Anne Olmak: “Ben bir anneyim, köle değil!”

· 5 Temmuz, 2017
Kadınlar, evdeki sorumluluklarına rağmen keyif aldıkları şeyleri yapmaya vakit ayırmalıdır.

Anne olmam, ev işi kölesi olduğum anlamına gelmez.” 32 yaşındaki Avustralyalı kadının anne olmak ile ilgili Facebook profilinde paylaştığı bu cümle internette hızla yayılıyor.

Constance Hall, sosyal medya sitelerini aktif şekilde kullanan ve kendi bloğunda çocuklarla birlikte aktif bir yaşam tarzını devam ettirmek, sosyal bağların, ilgi alanlarının ve tutkuların önemi üzerine yazan genç bir kadındır.

Geçtiğimiz haftalar içerisinde yayınladığı bir mektup, sanki tüm kadınlara toplumda hak ettikleri yerdeyken, bir yandan ebeveyn olarak sorumluluklarını yerine getirip, bir yandan da kişisel gelişimlerine devam etmeleri hakkında bir çağrıydı. Bugün sayfamızda bunu sizinle paylaşmak istiyoruz.

Ben bir anneyim, ben bir kadınım: Constance Hall’un mektubu

Constance Hall çocuklarını neredeyse gittiği her yere götürmekten çekinmeyen kadınlardan biridir. Onları kucağına alıp kumsalda saatler geçiriyor, başka çocuklar ve arkadaşlarının olduğu toplantılara veya alışverişe gidiyor.

Hiçbir şeyden vazgeçmek istemediği için, hayatında bazı keskin öncelikler belirlemesi gerekmiştir. Öncelikleri ise çocukları ve kendisidir.

Arkadaşlarının kendilerine “anne” yerine “yuva kurucu” demesinden ve bazılarının  depresyona girmesinden yorulan Constance, sizinle de paylaşmak istediğimiz bu cümleleri yayınlamıştır:

hamile kadın

“Parklarda oturmuş, çocuklarına çok ilgi göstermeden telefonlarına bakan kadınlara yazıyorum. Evet, size diyorum. Akıllı telefonunuza gömülmek ve sadece sosyal medyada konuşan anne grupları ile konuşmak yerine, etrafınızdaki dünya ve çocuklarınızla bir bağ kurmalısınız.

Unutmayın, o küçük ‘anne grubunun’ ne düşündüğünün hiçbir önemi yok. Kalkın ve çocuklarınızla oynayın. Lavaboda yıkanmamış bir yığın bulaşığı olan bir kadın, hala çocukları ile birlikte dışarı çıkıp arkadaşlarıyla kahve içebilir.

Size söylüyorum. İyi bir anne, eş veya insan olmak, tüm vaktinizi evi temizlemeye harcamak demek değildir. Eğer siz buna odaklanıp, bunu bir takıntı haline getirirseniz, arkadaşlarınız hayatlarını siz olmadan yaşamaya başlayacaklardır.

Doğumdan sonra doktorun antidepresan yazdığı kadın, sana söylüyorum. İster inan ister inanma, çocukların büyüdükten sonra da hala depresyonla savaşıyor olacaksın. Depresyonu pes etmekle karıştırma. Hala hayatının kontrolü senin ellerinde ve her şeyin üstesinden gelebilirsin.

Bu, hayatının en güzel dönemi ve bu dönemin tadını çıkar! Bazen güçlü olmak ve güçsüzlüğü karıştırırız; ama unutma, sandığından çok daha güçlüsün. Yardım istemen gerekmesi, güçsüz olduğun anlamına gelmiyor. Buna değiyor!

Unutma, pek çok kadın seninle aynı şeyleri yaşıyor ve onlar da bunun hakkında konuşmuyor olabilirler. Doğum sırasında aldığı tüm kiloları verememiş o kadın için yazıyorum. Endişelenme, bu önemli değil; çünkü anne olmak, artık senin günde 24 saatini vermen gereken; ama para almadığın yeni işin.

Aslında bu asla bitmeyecek bir iş. Yani eğer canın istiyorsa bir dilim kek yemekten çekinme. Bedeninin doğum sonrası aldığı şekil kimseyi ilgilendirmez, başkalarının diyebileceği şeyleri boş ver: Onlarına artık bir önemi yok.”

Okuyun: Çocuklarınıza Aktarmanız Gereken 4 Değer

Anne olmak: Hayatınızdaki öncelikleri belirlemenin önemi

çocuğunu emzirmek

Constance’nin yazdıkları bazılarımız için anlamlıyken, bazılarımız için öyle olmayabilir. Bulaşıkları her zaman yıkayabilir ve evi her zaman temizleyebilirsiniz ve ardından çocuklarınızla istediğiniz kadar vakit geçirebilirsiniz. Ancak Constance’ın anlatmak istediği şey bunların çok daha ötesinde.

Bunu da okuyun: Çocuklarınıza Duygusal Zekayı Öğretmenin 3 Yolu

  • Bir anne olmak, yaşantınızdan, hayallerinizden, arkadaşlarınızdan veya kariyerinizden vazgeçmeniz gerekiyor demek değildir.
  • Günlük yaşantınız aynı olmayabilir, yeni zorluklar ve sorunlarla karşılaşacabilir ve bir noktada umudunuzu kaybedebilirsiniz. Ancak yaşamak, öğrenmek ve bir anne olmak sevdiğiniz şeyler için her gün savaşmak demektir.
  • Mutlaka önceliklerinizi belirlemelisiniz: Unutmayın, siz mutlu değilseniz, çocuklarınızın da mutlu olmasını sağlayamazsınız.

Eğer bir noktada umudunuzu kaybetmeye başlarsanız, çocuklarınızla birlikte dışarı çıkıp biraz hava almaktan, diğer annelerle konuşmaktan ve etrafınızıhayatın ve çocuk büyütmenin mucizelerini size hatırlatacak kişilerle çevrelemekten korkmayın.