan bilinçlenmeye varan bu düşünceler beynimizin birer armağanı gibidir. Elbette herhangi bir hediyeden bahsetmiyoruz.

  • Bu, duygusal dünyasının harikalığını, deneyim ve altıncı his ile nasıl bağlayacağını bilen kişinin yansımasıdır.

Duygular kesinlikle bunun temel bir unsurudur. Bizi endişelendiren, engelleyen, kızdıran veya mutsuz eden şeyleri anlamak, kendimiz hakkında net ve doğru bir bilgi verir.

  • Kendi benliğini bilmeyen birisi için yaratıcı fikirler üretmek ve ihtiyaçları doğrultusunda bazı kararlar vermek zordur.

Bunu da keşfedin: Hangi renkler hislerinizi etkiliyor?

Gerçek sezgi kendine güvenden gelmektedir. Ancak kendimizi ve hissettiğimiz şeyleri dengeledikten sonra, gerçek sezgisel zekayı günlük yaşamlarımızda uygulayabiliriz.

2. Önsezilerinize güvenirsiniz

Her şeyden önce şunu açıklığa kavuşturalım, önsezi bir sihir, geleceği görme ya da bize tavsiyeler veren ruhsal bir ses değildir.

  • Önsezi, bilinçaltımızın sesidir. Tepki vermemiz gereken belirli anlarda hızlı bir cevaptır.
  • Eğer içinize doğan bir şey varsa, bu bilinçdışı dünyanın bize yardım etmek için bilinçli olmaya başlamasından başka bir şey değildir.

Bunu daha iyi anlayabilmek için bir örnek verelim:

  • Tanımadığınız birisi var, ama içinizden bir ses, o kişi ile arkadaşlığa veya herhangi türde bir ilişkiye girmekten kaçınmanızı söylüyor. Neden böyle hissediyoruz? Bu önseziyi takip etmeli miyiz?

Bu hisler zihninizde uçuştuğunda, kendi sezginiz, geçmiş tecrübelerinize, kişiliğinize, duygularınıza ve algılarınıza dayanarak size bir mesaj göndermektedir.

Sanki bir cevap bulmak için tecrübelerinizin “içini” açmışsınız gibi.

3. Dikkatlisiniz ve diğerlerinin yargılarının sizi etkilemesine izin vermiyorsunuz

Bazı insanlar sezgisel zekalarına güvenmezler ve bu düşünceler ve hisler tarafından etkilenmememiz gerektiğine inanırlar.

Bunu da okuyun: 5 tür duygusal vampir

Fakat, karar verme konusunda uzman olan ve “Sezgiyi Eğitmek” kitabının yazarı olan Robin M. Hogarth gibi yazarlar şunları söylemektedir:

  • Sezgisel insanlar çok dikkatlidirler.
  • Konular üzerinde eleştirel bir görüşleri vardır ve kolayca sağa sola kaymazlar.
  • Bir karar verirken, sezgilerine ve ayrıca netliğe sebep olabilecek herhangi bir his veya uyarana güvenirler.

Yine de, sezgilerini dinledikten sonra daima bilinçli ve mantıklı bir karar verirler. Sezgi, harika bir başlangıç noktasıdır.

4. Yalnız anlarınızın da tadını çıkarıyorsunuz

Yalnızlık kendimizle iletişime geçme ihtiyacımızı karşılamaktadır. Bu, düşüncelerimizi analiz edebildiğimiz ve duygularımızı anlayabildiğimiz tek andır.

Sezgisel zekası olan insanlar meditasyon yaparak, iç dünyalarıyla sık sık temas halinde olmaktadırlar.

5. “İşaretleri görmeyi” öğrendiniz

İşaretleri anlamak derken aslında çok somut bir şeyden söz ediyoruz.

Bir şeyin en doğru zamanını bilirsiniz. Yalana maruz kaldığınızı anladığınızda, hareket etmeniz gerektiğinde ve bir ilişki veya başka bir sorumluluğu derhal bitirmeniz gerektiğinde bunu algılarsınız.

  • Bu işaretleri izlemek; dikkatli ve çevrenize duyarlı olmayı gerektirir.
  • Sizi bilgeliğe ve içinizdeki güvene götüren, öğrendiğiniz bir tecrübeyi kullanmaktır.
  • Bu işaretleri izlemek, değişime doğru cesur adımlar atmak ve hayatta daha büyük bir mutluluk elde etmek için yeni bir aşama kat etmek demektir.

Bunu da keşfedin: Mutsuz bir ilişkinin 7 işareti

Genellikle, bu altıncı his 40-50 yaşları arasında gelişimini tamamlar.

İşte o zaman mutluluğa yönelik değişiklikler yapmak için yeterli deneyime ve güvenceye sahip oluruz.

Erkek veya kadın olmanız fark etmez; sezgiler, mesela altıncı his, öğrenilebilir. Hepimiz bunu kullanıma koyabiliriz ve koymalıyız.

Eğer bu konu ilginizi çektiyse, aşağıdaki kitapları da okumanızı öneririz:

  • Blink: Düşünmeden Düşünebilmenin Gücü. Malcolm Gladwell (2005).
  • Educating Intuition. (Sezgiyi Eğitmek) Robin M. Hogarth (2002).