Bir Şeyler Üzerinde Çok Fazla Düşünmek Anksiyete Yaratır

· 5 Kasım, 2017
Üzerinde çok fazla düşündüğümüz şeyler takıntı haline getirdiğimiz fakat çözüm bulamadığımız şeylerdir. Bunları bertaraf etmeyi tercih etmezseniz mutluluğunuzu sabote edeceklerdir.

Hiç kedinizi kaybedip “ya olursalar” ve “keşke böyle yapsaydımlar” üzerinde çok kafa yorduğunuz oluyor mu? Kafamızı çok fazla meşgul eden düşünceler, bizi fazla endişenin anksiyeteye dönüştüğü noktaya getirir.

Peki bu neden böyle oluyor?

Bazı insanlar başlarına gelen şeylerin, söylediklerinin ve olanların ne kadar iyi ya da kötü olduğu üzerinde çok fazla düşünme eğilimindedir.

Bu bitmek bilmeyen düşünceler yalnızca geçmişe takılı kalmaz, geleceğe de odaklanır: bol miktarda varsayımın, şüphenin ve olumsuz inancın mutlaka anksiyeteye dönüşeceği bilinmeyen bir gelecek.

Kafamızı Fazla Meşgul Eden Düşünceler ve Yanlış Yorumlamalar

Kafamızı meşgul eden düşüncelerin işe yaradığı tek konu yanlış sonuçlara ulaşmamıza yol açmaktır.

Üzerinde çok kafa yorduğumuz şey her ne ise korku, eksiklikler, ihtiyaçlar ve içimizde barındırdığımız diğer zayıflıkların ciddi ölçüde etkisi altındadır.

Mutlu, işe yarar ve onaylanmış hissetmek için başkalarına ihtiyaç duyuyorsak bu kafa yoran düşünceler aklımızda yankılanır.

Hep başkalarına ve onların hakkımızda ve yaptıklarımız hakkında düşündüklerine odaklanırız. Ancak, bu bizim için ne anlama geliyor? Ya bizim düşüncelerimiz?

Düşük seviyede olan öz saygı hayatımızın her alanında bizi etkileyen özgüven eksikliğinden kaynaklanır. Çelişkilere, suçluluk duygusuna ve hatalı düşüncelere sebep olarak her şeyden ve herkesten şüphe duymamıza yola açar.

Bu durum istemediğimiz bir şeyi tetikler: başkaları tarafından reddedilme. Ayrıca o kadar başkalarına odaklı yaşarız ki en küçük şeyleri hayal kırıklığı, yalan ya da ihanet olarak algılayabiliriz.

Ancak bizi hayal kırıklığına uğratan aslında bizizdir.

Aklınızı Kurcalayan Düşünceler Sizi Öldürebilir

umutsuz ve depresif kadın

Aklınızı kurcalayan düşünceler bir kısır döngüdür. Bitmek bilmeyecekmiş, hiç kaçış yokmuş gibi gelir.

Hatta bu tarz düşüncelerden muzdarip kişiler şu önemli yeteneğe sahip değildir: karar vermeye cesaret etme.

İstediklerini söylememeleri ve yapmamalarının sebebi bunların bazı sonuçları olduğunu bilmeleridir. Bu yüzden de onları içten içe tüketen düşüncelerine sığınırlar.

Anksiyete azar azar yankılanmaya başlar. Her köşede onları kıstırır ve her seferinde daha fazla kontrolü ele geçirir.

Eğer zamanında durdurulmazsa ve çözülmesi gereken bir problem olduğunun farkına varamazsak, çığ gibi git gide daha fazla büyüyerek derin bir depresyon haline gelir.

Aklını çok fazla meşgul eden düşüncelere sahip bir kişi devamlı kendini sabote eder. Kendine olan saygısını zedeler. Kendini yeterince değerli hissetmez.

Bu kişi kendinden o kadar uzaklaşmıştır ki “bağlı” hissetmek için başkalarına ihtiyaç duyar. Ancak bu bir çözüm değildir, aksine kabullenemedikleri bir problemi daha da şiddetlendirir.

Takıntılara “Elveda” Demenin Vakti Geldi

Falza düşünmek anksiyete yaratır

Kafamızı kurcalayan düşünceler, bizi daha sonra pişman olacağımız şeyler yapmaya iten konular ya da durumlar üzerinde yaptığımız takıntılardan başka bir şey değildir. Örneğin, şüphelerimiz varsa ve partnerimizin bizi aldattığına inanmamıza neden olan bir sürü düşünceye sahipsek, anksiyete bizi ele geçirir.

Daha sonra, partnerimizin ne zaman sosyal medyaya girdiğini, hangi sıklıkla bizi düşündüğünü ve bunun gibi şeylerin hesabını yapmaya başlarız.

“Keşfettiğimiz” her şey bu inançlarımızı destekler ve bunları o kadar takıntı haline getiririz ki değerlerimize uymayan şeyler yaparız.

Bu yüzden bu düşünceler gelgitine kapılmamalısınız. Kendimize olan güven eksikliğimizden kaynaklanan bu asılsız düşünceler bize zarar verir.

Bunları yargılamadan ve motivasyonunu sorgulamadan, yalnızca olduğu gibi görmeyi ve bu düşünceleri bırakmayı öğrenmelisiniz.

Bu düşüncelere tutunduğumuz zaman üzerinde çok fazla düşünmeye başlarız ve bunun sonucunda takıntılara dönüşürler.

düşünen adam

Bir düşünce vücudunuzda olumsuz hisler oluşturabilir, fakat bunu içselleştirerek, haklı göstermeye çalışarak ve koyvermeyerek en kötü kararı vermiş olursunuz.

Eğer bir düşüncenin saldırısına uğruyorsanız ve size rahat vermiyorsa, bir karar verin. Aklınızdaki her ne ise size bir şeyler söylemeye çalışıyor, harekete geçin.

Takıntılı düşünceler bastırılmış ve susturulmuş şüpheler biriktirir, bunlar sizi rahatsız eden fakat hakkında hiçbir şey yapmadığınız şeylerdir.

Bunu içinizde tutmak ya da buna tutunmak yalnızca daha kötü hissetmenize neden olacaktır. Vücudunuz isyan etmeye başladıysa kendimizi değiştirmeye cesaret etmenin vakti gelmiştir.