Akciğer Nakli: Bilmeniz Gereken Her Şey

Akciğer nakli, zamanla gelişmiş ve daha cesaretlendirici rakamlar sunmakta olan bir prosedürdür. Bu tür bir ameliyatı olan bir kişi sürekli duygusal destek ve yaşam stillerini değiştirmek için çok fazla disipline ihtiyaç duyacaktır.
Akciğer Nakli: Bilmeniz Gereken Her Şey

Son Güncelleme: 11 Şubat, 2021

Akciğer nakli, hastalıklı ya da başarısız akciğerlerden birinin ya da her ikisinin, ölmüş bir donör tarafından sağlanan sağlıklı olan organlar ile değiştirildiği cerrahi bir prosedürdür. Hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde arttıran karmaşık bir ameliyattır.

İlk başarılı akciğer nakilleri 1960’larda Dr. James D. Hardy ve ardından 1968’de Dr. Denton A. Cooley tarafından gerçekleştirilmiştir. İlk hasta, konjestif kalp yetmezliği ve tekrarlayan zatürresi olan iki aylık bir kız çocuğudur.

Tıp uzmanları, bir hastada son dönem akciğer hastalığı ya da geleneksel tedavilere dirençli olduğu kanıtlanmış ciddi bir durum olduğunda bu tür bir prosedüre başvurur. Akciğer nakli adaylarının uygun olmak için belirli gereksinimleri karşılaması gerekir.

Bir Akciğer Nakli Neden Yapılır?

Tipik olarak tıp uzmanları, akciğer yetmezliğini gidermek için mevcut tüm tedaviler işe yaramadığında akciğer nakline başvurur. Genel olarak konuşursak, bu ameliyat, ciddi bir akciğer rahatsızlığı olan 75 yaşın altındaki kişiler için endikedir.

Akciğer nakli yapılmasına neden olabilecek bazı hastalıklar şunlardır:

Akciğerlerin görünebildiği plastik bir vücut modeli.
Bir ya da iki akciğer nakledilebilir.

Endikasyonlar

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, akciğer nakli adaylarının belirli gereksinimleri karşılamaları gerekir. Prosedüre uygun olmak için, bunları karşılamalıdırlar. İşte tıp uzmanlarının dikkate aldığı kriterlerden bazıları:

  • Yaş. Hastalar 75 yaşında ya da daha genç olmalıdır. Bununla birlikte, 55 yaş ve üstü hastalar daha yüksek riskli kabul edilir.
  • Vücut kitle indeksi. 35’ten yüksek olmamalıdır.
  • Ölme riski. Bu prosedür, nakil yapılmazsa önümüzdeki iki yıl içinde %50 ölme riski olan hastalar için idealdir.
  • Nakil sonrası yüksek hayatta kalma şansı. Hastanın genel sağlık durumuna göre.
  • Bağlılık. Nakil alıcısı bir daha asla sigara içmemeli, psikoaktif ilaçlar kullanmamalı ve bir pulmoner rehabilitasyon programına katılmalıdır.

Aktif enfeksiyonu olanlar prosedürü yaptıramazlar. Son iki yılda kanser olmuş ya da başka bir organında ciddi sağlık sorunu olan hastalar için de uygun olmayabilir. Aynı şekilde, yetersiz beslenenler ya da nakil sonrası tedaviye uyumu garanti eden bir destek ağına sahip olmayanlar kişiler de uygun olmama riskine sahiptir.

Bu yazımızı da okumalısınız: Akciğer Sağlığını Korumak İçin 8 Bitki

Akciğer Nakli Riskleri

Akciğer nakli, ciddi riskleri olan karmaşık bir ameliyattır. En önemlisi organ reddi ve enfeksiyondur. İlki, hastanın bağışıklık sistemi nakledilen akciğere ya da akciğerlere saldırdığında ortaya çıkar.

