Bağışıklık Sistemi Kanser İle Nasıl Savaşır

28 Mayıs, 2020
Bağışıklık sistemi kendi hücrelerini belirleyip bunlar ile savaşma becerisine de sahiptir. Bu durum bu hücrelerin bileşenleri anormal olduğunda gerçekleşir. Bağışıklık sisteminin kanser ile nasıl savaştığını öğrenmek için okumaya devam edin!

Bağışıklık sistemi, ana fonksiyonu vücudu dış maddelerden korumak olan karmaşık bir savunma mekanizmasıdır. Bundan dolayı bu sistemin kendi bileşenleri ile dış maddeler arasında ayrım yapabilmesi önemlidir. Bağışıklık sistemi kanser ile bu şekilde savaşır.

Benzer bir şekilde, bağışıklık sistemi kendi hücresel bileşenlerini belirleyip onlarla da savaşabilir. Bu, bahsi geçen bileşenler anormal olduğunda gerçekleşir. Normal hücrelerden farklı oldukları için kanser hücreleri için söz konusu olan durum da budur.

Tüm kanser tiplerinde hastalık sürecinin vücudun bazı hücrelerinin kontrol edilemez bir şekilde bölünüp yakın dokulara yayılmasını içerdiğini anlamak önemlidir. Kanser tehlikeli bir hastalıktır, bundan dolayı da bu hastalık ile uygun şekilde savaşabilmek için profesyonel yardım almak son derece önemlidir.

Bağışıklık Sisteminin Fonksiyonları

Bağışıklık sistemini simgeleyen bir illüstrasyon.
Bağışıklık sistemi, dış maddelerden gelen zararı engelleyen bir dizi hücre ve mekanizmadan oluşur.

Tümör hücrelerini tanıyıp bunlarla savaşmanın yanında, bağışıklık sisteminin bu hücrelerin ortaya çıkmasını engellemek için kullandığı başka yollar da vardır.

  • Tümörlerin ortaya çıkmasına neden olabilecek viral enfeksiyonlardan vücudu korur. Örneğin, insan papillom virüsü (HPV) söz konusu olduğunda durum budur. Ayrıca mutanejik potansiyeli çok yüksek olan diğer hastalıklar ile de savaşır, bu da enfeksiyonun hücrelerin genetik materyalini değiştirebileceği anlamına gelir.
  • Dış patojenleri ortadan kaldırarak savaşır. Bir enfeksiyon olduğunda vücut buna enfeksiyonun etrafında bir enflamasyon yaratarak tepki verir. Ancak bu şişkinlik etkili bir şekilde çözülmelidir çünkü bu ortam zaman zaman tümörlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.
  • Kanser hücrelerini tanımlar ve öldürür. Bunu da belirli işaretleyiciler aracılığı ile gerçekleştirir.

Yüzey Antijenleri

Peki bağışıklık sistemi kanser hücrelerini nasıl tanır? Bunun cevabı tüm hücrelerde bulunan, yüzey antijenleri diye adlandırılan bazı yüzey proteinlerinde yatar.

Tümör hücrelerinin yüzey antijenleri normal hücrelerinkinden farklıdır. Bundan dolayı da bağışıklık sisteminin hücreleri bu antijenleri tanıyabilir ve mutasyona uğramış bir hücre ile karşılaştıklarını tespit edebilirler.

Bu tanıma görevini gerçekleştirebilen bağışıklık sistemi hücrelerine T lenfositleri adı verilir. Bu hücreler, yüzey antijenlerini tanıyabilen reseptörlere sahiptir.

Eğer daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız: Lösemi Hastaları için Besin Değeri Yüksek Gıdalar

Bağışıklık Sistemi Kanser İle Nasıl Savaşır: Bağışıklık Döngüsü

Bağışıklık sistemindeki lenfositleri simgeleyen bir illüstrasyon.
T hücreleri mutasyona uğramış hücrelerin geçirdiği değişiklikleri tanıyabilir.

Bağışıklık sisteminin kanser karşısında verdiği yanıt, mutasyona uğramış hücreleri yukarıda bahsedilen yüzey antijenleri sayesinde tanınması ile başlar. Bu antijenler lenf düğümlerinde bulunan T lenfositleri tarafından incelenir.

Bundan sonra T lenfositleri bir dizi değişikliğe uğrar ve sonrasında aktif hale gelirler. Bu da onlara kan damarlarında seyahat edebilme becerisi sağlar. Bu şekilde T lenfositleri belirli sinyal moleküllerinin konsantrasyon gradyanları ile yönlendirilerek tümöre ulaşır.

Hücreler tümörün bulunduğu alana ulaştıklarında T lenfositleri saldırabilmek için bahsedilen bölgeye geçer. Burada yüzeylerinde belirli proteinleri içeren tümör hücrelerini tespit eder ve bu hücreleri yok etmeye başlarlar.

Bunu, başka bir dizi bağışıklık sistemi hücresini aktif hale getirerek yaparlar. Bunlara bir örnek Doğal Katil (NK) hücreleri ya da makrofajlar olabilir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir: Tek Ciddi Cilt Kanseri Kara Tümör Müdür?

Tümör Hücrelerinin Kaçış Mekanizmaları

İmmünoterapi tedavisini simgeleyen bir resim.
Malign hücrelerin bağışıklık sisteminin çabalarına rağmen bu sistemden kaçınmak için sahip oldukları bazı mekanizmalar vardır.

Bağışıklık sisteminin aksiyonlarına rağmen kanser gelişebilmesinin sebebi, bazı kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminin eylemlerini engelleyebilecek kadar fazla mutasyon yaşamış olmalarıdır.

Bu mekanizmalar tümör hücrelerinin bağışıklık sisteminden saklanmasına olanak tanır. Örneğin, tümör hücreleri bağışıklık sisteminin tanıyabileceği yüzey antijenlerini gizleyebilir.

Bu durumlarda bağışıklık sistemi Doğal Katil hücreler sayesinde savaşabilir. Bu hücreler, bir hücrenin kendi yüzey antijenlerini kaybetmiş olduğunu tespit edebilir. Bu şekilde bu hücreyi yabancı olarak tanır ve ortadan kaldırırlar.

Tümör hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçınmak için kullanabilecekleri başka bir mekanizma ise bağışıklık hücrelerine karşı inhibitör aksiyon alabilecek kimyasal taşıyıcılar yaratmaktır. Bu şekilde tümörün etrafında bir immünosupresyon oluştururlar. Bu da kanser hücrelerinin hayatta kalmasını sağlar.

Bu sebeplerden dolayı immünoterapinin asıl amacı tam olarak da bağışıklık sisteminin anormal hücreler ile savaşmasına yardımcı olmaktır. Bu, eliminasyonlarını sağlamak için tümör hücrelerine yönelik olan antikorları kullanan adjuvan tedavi ile başarılabilir.