Bağırmak ve Çocuklar Üzerindeki 5 Olumsuz Etkisi

21 Mayıs, 2020
Yapılan araştırmalar çocuklara bağırmanın onlara hem duygusal, hem fiziksel hem de beyin fonksiyonları anlamında zararlar verebileceğini ortaya koymuştur. Bu yazımızda konunun detaylarını sizler için bir araya getirdik.

Çocuklara bağırmak onların eğitimi için uygulayabileceğiniz en iyi seçenek değildir. İster inanın ister inanmayın, bir şiddet türü olan bağırmanın, çocuğunuzun beynine ve kişilik oluşumuna uzun dönemde çeşitli zararlar verebileceği keşfedilmiştir. Aşağıda sizlere, çocukların saygı çerçevesi içinde yetiştirilmesinin neden önemli olduğuna ilişkin çeşitli detaylar sunuyoruz. Bu yazımızı dikkatlice okuyarak sevgi ve empati gibi olumlu faktörlerin yardımıyla çocuğunuzu nasıl disiplinli bir biçimde yetiştirebileceğinizi öğrenin.

Anne ve Babaların Bağırması

Bağıran bir kadın
Bağırmak, herhangi bir durumda kontrolü kaybettiğinizin işaretidir.

Bağırdığınız zamanlarda hiç dönüp kendinize baktınız mı? Bağırmak, aslında belirli bir durumda kontrolü kaybetmek demektir. Benzer şekilde başkaları tarafından işitilmek ve kendi fikirlerimizi onlara dayatmak için kullandığımız bir yöntemdir. Peki sesinizi yükselterek gerçekten de vermek istediğiniz mesajı karşı tarafa iletebileceğinizi gerçekten de düşünüyor musunuz?

Psikiyatr Dr. Joseph Shrand tarafından kaleme alınan “Outsmarting Anger: 7 Strategies for Defusing Our Most Dangerous Emotion”  adlı kitapta yer alan verilere göre, sesinizi yükseltmeye başladığınızda çocuğun limbik sistemi harekete geçer. Bu sistem, içgüdüsel bir şekilde “savaş ya da kaç” tepki mekanizmasını devreye sokan sistemdir.

Yani, çocukları dinleyip söylediklerini dikkate almak yerine onlara bağırdığınızda aslında ulaşmak istediğinizin tam tersi bir etki yaratmış olursunuz. Tepkisel olarak çocuklar da size karşı bağırır ya da pes ederek kaçıp kendi içlerine kapanma yolunu seçerler.

Ayrıca bağırmak, hem sizin hem de çocuğunuzun kötü hissetmesine neden olur. Şimdi, bağırmanın çocuklarda ne gibi etkiler yarattığını detaylı olarak inceleyelim.

Neden Çocuklara Bağırmaktan Kaçınmak Gerekir?

1. Bağırmak Çocukların Beyninde Çeşitli Değişimler Oluşmasına Yol Açar

Oğluna bağıran bir anne
Çocuklara bağırmak onların beyin ve duygusal gelişimlerini olumsuz yönde etkiler.

2011 yılında yapılan bir çalışmaya göre, erken yaşlarda ve sürekli olarak devam eden bağırma kaynaklı stres, beynin sözlü bilgi işleme yöntemlerinde çeşitli değişimlerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Yani çocuklara bağırmak, onların beyin gelişimini etkileyebilir. Bu bağlamda beyin, olumsuz bilgileri ve olayları olumlu olanlara göre çok daha hızlı ve derinlemesine işlemeye başlar.

Okuyun: Çocuklarda Ruhsal Bozukluklar ve Semptomları

2. Çocuklara Bağırmak Depresyona ve Kendine Güven Eksikliklerine Yol Açar

Anneniz, babanız ya da öğretmeniniz size bağırdığı zaman kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlıyor musunuz? Çocuklara bağırmak korku, hayal kırıklığı ve üzüntüye neden olur. Bunun yanında, bu geçici duygulara ek olarak çocuğun psikolojik durumu da son derece olumsuz etkilenir.

Sesinizi yükselterek çocuğunuzun sizi dinlemesini sağlamaya çalışarak ona çok açık ve net bir mesaj iletiyorsunuz demektir: “Tam da beklediğim gibi hiçbir şeyi doğru bir biçimde yapacak kadar iyi değilsin.” Sabırsız olmak ve tolaranslı davranmamak çocukların kendilerini sizin beklentilerinizi karşılayacak kapasitede olmadıklarını düşünmelerine yol açar. Elbette bu durum kendilerine olan güvenin azalmasını kaçınılmaz hale getirir.

Bunun da ötesinde yapılan bazı araştırmalar, çocukluk döneminde karşı karşıya kalınan sözlü tacizlerin yetişkinlikte psikolojik problemlere yol açtığını ortaya koymaktadır. Aslında bağırmak, depresyon ve anksiyete ile ilgili sorunlara neden olabilir. Hatta alkol, uyuşturucu kullanımı ya da riskli cinsel ilişki gibi kişinin kendine zarar verdiği durumların bile ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

3. Duygusal Taciz Davranış Problemlerini Daha Da Kötü Bir Hale Getirebilir

Bağıran bir baba
Sorunları çözmek bir yana bağırmak, içinde bulunduğunuz durumu daha da kötüleştirir.

