Asit Reflüsü Hastalığı ve Azaltmak için İpuçları

· 10 Ocak, 2016
Gastroözofegeal reflü (gerd) ya da asit reflüsü herkesin hayatının bir noktasında mutlaka yaşadığı bir rahatsızlıktır. Bazen belirtiler çok açıktır, bazense sessiz bir rahatsızlık olarak görülebilir.

ABD’de en çok satılan ilaçların asit reflüsü ya da mide yanması için kullanılan ilaçlar olduğunu biliyor muydunuz? İnsanların yemekten sonra bu “ateşli” mide durumundan dert yandığı tek ülke tabii ki ABD değildir.

Eğer sizde de bu problem varsa, asit reflüsünü azaltmak için bazı ipuçlarını tartışacağımız aşağıdaki makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Asit Reflüsü Hakkında…

Asit reflüsü ve mide yanması, sindirim sisteminde en sık görülen iki rahatsızlıktır. Büyük veya ufak çaplı da olsa mutlaka herkes bu sorunu yaşamıştır. Bu durum, mide asidinin yemek borusundan boğaza doğru ulaşmasıyla oluşur. Asit reflüsünün en sık görülen belirtileri şunlardır:

  • Ekşime: Yemekten sonra göğüste ve boğazda, yanma veya baskı gibi acı bir his
  • Yiyeceklerin ağza kadar geri gelmesi
  • Ekşi bir tatla beraber mide bulantısı
  • Yiyecekleri yutmada zorluk
  • Reflü
Gastroözofageal reflü

Eğer bir insan haftada en az bir kere asit reflüsü yaşıyorsa, bu durum genellikle gastroözofegeal reflü olarak adlandırılır. ABD’deki insanların yarısı asit reflüsünden, %20’lik kısmı ise gastroözofegeal reflüden dert yanmaktadır.

Amerikalıların beslenme alışkanlıklarının dünyadaki en sağlıklısı olduğunu söyleyemesek de, bu sayıların İspanya gibi diğer gelişmiş ülkelerde de benzer olduğu bir gerçektir.

Bunu da okuyun: Asit Reflüsünden Muzdaripseniz Uzak Durmanız Gereken 7 Gıda

Yiyeceğinizi yuttuğunuzda, yemek borusundan aşağı doğru gider, özofagus sfinkterini geçerek mideye ulaşır. Sfinkter, oradan her yemek geçtiğinde açılıp kapanan bir bariyer ya da kapak görevi görür.

7 cm boyutundadır ve görevi, midenizin içindekilerin geri gelmesini engellerken, midenize ne girdiğini kontrol etmektir. Özofagus sfinkteri bir kas olduğundan, kapalı kalmak için göstereceği yetenek ve güç farklılık gösterebilir.

Çok hızlı yemek yemekten kaynaklanan birçok asit reflüsü vakası vardır. Belli başlı yiyecekler ve içinde kullandığınız malzemeler, yemekten hemen sonra yatağa gitmek, hatta mide basıncınız ve fiziksel aktiviteler bile bunu tetikleyebilir.

Midenizde, sindirim sırasında yiyecekleri parçalamaya yarayan çok güçlü asitler bulunur. Eğer bu “geçiş” yarı açık halde olursa, asitler yemek borunuza kadar gelerek göğsünüzde oluşan yanma hissine sebep olur.

Kustuğunuz zaman olan şeyi düşünün. Boğazınızdaki aynı yanma hissiyle birlikte, ağzınızda ekşi bir tat olduğunu fark edersiniz. Bunun nedeni yediğiniz yiyeceklerin mide asidiyle karışmış olmasıdır.

mide yanması reflü

Asit Reflüsü Nelere Sebep Olur?

Asit reflüsü, ülsere ve kronik yemek borusu iltihabına neden olacak kadar sık oluşmaya başladığında gerçekten bir problem haline gelir. Bazı insanlarda bu, yemek borusunun tahrişine ve hatta akciğer hastalıklarına bile neden olabilir! Ağza ulaşan asitler ise, diş minesinde erozyona ve ağız kokusuna neden olur.

Şunu da belirtmekte yarar var; bazı insanlar yukarıda değindiğimiz reflü belirtilerini fark edip doktorlarına başvuracaktır. Fakat bazı insanlar bu belirtilerin farkına hiç varamayabilir. Bu, “sessiz reflü” olarak bilinir ve sadece pH seviyenizin ölçülmesi ve endoskopik muayene ile teşhis edilebilir.

