Çürüklerin Nedenleri ve Doğal Tedavi Yöntemleri

· 1 Ocak, 2015

Çürükler, diş dokusunda meydana gelirler. Bakteri plaklarının ürettiği asitlerin mineral kaybına yol açması çürüklerin nedenleri arasındadır. Fazla şeker yediğimizde dişlerimizin çürüyeceğine dair yaygın bir kanı olmasına rağmen aslında şeker dışında çürüğü tetikleyen pek çok başka besin maddesi vardır.

Dengesiz beslenme de çürüklerin nedenleri arasında yer alır. Çürükleri önlemek ve tedavi etmek için yapılan araştırmalar günümüzde de devam etmektedir.

Çürüklerin nedenleri

Çürüklerle savaşanların genel olarak karşılaştıkları iki önemli etken vardır:

  • Zayıf sindirim sistemi
  • Belirli gıdaların aşırı tüketimi

Bazı insanlar bu iki etmenden sadece birinden muzdariptirler ve henüz diş çürükleriyle karşılaşmamışlardır. Örneğin, bazı insanlar aşırı şeker tüketirler ama buna rağmen çürükleri yoktur.

Diğer yandan bir kişi dengeli beslenmesine rağmen çürüklerle başa çıkmak zorunda kalabilir. Belirti vermiyor olsa da bu kişilerin sindirim sistemlerinin zayıf olma ihtimali yüksektir.

Asidite derecesi

Nasıl beslendiğimize ve sindirim sistemimizin ne kadar iyi çalıştığına bağlı olarak vücudumuzda tükürük salgılanan sindirim bölgesinin bir PH seviyesi vardır. Salgılanan tükürük hem virüs ve mikroplara karşı savaşır, hem de ağız yoluyla bulaşabilen bütün hastalıklara karşı kalkan görevi görür. Bu yüzden bakteri doğrudan çürüklere sebep olan etken değildir. 

Asit üreten gıdalar

  • Önceden pişirilmiş veya işlenmiş gıdalar
  • Beyaz şeker ve türevleri
  • İşlenmiş un
  • Peynir türleri
  • Kahve
peynir-tabagi

Bir diş, bir organ

Yetişkinlerin genel olarak 32 dişi vardır. Her diş omurgadaki bir omur ile ve her omur da önemli bir organ veya salgı bezi ile uyum içerisindedir. Bu da çürük bir dişin, vücudunuzdaki bir organın işlevini tam olarak gerçekleştirmesini engelleyeceği anlamına gelir. Örneğin köpek dişleri karaciğer ve safra kesesi ile bağlantılıdırlar.

Kalsiyumun önemi

Kalsiyum dişlerin güçlü kalması ve çürüklerin önlenmesi için çok önemli bir mineraldir. Kalsiyum ihtiyacımızı, kalsiyum içeren besinleri tüketerek karşılayabiliriz. Bu besinlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Susam (tahin veya susam makarnası, gomasio veya susam tuzu, susam yağı vb.)
  • Brokoli (filiz olarak tüketilmesi daha iyi olur)
  • Çiğ ve tuzlanmamış kuru yemiş
  • Kefir (Mayalanmış olduğu için yoğurda göre sindirimi daha kolaydır. Kefiri keçi sütünden kendiniz de  yapabilirsiniz)
  • Deniz yosunu (Denizdeki zehirli kalıntılardan kaçınmak adına organik olanları tercih edin)

Aynı zamanda, ara sıra midedeki kalsiyumun daha iyi emilmesini sağlayan ve homeopatik bir ilaç olan kalsiyum florüründen de alabilirsiniz.

Bunu da okuyun: 

Dişlerinizi Doğal Bir Şekilde Beyazlatan 10 Yiyecek

Basit bir doğal ilaç tarifi

Ağzınızdaki alkali yoğunluğunu yükseltmek için diş fırçanıza bir miktar karbonat dökün. Bunu her gün yapmanızı tavsiye etmiyoruz ancak belirli aralıklarla, asitli gıdalar tükettikten sonra veya diş eti iltihaplanmaları sonrasında uygulamanızı öneriyoruz.

Kekik otu özlü yağ

Kekik otu doğal bir antibiyotiktir. Bu esansın bir damlasını 1 yemek kaşığı sebze yağında seyrelterek ağzınızı çalkalamak veya dişlerinizi fırçalamak için kullanabilirsiniz. Tadı biraz ağır geliyorsa esansı yine sebze yağında daha az yoğun bir kıvamda olacak şekilde kullanabilirsiniz.

kekik otu

Doğal yöntemlerle ağız çalkalama

Belli bazı yağları kullanarak kendi ağız çalkalama suyunuzu yapabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 3 damla yonca özü yağı
  • 10 damla üçgül özü yağı
  • 3 damla çay ağacı özü yağı
  • 1 damla tarçın özü yağı
  • 3 damla kekik özü yağı
  • 40 damla dağ kekiği
  • 100 ml su

Tüm malzemeleri iyice karıştırın. Karışımı serin ve kuru yerlerde saklayabilirsiniz. Karışımı çocuklar için kullanacaksanız üçgül özü yağını karışımın içine katmaktan kaçının.

Okyanus suyu ile çalkalama

Ağız çalkalamak için de kullanılan saf okyanus suyunu aktarlarda veya marketlerde bulabilirsiniz. Okyanus suyunun alkali yoğunluğu yüksektir ve tam da vücudumuzun elementler tablosundaki minerallere ne kadar ihtiyacı varsa o kadar miktarda mineral içerir.

 

 

Fotoğraflar Ulterior epicure ve Fernando Stankruns'un izinleriyle kullanılmıştır.