Yazımızın başında da altını çizdiğimiz gibi çocuklara bağırmak, gerek savunma gerekse kaçma şeklinde davranışlar sergilemelerine yol açan limbik sistemlerinin tepki vermesine neden olur. Çoğu kez sesinizi çocuğa karşı yükseltmeniz, bir sorunu çözmekten çok durumu daha da kötü bir hale getirebilir. Çocuk daha isyankar tavırlar sergilemeye başlar, dik başlı davranır ve hatta kendisini tehlikeye sokabilecek tutumlara bile girebilir.

13 yaşındaki çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar, anne ve babalarının bağırmaları sonucu stres içine giren çocukların orta vadede olumsuz davranışlarında yükseliş görüldüğünü gözler önüne sermektedir. Bu nedenle, durumun daha da içinde çıkılmaz bir hal almasını istemiyorsanız çocuklarınıza bağırmaktan kaçınmanız gerekir.

Okuyun: Çocuklarda İşbirlikçi Oyun Nasıl Teşvik Edilir

4. Bağırmak Çocukların İçinde Bulundukları Durumla Başa Çıkmaları Konusunda Yanlış Yönlenmelerine Neden Olur

Anne ve babalar, çocukların kendilerini gördükleri birer ayna gibidirler. Eğer bizler duygularımızı kontrol altında tutmayı beceremezsek, onlardan bunu başarmalarını nasıl bekleriz? Kontrolümüzü kaybederek aslında onlara bizim gibi davranmalarını öğretiriz. Yani onlara bağırdığımızda, istediklerini almaları için yapmaları gerekenin bu olduğunu göstermiş oluruz.

Peki bağırmak yerine neden onlarla konuşmayı denemiyoruz? Neden çocuklara kızgınlıklarını ve hayal kırıklıklarını pozitif bir biçimde çözmenin yollarını öğretmiyoruz? Anne ve babalar olarak bizler onlara doğru birer örnek olmalıyız. Böylelikle yarın büyüdüklerinde kendilerine güvenen, empati kurabilen ve saygılı birer yetişkin olmaları mümkün olacaktır.

5. Bağırmak Çocukların Fiziksel Sağlığını Olumsuz Yönde Etkileyebilir

Oğluna bağıran bir baba
Bağırma sonucu yaşanan stres çocuğun sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

Bilimsel çalışmalar, sürekli olarak kendisine bağırılan çocuklarda endokrin salgısı sonucu oluşan stresin çeşitli kronik hastalıklara yol açabileceğini göstermektedir. Olası fiziksel problemler arasında şunları sayabiliriz:

  • Eklem iltihabı (artrit)
  • Migren ya da baş ağrısı
  • Sırt ve boyun problemleri
  • Diğer kronik ağrılar.

Sonuç olarak, eğer çocuklarımızın mutlu, duygusal olarak empati kurabilen, dirençli ve sağlıklı yetişkinler olmasını istiyorsak, öncelikle kendi duygularımızı kontrol altına almayı başarmamız gerekmektedir. Çocuklara bağırmak yaşadığımız problemlerin çözümü değildir. Ayrıca bu yöntem, onların daha hızlı giyinmelerini ya da yemeklerini daha hızlı bitirmelerini de sağlamayacaktır.

Bağırmayı bugün bırakın ve saygı sınırları çerçevesinde, pozitif eğitim tekniklerini uygulamaya çalışın. Kendinizi sanki patlayacakmış gibi hissettiğinizde dışarı çıkın, bir yürüyüş yapın ve sakinleşin. Çocuklarınızla diyalog kurun ve konulara onların bakış açılarından yaklaşmaya çalışın. Unutmayın ki sizler, çocuklarınızın kendilerine baktıkları birer ayna gibisiniz. Bu aynada kendilerini nasıl gördükleri büyük oranda size ve sizin davranışlarınıza bağlı olacaktır.

  • NCBI. (2011). Exposure to parental verbal abuse is associated with increased gray matter volume in superior temporal gyrus. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20483374
  • NCBI. (2012). The Long-Term Health Consequences of Child Physical Abuse, Emotional Abuse, and Neglect: A Systematic Review and Meta-Analysis. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3507962/
  • Wang, Ming‐Te. Kenny, Sarah. Longitudinal Links Between Fathers’ and Mothers’ Harsh Verbal Discipline and Adolescents’ Conduct Problems and Depressive Symptoms. https://doi.org/10.1111/cdev.12143
  • Al Odhayani, A., Watson, W. J., & Watson, L. (2013, August). Behavioural consequences of child abuse. Canadian Family Physician, 59(8), 831-836
    ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3743691/
  • NCBI. (2011). Psychological stress in childhood and susceptibility to the chronic diseases of aging: moving toward a model of behavioral and biological mechanisms. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21787044?dopt=Abstract