Aile İçi Şiddet: Uzun Vadede Etkileri Nedir?

20 Temmuz, 2019
Aile içi şiddet, yaşandıktan sonra uzun süre etkilerini sürdürür; bu nedenle aile içi şiddete maruz kalmış kişilerin durumun üstesinden gelebilmelerine yardım etmek için atılabilecek tüm adımları atmak önemlidir.

Sosyo-kültürel bir olgu olan kadına karşı şiddet, günümüzde pek çok toplumda hala mevcuttur. Neredeyse bütün ilkel toplumlarda kadınların boyun eğen, erkeklerden aşağı seviyede bir rolü vardır ve genellikle hakları fazlasıyla kısıtlanmıştır. Aile içi şiddet bu anlayışın en önemli sonuçlarındandır.

Günümüzde, 21. yüzyılda, hala kadınlar için iş yerinde üstesinden gelmesi zor birçok sosyal engel var ve bu engellerin başlıca nedeni aile evindeki ataerkil tutumlar.

Çevremize baktığımızda kadınların çalışmasının yasaklandığı, fiziksel ve duygusal istismardan muzdarip olduğu durumları görmemiz mümkündür. Bunlar kadının uzun bir süre hatta hayatı boyunca taşıyacağı yüklerdir.

Aile içi şiddetin uzun süreli etkileri nelerdir?

Düşük öz saygı

aile içi şiddet

Pek çok insanın düşündüğünün aksine, aile içi şiddet yalnızca fiziksel değildir. Fiziksel şiddetin yanında, aile içi şiddetin farklı boyutları şunlardır:

  • Cinsel istismar
  • Duygusal istismar
  • Maddi istismar

Temelde, şiddet eyleminde bulunan herkes mağdur ettiği kişi üzerindeki kontrolünü devam ettirme eğilimi gösterir.

Bunun yanında, şiddet uygulanan kişinin öz saygısını düşürmek, kişinin ilişkiyi daha uzun sürdürmesine sebep olur. Kadınlar ilişkiden çıkma çabası gösterse de bu deneyimlerle yıllar boyunca savaşmaya devam etmek zorunda kalabilir ve pek azı bu savaştan yara almadan çıkar.

Ancak, mağdurun arkadaşları ve ailesi kişiye durumdan kurtulabileceğini ve normal bir hayat sürebileceğini hatırlatmalıdır. Ne kadar zayıf göründükleri önemli değil; mağdur kişiler kendi değerlerini fark edebilmeleri için saygıyla yaklaşılmayı hak ediyor.

Okuyun: Çocuk İstismarını Tespit Etmeyi Öğrenin

Düşmanlık ve olumsuz tutumlar

Aile içi şiddetin bir başka sonucu durumlara ve insanlara güvensizlik duymaya yatkın olmaktır. Yavaş yavaş toplumdaki her şeyin kötü olduğuna dair bir tutum geliştirirler.

Bu tip bir şiddete maruz kalan kadınlar sürekli tetikte olmaları gerektiğini hisseder ve her şey hakkında endişelenir. Bu nedenle, soğuk ve sinirli bir karaktere dönüşebilirler. Hatta bazen aile içi şiddete maruz kalan kişiler bizzat kendileri şiddet içeren davranışlar sergileyebilir.

Tıbbi ve bilimsel araştırmalara göre, düşmanlık koroner arterlerin daralmasına sebep olabiliyor ve bu da kalp sorunları yaşama riskinin artmasına yol açabiliyor.

Aile içi şiddetin bir diğer sonucu da mağdurların kendilerini sosyal olarak izole etmeleri ve gelecekteki partnerleriyle ciddi sorunlar yaşamaya müsait olmalarıdır.

Depresyon

depresyonda kadın

Depresyon, aile içi şiddete maruz kalan kadınların uzun süre baş etmesi gereken en önemli sonuçlardandır.

Bu durum şunlarla ilişkilendirilir:

  • Kronik acılar ve ağrılar
  • Kalp krizleri
  • Erken yaşlanma
  • Yaraları iyileştirmede yaşanan sorunlar
  • Zayıf bağışıklık sistemi
  • Alzheimer

Buradaki ana sorun mağdurun çevresindeki kişilerin depresyon belirtilerini gözardı etmesidir. İnsanlar yaşananların geçmişte kaldığını ve onları bu kadar etkilememesi gerektiğini düşünmeye meyilli olabilir. Ayrıca bu belirtileri günlük stres gibi daha olağan şeylere bağlayabilirler.

Cinsel terör

çığlık atan kadın

Aile içi şiddet, özellikle de cinsel şiddet beraberinde şunları getirebilir:

  • Olması gereken sınırlar ve bariyerlere dair karışık bir anlayış
  • Damgalama
  • Utanç
  • İhanet
  • Yalnızlık
  • Tekrarlama

Çarpık bir gerçeklik algısına sahip olan kadınlar, kendilerini kirli, çirkin ya da değersiz hissetmeye ve kendilerini ihmal etmeye meyillidirler. Hatta kadınların hem kendisine hem de vücuduna utançla bakması mümkündür.

Kişisel gelişimi bu şekilde engellendiği için, travmatik deneyimleri tekrarlama ya da ziyaret etme dürtüsü hemen göze çarpmayan şekillerde sıklıkla ortaya çıkabilir.

Uzun vadede, cinselliği genel anlamda aile içi şiddetle ve cinsel şiddetle özdeşleştirebilirler. Bu durumda mümkün seçeneklerden biri, mağdurun yaşananların üstesinden gelmesine yardımcı olabilecek psikolojik tedavidir.

Aile içi şiddetin neden olduğu bu etkiler günlük ilişkilerde de etkilerini gösterebilir. Semptomlar sıklıkla görüldüğünde patolojik bir hale gelebilir ve mağdurun depresyona ya da ihtihara eğilimli olmasına sebep olabilir.

Kalıcı fiziksel engellilik

Bu engellilik, medikal teşhise değil daha çok fiziksel teşhise dayalıdır. Bu durum vurma, kemik kırılması, sigara yanıkları gibi şekillerde doğrudan şiddete maruz kalan kadınları daha çok etkiler.

Cinsiyete dayalı şiddetin diğer sonuçları şunlardır:

  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (HIV gibi)
  • Kolit
  • Pelvik ağrı
  • Baş ağrısı
  • Yürürken ve gündelik işleri yaparken yaşanılan zorluklar
  • Jinekolojik sorunlar
  • Fibromiyalji
  • İrritabl bağırsak sendromu

Bu yazımıza da bakın: Fibromiyalji Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Aile içi şiddete son vermeliyiz

Üzücü bir şekilde, kadına yönelik şiddet pek çok ülkede hala yaygın olarak görülüyor. Kişinin mental ve fiziksel sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak, şiddetin önlenmesine ve sebep olduğu sorunların tedavi edilmesine yardımcı olabilir.

Bu durumu yaşıyorsanız, ya da yaşayan birini tanıyorsanız yardım almanız çok önemlidir. Ayrıca, yapılabilecek en büyük hata, mağdurun suçlanması ve durumdan kendilerini sıyırdıkları anda her şeyin iyi olacağının düşünülmesidir.

Trussler, M. (2009). Domestic violence. American Journal of Nursing. https://doi.org/10.1097/01.NAJ.0000360291.38302.21