Hayat boyu reflü

Doğduğunuzdan beri bir çeşit asit reflüsü mutlaka yaşamışsınızdır. Bu o kadar da kötü bir durum değildir. Zaman zaman çocuğunuzda da olursa endişelenmeyin. Yeni doğan bebeklerin yaklaşık %85’inde reflü veya emdikleri anne sütünün ağza geri gelme durumu yaşanabilir.

Hayatın ilk yıllarında, bu tamamen normaldir. Ayrıca, hamile kadınlar da karında oluşan fazla baskıdan dolayı zaman zaman asit reflüsü problemi yaşayabilir. Aslında, işte tam da bu nedenle asit reflüsü genelde obeziteyle ilişkilendirilir.

Bel çevresindeki aşırı yağlar karın boşluğunda baskıya neden olur. Aşırı kilolu insanlar da, çoğu zaman bu durumu daha da kötüleştirecek yiyecekleri yerler. Bu, hem çocukluk döneminde hem de ergenlik ve yetişkinlik döneminde yaşanabilir.

Yukarıda söylediğimiz gibi, reflü hayatın bir parçasıdır. Ayrıca, şunu da belirtmeliyiz ki, 60 yaşın üzerindeki insanlarda daha sık görülebilir. Çünkü yemek borusunun “tepesindeki” kas, uzun yıllar çalıştıktan sonra zayıflar.

Reflüden nasıl uzak durabilirsiniz

Sağlıklı beslenin

Bazı insanlar yedikleri yiyecekler ya da içindekiler nedeniyle asit reflüsü yaşar. Ancak; kahve, nane, çikolata, alkol, domates sosu, baharat veya baharatlı yiyecekler ve işlenmiş süt ürünleri tükettikten sonra neredeyse herkesin asit reflüsü belirtilerinde artış görülmektedir. Bu nedenle, daha fazla meyve, sebze, tam tahıl, kabuklu kuruyemiş ve su tüketmek en mantıklısı.

Beslenme alışkanlıklarınızı geliştirin

Reflüyü daha kötü hale getirebilecek yiyeceklerin listesini aklınızda bulundurmanızın yanında, özellikle geceleri daha az yemek de iyi bir fikirdir. Akşam yemeğinizi yedikten sonra doğruca yatağa gitmenin size hiç bir faydası olmaz.

Akşamları, bolca sebze ve meyveden oluşan hafif yiyecekleri tercih etmek daha iyi bir fikirdir. Ayrıca, çok fazla alkol tüketmekten ve hazır gıda ya da işlenmiş yiyecekler tüketmek için dışarı çıkmaktan kaçınmalısınız. Yemeğinizin aşırı sıcak veya soğuk olmadığından, yavaş yediğinizden ve yiyecekleri yutmadan önce iyice çiğnediğinizden emin olun.

Yeteri kadar uyuyun

Öğünlerden sonra kendinizi iyi hissetmeniz için ihtiyacınız olduğu kadar dinlemeye çalışın. Bu, tüm kaslarınızın, özellikle de özofagus sfinkterinin rahatlamasına yardımcı olur.

Benzer şekilde, stres seviyenizi de mümkün olduğu kadar düşük tutmanız yararınıza olacaktır. Aksi takdirde, reflü her gün karşılaşacağınız bir durum haline gelir. Bu da ciddi ve geri dönüşü olmayan daha fazla sağlık problemine neden olur.

  • Eraslan, D., Öztürk, Ö., Bor, S., & Kayahan, B. (2005). Gastroözofageal reflü hastaliğinin psikiyatrik yönleri: Bir gözden geçirme. = Psychiatric aspects of gastroeosophageal reflux disease: A review. Anadolu Psikiyatri Dergisi6(2), 107–112. Retrieved from http://www.redi-bw.de/db/ebsco.php/search.ebscohost.com/login.aspx%3fdirect%3dtrue%26db%3dpsyh%26AN%3d2005-08962-006%26site%3dehost-live
  • Keskin, M., & Bor, S. (2013). Gastroözofageal reflü hastaliǧi. Turk Toraks Dergisi14(SUPPL. 3), 11–17. https://doi.org/10.5152/ttd.2013.103
  • Erdemir, G., Özgür, T., Canitez, Y., Kayik, B., Özboyaci, A., & Özkan, T. B. (2009). The evaluation of gastroesophageal reflux disease with esophageal pH monitorization in children | Çocuklarda pH monitörizasyonu ile gastroözofageal reflü hastaliǧinin deǧerlendirilmesi. Guncel Pediatri7(3).