Hormonal Akne: Nedenleri ve Tedavi Seçenekleri

10 Mayıs, 2021
Hormonal aknenin en karakteristik özelliği ergenlikten sonraki yaşlarda ortaya çıkmasıdır. Daha şiddetlidir ve iz bırakma ihtimali daha yüksektir. Daha fazla bilgi edinmek isterseniz yazımızı okumaya devam edin.

Hormonal akne, özellikle kadınları etkileyen ve geç ortaya çıkan bir akne türüdür. 25-30 yaş arası kadınların %30’unun bu sorunla karşılaştığı tahmin edilmektedir. Bu oran, 22-50 yaşları arasındaki kadınlarda %20’dir.

Hormonal akne, hayati tehlikesi olan bir patoloji değildir ancak bazen bu sorunla karşılaşanların görünümü ve psikolojik sağlığı üzerinde önemli bir etkisi olabilir. Hatta insanların yaşam kalitelerini bile düşürebilir. Bu sorunu tetikleyen birçok faktör vardır ancak aralarında en önemlisi hormonal faktördür.

Sıradan akne veya akne vulgaris, ergenlik yıllarında sık görülen bir durumdur. İnsanların neredeyse %90’ına bu sorunla karşılaştığı düşünülmektedir.

Öte yandan hormonal akne daha az yaygındır. Ancak vaka sayıları son yıllarda dünya çapında yükseliştedir. Peki, bu sorunu iyileştirmek için hangi tedavi seçenekleri mevcuttur?

Okuyun: Akne İçin Yeşil Çay Kullanmak: İşe Yarar Mı?

Hormonal akne nedir?

Hormonal akne, ergenlik yıllarını geride bırakmış yetişkinlerde görülen akne türüdür. Bazen gençlik döneminden sonra yeniden ortaya çıkar. Bazen de sivilce, ergenlikte sivilce sorunu yaşayan kişilerin hayatlarının ilerleyen dönemlerinde de ısrarla devam eder.

akne vucut
Ergenlikte ortaya çıkan aknenin aksine, hormonal akne, boyun ve çene ve ağız çevresi gibi bölgelerde daha sık görülme eğilimindedir.

Brezilya Dermatoloji Yıllıkları’nda (Brazilian Annals of Dermatology) yayınlanan bir makalede bahsedildiği gibi, bu tür akneler ile akne vulgaris arasında farklılıklar vardır.

Bu farklardan birincisi, hormonal akne durumunda ortaya çıkan lezyonların derin ve iltihaplı olmasıdır. Ancak daha az siyah nokta vardır. Bunun yanı sıra, yetişkinlerin cildinde daha kolay iz kaldığından hormonal akne de akne vulgaris’e kıyasla daha sık iz bırakma eğilimindedir.

Bir başka fark ise sivilcelerin ortaya çıktığı bölgelerdir. Ergenlik dönemindeki akne, her şeyden önce, alın, burun ve çene kısmından oluşan “T bölgesi” ni etkiler. Hormonal akne ise boyunda ve çene ve ağız çevresinde ortaya çıkar. Ancak yine de, her iki türde de vücudun herhangi bir yerinde akne görülebilir.

Hormonal aknenin sebepleri

Hormonal aknenin pek çok farklı nedeni vardır ancak her durumda hormonaldir. Özellikle testosteron seviyesindeki artışla ilişkilidir.

Bu durum, çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir. Bunlardan ilki düzensiz adettir. Düzensiz adet, cildin daha fazla yağ üretmesine neden olarak foliküllerin tıkanıp sivilce oluşturmalarına yol açar.

Bir kadında polikistik over sendromu (PKOS) geliştiğinde de benzer bir durum ortaya çıkar. Bu durum, sivilceye yol açmaz ancak sivilce gelişimini destekler. Bunun yanı sıra sigara içme alışkanlığı da tıpkı uygun olmayan kozmetiklerin kullanımı gibi bu tür sivilcelerin ortaya çıkmasıyla ilişkilidir.