Reddetme önleyici ilaçlar bunun gerçekleşmesini engelleyebilir. Ancak kilo alma, mide problemleri ve yüzdeki tüylerin uzaması gibi yan etkilere neden olabilirler. Bu ilaçlar aynı zamanda bir kişiyi diyabet, kemik erimesi, böbrek yetmezliği ve yüksek tansiyon gibi diğer hastalıklara da daha yatkın hale getirirler.

Bu nedenle, bu tür bir nakilden sonra hasta sıkı hijyen önlemlerine uymalı ve kalabalıklardan ya da hasta insanlardan kaçınmalıdır. Son olarak, bir diğer olası risk, artan kan pıhtılaşmasına bağlı olarak ameliyat sonrası pıhtı oluşumudur.

Prosedür

Akciğer naklini gerçekleştirme süreci, ameliyat gerçekleşmeden çok önce başlar. Bir hasta değerlendirildikten ve prosedür için uygun görüldükten sonra, hastane, bir donör bulunana kadar hastayı bekleme listesine alır.

Nakil adayı bir donör beklerken, doktorunun yaşam tarzı ile ilgili talimatlarını da takip etmelidir. Prosedür için bir akciğer mevcut olduğunda, hasta ile uyumluluğu değerlendirilir. Uyumluysa, tıp uzmanları nakli gerçekleştirebilir.

Hazırlık

Akciğer nakli için bekleme listesindeki bir hasta, nakil koordinatörünün çağrısına gerçekleşir gerçekleşmez cevap vermeye hazır olmalıdır. Hastalar, kişisel eşyaları ve düzenli ilaçlarını içeren bir valizi kenarda hazır tutmalıdır.

Hasta hastaneye geldiğinde, uyumluluğunu doğrulamak için bir dizi teste tabi tutulur. Doktorlar ayrıca genel sağlık durumlarını da değerlendirirler. Herhangi bir şüpheleri varsa, prosedürü iptal edebilirler. Her şey yolundaysa ameliyat hemen yapılacaktır.

Bu yazımızda daha fazlasını öğrenin: Akciğer Sağlığı: 10 Tehlike İşareti

Cerrahi Müdahale

Akciğer nakilleri genel anestezi altında yapılır. Tek bir akciğer nakledilecekse ameliyat dört ile sekiz saat arasında sürer. Her iki akciğer de nakledilirse, altı ila on iki saat arasında sürebilir.

Prosedürün adımları şunlardır:

  • İlk olarak, tıp uzmanı bir ekstrakorporeal dolaşım sistemini (kalp-akciğer makinesi) harekete geçirir.
  • Eğer sadece bir akciğeri nakledeceklerse, göğsün yan tarafına bir kesi yaparlar.
    Her iki akciğeri de nakledeceklerse, göğsün altından göğsün her iki tarafını da kapsayan bir kesi yaparlar.
  • Daha sonra akciğerlerden birini ya da her ikisini birden çıkarırlar ve yeni organların kan damarlarını ve hava yollarını hastanın vücuduna bağlarlar.
  • Göğüsten hava, sıvı ve kanı boşaltmak için problar yerleştirilir. Bunlar, yeni akciğerler normal şekilde genişleyene kadar birkaç gün orada kalacaklardır.
  • Akciğerler çalışmaya başladıktan sonra tıp uzmanları kalp-akciğer makinesini çıkarır.

Ameliyat Sonrası

Hastanın 7 ila 21 gün arasında bir süre boyunca hastanede kalması gerekir. Ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) birkaç gün geçirmeleri muhtemeldir. Bununla birlikte, her tıp merkezinin kendi protokolleri vardır.

İlk 24 ila 48 saat çok önemlidir. Bu süre zarfında doktorlar hastayı dikkatle izler ve akciğerleri, kalbi, böbrekleri ve ruh halini değerlendirir. Aynı şekilde herhangi bir kanama olmadığını da doğrularlar.

Bir hastanın akciğer röntgenini inceleyen bir doktor.
Evet, akciğerler tıbbi kriterlere göre nakledilir. Ancak, devamında ameliyatın başarısı açısından hastanın taahhüdü çok önemlidir.

