İyi bir nemlendirici kremde neler olmalı? Aramanız gereken 3 tür bileşen

Mağazadaki tüm kremlere bakıp hangisini seçeceğinizi bilemiyor musunuz? Etikette ne kadar çok bileşen varsa ürünün o kadar iyi olacağını mı düşünüyorsunuz? Sonsuz listeyi deşifre etmenize ya da üzerinde daha fazla karmaşık isim bulunan bir şişe için daha fazla para ödemenize gerek yok. İyi bir nemlendirici krem, fiyatına ya da içerdiği aktif maddelerin sayısına değil, formülünün üç belirli işlevi yerine getirmesine bağlıdır.
Her bir bileşen türünün ne işe yaradığını anlamak, herhangi bir etiketi daha bilinçli bir şekilde okumanızı ve cildinizin ihtiyaçlarına göre seçim yapmanızı sağlar.
İyi bir nemlendiricinin yerine getirmesi gereken üç işlev
İyi formüle edilmiş bir nemlendirici krem, her biri farklı bir role sahip üç tür bileşeni bir araya getirir:
- Nemlendiriciler: Ciltte suyu çeker ve tutar. En yaygın olanları gliserin, hiyalüronik asit ve pantenoldür.
- Yumuşatıcılar: Cilt yüzeyini yumuşatır ve dokunuş hissini iyileştirir. Bunlara skualen, jojoba yağı veya shea yağı dahildir.
- Oklüzifler: Tutulan nemin buharlaşmasını azaltan bir tabaka oluştururlar. Dimetykon ve petrolat en bilinen örneklerdir.
Bu üç işlev bir dereceye kadar mevcut olmadan nemlendirme etkisi genellikle eksik kalır. Bu nedenle, suyu çeken ancak kısa süre sonra kaybeden ya da cildi o anda yumuşak hale getiren ancak gün boyu nemi koruyamayan ürünler bulabilirsiniz.
Örneğin nemlendiriciler, cildin daha derin katmanlarından veya ortamdan su çeker; ancak bu su bir oklüzif tarafından tutulmazsa, geldiği kadar kolay bir şekilde buharlaşır.
Seramidler ve yağ asitlerinin sağladığı ekstra fayda
Seramidler ve yağ asitleri genellikle cilt bariyerini, yani cildi su kaybından ve dış etkenlerden koruyan tabakayı güçlendirmek amacıyla eklenir. Özellikle zayıflamış ciltlerde iyi bir tamamlayıcıdırlar, ancak bunları kreminizde olmazsa olmaz bir gereklilik olarak görmemelisiniz.
Üç temel işlev karşılanıyorsa, bu bileşenlerin bulunmaması formülün geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Bu bileşenlerin önemi, sık sık peeling veya retinoid kullanımı, soğuk ve kuru iklimler ya da olgun ciltler gibi belirli durumlarda artar; bu durumlarda cilt bariyeri genellikle normalden daha fazla desteğe ihtiyaç duyar.
Cilt tipinize göre hangi dokuyu seçmelisiniz?
Doğru formül, cildinizin gün boyunca nasıl davrandığına da bağlıdır:
- Karma veya yağlı cilt: Ağırlık hissi bırakmadan nemlendiren, “komedojenik değildir” (gözenekleri tıkamayacak şekilde formüle edilmiştir) etiketli hafif jeller veya losyonlar.
- Kuru cilt: Su kaybını telafi etmek için daha fazla yumuşatıcı ve oklüzif madde içeren, lipid içeriği daha yüksek kremler.
- Hassas cilt: Parfümsüz, basit formüller; tüm yüze yaymadan önce küçük bir bölgeye uygulanmalıdır.
Yaş, bu seçimi etkileyebilir; çünkü cilt zamanla genellikle lipitlerini ve su tutma kapasitesini kaybeder. Yine de bu ikincil bir faktördür. Aynı yaştaki iki kişi, ciltlerinin günlük davranışına göre farklı dokulara ihtiyaç duyabilir.
Cildin davranışı mevsimlere göre de değişir. Bu nedenle, aynı kişi için bile yazın daha hafif, kışın ise daha zengin bir dokuya ihtiyaç duyulması nadir değildir.
En iyi krem, her gün kullandığınız kremdir
Ne fiyatı ne de içerik listesinin uzunluğu daha iyi sonuçları garanti eder. Suyu çeken, tutan ve buharlaşmasını önleyen bir krem, içinde on ya da otuz bileşen olsun, işlevini yerine getirir.
Gerçekten fark yaratan şey, rahatlık sağlaması, tahrişe neden olmaması ve her gün uygulamaktan keyif alacağınız bir dokuya sahip olmasıdır; çünkü nemlendirme, tek seferlik bir uygulama ile değil, düzenli kullanımla işe yarar.
Yeni bir formülü değerlendirmeden önce birkaç hafta denemeniz ve gerginlik, aşırı parlaklık veya kaşıntı gibi belirtilere dikkat etmeniz önerilir; bunlar genellikle, etikette vaat edilenlerin ötesinde, o özel formülün cildinize uymadığını gösterir.
Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.