Hormonal akne oluşumu ile ilişkili bir başka faktör de strestir. McGill Üniversitesindeki bir araştırmacı ekibine göre, bu durum kortizol hormonunda artış anlamına gelir. Bu da androjen hormonlarının artmasını destekler. Ayrıca kirlilik ve kötü beslenme de bu soruna katkıda bulunur.

Bunu da okuyun: Sivilce İzleri İçin 5 Farklı Zerdeçal Maskesi

Semptomlar ve kendini gösterme biçimleri

En belirgin semptom, ergenlikten sonra, ciltte, sivilcelerin, siyah noktaların, lekelerin ve diğer lezyon türlerinin ortaya çıkmasıdır. Bu durum her yaşta görülebilir ancak 24 – 35 yaşları arasında daha sık görülür.

hormonal akne yuz
Hormonal aknenin neden olduğu lezyonlar, daha belirgin olma eğilimindedirler. Bunun yanı sıra ağrıya ve yara izlerine de neden olabilirler.

Akne vulgaris’in aksine lezyonlar, daha ağrılı olma eğilimi gösterirler. İltihap da daha görünürdür ve çeneyi, boynu ve ağzın etrafını kapsayan “U bölgesinde” ortaya çıkar.

Hormonel aknenin bir başka karakteristik özelliği de ergenlikteki akne için kullanılan geleneksel ilaçların çoğuna karşı dayanıklı olmasıdır. Bu nedenle, her şeyden hormonal sebeplerden kaynaklandığı için özel tedavi gerektirir.

Tedaviler

Hormonal akne için bir dermatolog tarafından hazırlanmış kapsamlı bir tedavi planı şarttır. Dermataloglar genellikle oral tedavi ile tamamladıkları topikal bir tedavi yazarlar. Topikal tedavi genellikle salisilik asit, benzoil peroksit, retinoidler ve antibiyotikler gibi bileşenlere sahip ürünleri içerir.

“Revista Médica de Kosta Rika y Centroamérica” tarafından yayınlanan bir makaleye göre, oral tedavi, hormonal dengenin geri kazanılması için verilir.

Kadınlar için verilen oral tedavi, genelde doğum kontrol haplarını ve idrar söktürücü bir ilaç olan Spironolakton’u içerir. Hem kadınlarda hem de erkeklerde  İzotretinoin (antibakteriyel ve antiseptik) ve Dapson (antibiyotik) kullanılır.

Ayrıca son zamanlarda biyofotonik tedavi veya Kleresca kullanılmaya başlanmıştır. Bir ışık demeti ile cildin içine nüfuz eden ‘photoconverter’ jelin uygulanmasından oluşur. Dermis tabakasına nüfuz eder, bakterileri ortadan kaldırır ve yağların salgılanmasını azaltır. Ayrıca izlerin ortaya çıkmasını da önler.

Hormonal akne sorunum varsa ne yapmalıyım?

Hormonal akne semptomlarınız mı var? Cildinizin sağlığı açısından yaratabileceği sonuçlardan endişe mi duyuyorsunuz? Eğer öyleyse bir değerlendirme yaptırmak ve uygun tedaviyi almak için en kısa sürede bir dermatoloğa görünmelisiniz.

Sorunu görmezden gelmeyin. Gelecekte cildiniz bunun için size teşekkür edecek.

  • Flores, G. G., & Morice, W. M. (2012). Tratamiento del acné. Revista Médica de Costa Rica y Centroamérica, 69(600), 91-97.
  • Bagatin E, Freitas THP, Rivitti-Machado MC, et al. Adult female acne: a guide to clinical practice [published correction appears in An Bras Dermatol. 2019 Mar-Apr;94(2):255. Machado MCR [corrected to Rivitti-Machado MC]]. An Bras Dermatol. 2019;94(1):62–75. doi:10.1590/abd1806-4841.20198203
  • Zari S, Alrahmani D. The association between stress and acne among female medical students in Jeddah, Saudi Arabia. Clin Cosmet Investig Dermatol. 2017;10:503–506. Published 2017 Dec 5. doi:10.2147/CCID.S148499