Basit Bir Kan Testi Tümörün Yerini Tespit Edebilir

· 20 Ekim, 2017
Ölen hücrelerin DNA’sında yapılan değişiklik sayesinde, bu hücreler kan dolaşımına girdiği anda basit bir kan testi hangi dokuların zarar gördüğünü tespit etmek için yeterli olabilir. 

Kanserli tümörlerin erken teşhis edilmesi, tıp camiası için en önemli noktalardan biri olmaya devam ediyor.

Tıp alanındaki gelişmelere rağmen, doktorlar şüphelendikleri hastalıkları tespit etme konusunda zorluk yaşıyorlar.

Hali hazırda, bazı muayeneler ve testler kötü huylu hücrelerin tespitinde kullanılmaktadır. Özellikle hücreler ileri aşamaya ulaştığında tespiti kolaylaşır.

Bu testler arasında, kan testleri en etkili olanlardır. Kan testleri, tümörlü hücreler öldüğünde DNA’larını tanımlayarak kanser hücrelerini tespit edebiliyor. Ancak bu testler, tümörün tam olarak nerede olduğunu bulamadıkları için pek detaylı testler değildirler.

San Diego’da bulunan Kaliforniya Üniversitesinden bir grup biyomühendisin gelişmeleri sayesinde bu durum değişmek üzere. 

Bu uzmanlar, yeni bir çeşit kan testi geliştirdiler. Kanseri tespit etmekle kalmıyor aynı zamanda hastalığın yerini de saptayabiliyor.

Yeni analiz, erken teşhisi vaat ediyor. Aynı zamanda invazif cerrahi müdahelelerin önüne geçebilir.

Çalışma

kanser hücresi testi

Kaliforniya Üniversitesideki biyomühendisler, günümüzde kullanılan kan testinden farklı, yeni bir çeşit kan testi geliştirdiler. Kanseri erkenden ve kesin bir şekilde tespit edebiliyor. 

Çalışmanın sonuçları Nature Genetics dergisinde yayımlandı. Makalede, ciddi hastalıklarla mücadele ederken bu buluşun önemi vurgulanıyor.

Çalışmaya göre, vücudun herhangi bir bölümde bir tümör oluşmaya başladığında, kötü huylu hücreler daha fazla yer ve besin için iyi huylu hücrelerle savaşıyor. Bu süreçte hücreler ölmeye başlıyor.

Ölen hücrelerin DNA’sı kan dolaşımına karışıyor ve zarar gören dokuların tespit edilmesini kolaylaştırıyor. 

kan testi

Uzmanlar, DNA’nın hücre tipini ele verdiğini dolayısıyla tümörün nerede oluştuğunun tespit edilebildiğini keşfettiler. Buna ek olarak, DNA moleküllerinin içindeki metilasyon alleler CpG’yi de keşfettiler.

Kendine Özgü Hücresel Kimlik

Bilim insaları genellikle, her bir vücut dokusunu kendilerine özgü metilasyon alleleri sayesinde saptayabiliyorlar.

San Dieoga’daki Kaliforniya Üniversitesin’de mühendis profesörü olan ve aynı zamanda çalışmanın baş araştırmacısı Kun Zhang:

“Bu keşfi tesadüfen elde ettik. Öncelikli olarak geleneksel yöntemlerle kanser hücrelerinin sinyallerini araştırıyor ve nerden geldiklerini bulmaya çalışıyorduk. Ama aynı zamanda diğer hücrelerden gelen sinyalleri de görebiliyorduk ve eğer bu sinyalleri beraber incelersek bir tümörün varlığını ve nerede olduğunu bulabileceğimizi fark ettik.”

Bu yöntemi denemek için araştırmacılar bir veritabanı oluşturdular.

  • Karaciğer
  • Bağırsak
  • Kolon
  • Akciğer
  • Beyin
  • Böbrek
  • Dalak

Pankreas gibi organlarda ve kanda bulunan bütün CpG metilaston modellerini bu veritabanına aktardılar.

Aynı zamanda, Kaliforniya Üniversitesindeki Moores Cancer Center’dan aldıkları tümörü ve kan örneklerini incelediler. Bu şekilde kansere sebep olan genetiği saptadılar.

Buna ek olarak, tümörü olan ve olmayan hastalardan aldıkları kan örneklerini karşılaştırdılar. Bu sayede, hastanın dokusunda kansere sebep olan hücrelerin metilasyon dokularını inceleyebildiler. 

Sonuç olarak, uzlamanlar araştırmayı ikili incelemelerin sonucunda oluşturdular.

Elde edilen sonuçlara rağmen, araştırma ekibi dikkatli olmaya karar verdi. Şimdilik, bu sadece konseptin bir kanıtı. 

“Bu araştırmayı klinik seviyeye ulaştırmak;  bu yöntemi en uygun hale getirmek ve son haline kavuşturmak için onkolojistlerle birlikte çalışmalıyız.” diyor Zhang.

Ancak, peşinden gidilmesi gereken, gelecek vaat eden ve oldukça ilginç bir gelişme.