Takıntılı Bir Düşünceden Nasıl Kurtulabiliriz

· 9 Ocak, 2018
Fiziksel egzersiz yapmak kafanızı boşaltmanın en iyi yollarından biridir. Eğer bir şey size fazla ağır geliyorsa ya da her zamanki rutininize devam etmenize engel oluyorsa kafanızı boşaltmak için yürüyüşe çıkın.

Hepimiz bazı takıntılı düşüncelerle baş etmek zorunda kaldık. Bir düşüncenin akılda dönüp durması herkesin kimi zaman yaşadığı bir durumdur. Bir ayrılığı, söylediğiniz bir şeyi, iş yerinde başınıza gelen bir olayı düşünmeden duramamak…

Bu takıntılı düşüncelerin, daha önce olmuş bir şeyi, sizin için artık bir önem taşımasa da hala atlatamamamış olmanızla bir ilgisi vardır.

Bu yazımızı da okuyun: Geçmişi değil, bugünü yaşayın

Bu düşüncelerden kurtulmak

Bu düşüncelerden kurtulmak zor olsa da imkansız değildir.

Bugün, sizi sınırlandıran ve hayattan keyif almanıza engel olan takıntılı düşüncelerden kurtulmanın bazı yollarını göstermek istiyoruz.

Kafanızın içinde tutsak olmayın

yağmurda koşan adam

Bir şey hakkında düşünmeyi bırakmanın en iyi yolu bulunduğunuz mekandan uzaklaşmaktır. Çoğu zaman doğada yürüyüş yapmak en iyi seçenektir.

Kendi başınıza ya da bir başkasıyla yapmanız farketmez, aslında en iyisi yalnız başına olmaktır. Bu şekilde düşüncelerinizin akmasını sağlar, aklınıza girmelerine izin vererek daha sonra onları salıverirsiniz.

Yürüyüş yapmak, düşüncelerinizi netleştirmenize ve her şeye, özellikle de anlamlandıramadığınız ya da bir çözümü olmadığı için hakkında endişelenmeye devam etmemeniz gereken şeylere, belli bir pencereden bakabilmenize yardımcı olur.

Bu düşüncelerin faydasızlığı

Yukarıda söylediğimiz gibi, bir düşünceyi kafanızda dönüp dolaştırmak size bir çıkış yolu bırakmaz. Onu göz önüne alırsınız, sizi hapseder ve siz ona tekrar takrar kafa yorarsınız.

Bu süreç gitgide artan ciddi bir anksiyete yaratabilir. Ne de olsa geçmişte bırakmış olmanız gereken bir şey bugününüze dahil olmuştur.

Keşfedin: Anskiyeteyi kontrol etmek için 7 doğal tarif

düşüncelerde kaybolmuş kadın

Bu bir acı çekme, kendine zarar verme ve hayata devam etmekte zorlanma durumudur. Yürüyüş yaparken bunun üzerinde düşünmeli ve bundan nasıl bir kaçış yolu bulabileceğinize kafa yormalısınız.

Sevdiğiniz şeyi mi yapıyorsunuz?

Monoton bir döngüde takılıp kalmak tahrip edici sonuçlar doğurabilir. Aniden yaptığınız şeyden artık zevk almamaya başlayabilirsiniz. Yapmak istediğiniz bir şey için vakit ayırmayabilir ve kendinizi içine kapattığınız bir duvar örmeye başlayabilirsiniz.

Farkına bile varmadan kendinizi rahatlık bölgenizin içine kilitler ve kendi kafanızın içinde tutsak kalırsınız.

Bu kısır döngüden kurtulmak için bir yürüyüşe çıkmalı ve suçluluk duymadan ne yapmak istediğiniz hakkında düşünmelisiniz.

Buna da bir göz atın: Rahatlık bölgenizin dışına çıkmak için on neden

depresyonda olan kadın

Yarın böyle bir şansınızın olmayabileceğini düşünün, bu da elinizde sadece bugün var demek oluyor.

Bir müzeye, sinemaya, partiye, arkadaşlarınızla dışarı çıkmaya, herhangi bir şeye gidin! Fakat sakın ertelemeyin. Hayattan tekrar keyif almaya başlamanın yolu budur.

Farkındalık (mindfulness) egzersizi yardımcı olabilir

Farkındalık egzersizi, söz konusu kafanızın içinden çıkmak olduğunda çok faydalı olabilir.

Farkındalık, düşüncelerinizi gözlemlemeye başladığınız sırada bir yandan da onları serbest bırakmayı öğrenmenizi sağlayarak anskiyeteyi azaltmaya yardımcı olur.

Aynı durumu tekrar tekrar tahlil etmenin size hiçbir faydası olmayacak. Eğer böyle yaparsanız kendi kuyruğunu ısıran yılan gibi olursunuz.

Bunun sebebi duygularınızın hayatınızda özel bir rol oynaması ve acı vermekten başka bir getirisi olmayan bu takıntılı düşüncelerin tuzağına düşmenizdir.

Yardım alın

yardım alın

Bu döngüden kurtulmak için çok fazla çaba sarfetmeniz gerekiyorsa daha büyük bir probleminiz olduğu için böyle olabilir, örneğin başkalarına bağımlı olma gibi.

Yardım istemek her zaman bir seçenektir ve aklınızı kontrol altında tutmanıza yardım eder. Unutmayın: hepimiz bedensel sağlığımız kadar akıl sağlığımıza da iyi bakmalıyız.

Daha önce olduğunu fark etmediğiniz fakat sizi etkileyen başka bir sorununuz olduğunu bile keşfedebilirsiniz.

Bir şey sizi çalışmaktan, yataktan kalkmaktan, verimli olmaktan ya da hayatın tadını çıkarmaktan alıkoyuyorsa yardım istemeyi düşünmek hiç de garipsenecek bir durum değildir.

Aklımıza hükmetmek kolay değildir. Hatta aklımızdan geçenler üzerinde ne kadar kontrol kurmaya çalışırsak o kadar kontrol edilemez hale gelebilir.

Bunların size ne söylemeye çalıştığını, amacının ve kullanımının ne olabileceğini anlamak önemlidir. Bununla birlikte, çoğu zaman takıntılı düşüncelerin tek bir hedefi vardır: size daha fazla acı çektirmek.