Akciğer Nakli Sonrasında İyileşme

İyileşme süresi yaklaşık altı aydır. İlk üç ay sırasında hastanın doktoru akciğerlerin işleyişini yakından izler ve değerlendirir. Bu şekilde herhangi bir komplikasyonu önleyebilirler.

Bu ilk aşamada, hastanın röntgen, biyopsi, laboratuvar testleri ve elektrokardiyogram gibi testleri yaptırmak için sık sık hastaneyi ziyaret etmesi gerekecektir. Doktorlar ayrıca hastanın ilaçlara tepkisini de izler.

Bu aşamadan sonra hasta, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar almak ve düzenli olarak tedavi ve kontrollere katılmak da içine dahil olmak üzere yaşamında değişiklikler yapmalıdır. Akciğer naklinden sonraki ilk yıl en kritik yıldır. İlk yıldan sonra tüm riskler azalmaya başlar.

Çoğu durumda, hasta ilk üç ay boyunca haftalık olarak doktorunu ziyaret etmek zorunda kalacaktır. Ardından, bir yıl boyunca üç ayda bir yapılacak kontroller gerekecektir. Bundan sonra, önümüzdeki beş ila 10 yıl boyunca yıllık bir ziyaret yeterlidir.

Akciğer Naklinden Sonra Uzun Vadeli Hayatta Kalma

Mevcut verilere göre, bir akciğer nakli sonrasında ortalama yaşam süresi 5,8 yıldır. Bu, kişinin önceki hastalığına bağlı olarak değişebilir. Kistik fibrozu olan insanlar ameliyattan sekiz ya da daha fazla yıl sonra hala hayatta olabilirler.

Ortalama olarak, idiyopatik interstisyel pnömoni hastaları 4.8 yıl hayatta kalır. Bu prosedürü geçirenlerin %32’si 10 yıl ya da daha fazla yaşar. En yüksek ölüm riski ilk 12 aydadır. Bu nedenle bu süre zarfında tıbbi kontroller pekiştirilir.

It might interest you...
Yeni Doğanlarda Solunum Hastalıkları
Sağlığa bir adımsayfasında okuyun Sağlığa bir adım
Yeni Doğanlarda Solunum Hastalıkları

Yeni doğan bebeklerde solunum hastalıkları son derece risklidir, çünkü geri döndürülemez hasarlara ya da ölüme neden olma riskleri yüksektir.



  • Nova, E., Montero, A., Gómez, S., & Marcos, A. (2004). La estrecha relación entre la nutrición y el sistema inmunitario. Soporte Nutricional en el Paciente Oncológico. Gómez Candela C, Sastre Gallego A (eds). Barcelona: Glosa, 9-21.
  • Ascaso, J. F. (2014). Diabetes mellitus tipo 2: nuevos tratamientos. Medicina Clínica, 143(3), 117-123.
  • Santillán-Doherty, P., Jasso-Victoria, R., Olmos-Zúñiga, R., Sotres-Vega, A., Argote-Greene, L. M., Tattersfield, T. E., & Villalba-Caloca, J. (2005). Trasplante de pulmón. Revista de investigación clínica, 57(2), 350-357.
  • Contat, C., et al. “Trasplante pulmonar en dos pacientes con sarcoidosis. Descripción de casos y revisión fisiopatológica.” Revista Española de Anestesiología y Reanimación 56.10 (2009): 635-640.
  • Estrada, Horacio Giraldo. EPOC Diagnóstico y tratamiento integral: con énfasis en la rehabilitación pulmonar. Ed. Médica Panamericana, 2008.
  • Parada, María Teresa, and Claudia Sepúlveda. “Trasplante Pulmonar: estado actual.” Revista Médica Clínica Las Condes 26.3 (2015): 367-375.
  • Miñambres, E., et al. “Trasplante pulmonar con donantes de edad marginal (≥ 55 años).” Medicina intensiva 35.7 (2011): 403-409.
  • Melo, Joel, et al. “Consideraciones en la derivación y selección de candidatos a trasplante pulmonar.” Revista chilena de enfermedades respiratorias 33.1 (2017): 37-46.