Unutmayın: Siz Kimseyi Kaybetmezsiniz, Onlar Sizi Kaybeder

· 25 Nisan, 2017
Kayıplar ve ayrılıklar hayatın üzücü bir gerçeğidir. Üzüntü ile başa çıkmayı öğrenin ve şunu hiçbir zaman unutmayın: birini kaybettiğiniz için kendinizi kaybetmeyin.

Bakış açınızı nasıl değiştireceğinizi öğrenin ve ayrılığın ardından kaybettiğiniz şeyin neye sahip olduğunu bilmeyen insanlar olduğunu fark edin.

Kuşkusuz hayatınızın bir noktasında, size çok şey ifade eden birini kaybetmişsinizdir: bir sevgili, bir arkadaş, aileden birisi…

Bugün, fiziksel kayıplardan değil, duygusal kayıplardan bahsediyoruz. Bu, hayatımızda kökleşen ayrılıklarla ilgilidir. Bunlar bizi yaralayan ve sorularla bırakan ilişkilerdir.

İlişkinin sona ermesi ile ilgili en zoru, hangi çeşit ilişki olursa olsun, kişisel gelişimimize katkıda bulunacak pozitif bir şekilde bu ayrılıkla yüzleşmek kolay değildir.

Ayrıldıktan sonra, özsaygının inişe geçmesi yaygınbir şeydir.

Çoğu insan bu bitiş için kendini suçlar, böylece kendini yıkıcı bir düşünce sarmalına ve suçlamalara dahil eder. “Şunu farklı yapabilirdim”, “sevilmeyi hak etmiyorum”, “o kişi için yeterince iyi değildim…” gibi şeyler düşünürler.

Açık konuşalım: Duygusal kaybın acısını atmak, aklımızdan geçen düşünceleri kontrol etmemizi gerektirir.

Kendinizden daha büyük bir düşman yoktur. Ayrılmak gibi duygusal kayıplarda, bazen kendi eziyetimiz oluruz.

Bu işe yaramayacaktır. İşte size duygularınızı yönetmek için bazı basit, etkili stratejiler.

Kaybettiğiniz, arkada bıraktığınız şey sizi ileri gitmeye sevk edecek şeydir

İnsanlar düşündüğümüzden daha kırılgandırlar.

Günlük hayatımızda, her şey yolundaymış gibi göstermenin bir yolunu buluruz. Bu, her şeyi yapabileceğimizi düşünmemize yardımcı olur, hiçbir şey bize zarar veremez.

Hayatımızın belirli zamanlarında, aslında buna gerçekten inanırız çünkü sevdiğimiz insanlarla kurduğumuz güçlü bağlardan zevk alırız.

Yakın arkadaşlıklar, iyi aile ilişkileri ve mutlu, romantik bir ilişki bizi kanatlandırır, güç ve iyimserlik verir.

Fakat zaman zaman bunların birden dağılması için, bu mükemmel zincirde bir gevşek bağlantı yeterlidir.

Birdenbire, ne yapacağımızı, ne düşüneceğimizi veya nasıl cevap vereceğimizi bilmediğimiz olumsuz duygularda boğuluruz.

Öğrenin: İlişki durumunuzun önemi yok: mutlu olun yeter

Varoluştemelimiz ayaklarımızın altında çökmüş gibi hissederiz, kayıp, ayrılık veya bizi bırakan kişi hakkında düşünmeyi bırakamayız; ve bunun sebebini bilmeyiz.

Sevgi için yalvarmayın.

Her şeyden önce, öfke, umutsuzluk, üzüntü veya korku gibi olumsuz duyguların beynimizde bir amacı olduğunu anlamalıyız. “Tehlikeye” cevap vermek için bize gerçeğin ne olduğunu gösterirler:

  • Olumsuz duygular içgüdüseldir ve bizi bir şey arayışına sokar: bir reaksiyon olmak zorunda.
  • Eğer o kişinin artık bizi sevmediği açıkça belli ise, hiçbir şey bir şans daha istemeye devam etmekten daha yıkıcı değildir.
  • Ayrılık acıtır. Üzüntüyü hissetmek, ağlamak ve kendi düşüncelerimizle zaman geçirmemiz gereklidir.
  • Daha sonra, olanları kabul edip ilerlemeye başlarız.

Focusing on the past and what-if’s doesn’t do anything except make your despair chronic.

Keşfedin: Mutlu insanların 5 alışkanlığı

Onlar sizi kaybetmiştir, siz onları değil.

Siz kimseyi kaybetmediniz, onlar sini kaybettiler. Bu gibi şeylere odaklanmak, ben merkezli olmaktan çok, duygusal gücün işaretidir. Unutmayın:

  • Bir kişi umutlarınıza ve hayallerinize uymuyorsa, değerinizi anlamadıysa, sevginize, şefkatinize ve nezaketinize uymuyorlarsa, o zaman kaybetmiş olan kişi siz değilsiniz, onlardır.
  • Bu kayıp için kendinizi suçlayamazsınız.
  • Kendinize acımayın ya da çok yüklenmeyin; onların planlarına uymanız için değişmeniz gerektiğini düşünmeyin.
  • Kimliğinizi veya sizi harika bir insan yapan şeyi asla kaybetmeyin. Eğer birisi bunu sevmezse, bu onun problemidir; eğer anlamıyorsa, bu kendinize işkence etmek için bir sebep değildir.

Kendi sevginizi besleyin, özsaygınıza iyi bakın ve başkası onları göremediği için ya da bunlar o kişinin kalbinin şekline uymadığı için üzerinde çok çalıştığınız güzel niteliklerinizi yok etmeyin.

Birini kaybettiğiniz için kendinizi kaybetmeyin.

Bu, kendinizi kaybetmeye değmez. Yakınlık umduğunuz kişi mesafe koymayı seçtiği için kendinizi sevmeyi bırakmak sağlıklı değildir.

  • Kendinize bakmayı bırakırsanız veya kendi kalbinizden uzaklaşmayı seçerseniz, üzgün bir mahkum olursunuz.
  • Size kapısını kapatıp, zihninizde hüzün tohumları ekmiş, size hayır demiş olan kişinin tutsağı olursunuz.
  • Bu sayfayı kapatın ve acı çekme döngüsünü bitirin.
  • Ortaya çıkın ve kendinizi tekrar tanımaya başlayın.
  • Kendinizi daha iyi hissetmenizi ve kendinizi unutmanızı sağlayacak yeni bir sevgi aramayın.

Bu vakalarda yapılması gereken en iyi şey, iyileşmek için biraz zaman harcamak ve sizi mutlu eden şeyleri bir kez daha hatırlamaktır. Hayallerinizi ve neyin sizin için önemli olduğunu öğrenin.

Kaybettiğiniz şey artık yok. O geçmişte kaldı. Sahip olduğunuz şey yeni sevinçler ve yeni umutlardır.

Eğer isterseniz, uzanıp onu alabilirsiniz.

Görsel referans: Stasia Burrington
Ana görsel referans: wikiHow.com