Diyabet Hakkında Unutmanız Gereken Efsaneler

· 15 Nisan, 2017

Kişiye diyabet teşhisi konduğunda, kabul etmeleri en zor olan şey yapmaları gereken fedakarlıklardır.

Artık ekmek veya tahıl içeren diğer yiyecekleri yemek yok. Dahası, bu insanlar sizin de mutlaka duymuş olduğunuz diyabet efsanelerinde adı geçen binlerce şeyi feda etmek zorundalar.

İşte bu yüzden bu kişilerin sinirleri bozulabilir çünkü ağızlarında gün içinde koydukları her şeyi kontrol altında tutmaları gerekmektedir. 

Diyabet olduklarını keşfedeli daha beş dakika olmuş, ama şimdiden fiziksel sağlık için çok dikkatli olunması gereken bu hastalığın onların hayatına getireceği zorlukları düşünüyorlar.

Ancak, diyabeti olmayan insanlar, hayatları boyunca yedikleri şeker miktarını kontrol altına almaya çalışıyor, böylece bu tür komplikasyonlara karşı koruma sağlıyorlar.

Diyabet, dünya yetişkin nüfusun % 8.5’ini etkileyen  kronik tıbbi bir hastalık olsa da, bu hastalık hakkında unutmanız gereken binlerce efsane etrafta dolaşıyor. Şimdi bu efsanelerin birkaçını sizlerle paylaşacağız. 

Tip-1 ve tip-2 diyabet benzerdir

diyabet

Bu efsane, insanların hangi diyabet için hangi tedaviyi uygulayacakları konusunda kafa karışıklığı yaşamasına sebep oluyor, ve bu da ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Örnek vermek gerekirse; düşünün, tip 2 diyabet teşhisi aldınız ama aileniz size tip 1 diyabeti kontrol altına almak için gerekli ilaçları satın alıyor.

Elbette aile bireylerinizin niyeti iyi, ama onların bu davranışı sizin durumunuzu düzeltmekten ziyade daha da kötüleştiriyor.

Dahası önemli olan, hangi tür diyabete sahip olduğunuzu bilmek, bu ilk efsanenin yaratabileceği sorunlara karşı çok dikkatli olmak ve bu iki diyabet arasındaki farklardan haberdar olmaktır.

  • Bir insan tip 1 diyabet teşhisi aldığı zaman bu, onların vücudunun insülin üretmediği anlamına gelir. 

İnsülin pankreasın ürettiği ve herkesin ihtiyacı olan önemli bir hormondur. Dahası, insulin vücudun hücrelerine glükoz formunda enerji sağlar.

Tip 1 diyabet vücudun insülin üreten hücrelere saldırdığı bir bağışıklık hastalığıdır.

  • Tam zıttı olarak, tip 2 diyabet ise vücut insülin üretiyor ama bunu etkin şekilde kullanmıyorken oluşur. Bir kişi bu tip diyabet teşhisi gördüyse bu, onların vücudunun insülin direnci gösterdiği anlamına gelir.

Eğer bu tip diyabetlerden birine sahipseniz, daha iyi  hissetmeniz için biraz daha insüline ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz.

Diyabeti olan insanlar insülin kullanmalıdır

Bu makalede anlatacağımız diyabet hakkındaki efsanelerin arasından bu, yukarıdaki efsaneyle bağlantılıdır. Bir çok insan diyabeti olan kişilerin kendilerine insülin iğnesi vurmak zorunda olduğunu düşünür.

İşin aslı, bu durumun sadece diyabet tip 1 hastaları için geçerli olmasıdır. Ancak, tip 2 diyabet hastalarının sadece % 30’u insülin kullanmaktadır.

Bunun sebebi, tip 2 diyabetin kandaki şeker miktarını azaltmak için ağızdan alınan ilaçlarla kontrol edilebiliyor olması ve bunun aynı zamanda vücutta insülin üretimini arttırmasıdır.

Her iki tür diyabet de düzenli egzersizler, yüksek şekerden uzak ve kan basıncını dengeli tutan sağlıklı bir beslenme programı ile kontrol edilebilir.

Tip 2 diyabet durumunda, eğer sağlığınız yerinde ise daha az ilaç kullanma şansınız vardır. Ancak, yukarıda da belirttiğimiz gibi, tip 1 diyabet hastalığı olanlar her zaman insülin kullanmak zorunda olacaklar ve aynı zamanda aşağıdaki önerileri de takip etmeleri gerekecek. 

Eğer diyabet hastalığınız varsa karbonhidratlı gıdalar yiyemezsiniz

tahil

Elbette karbonhidratlı gıdalar yiyebilirsiniz! Ancak, eğer diyabet hastalığınız varsa, belli ki düşük miktarda karbonhidrat yemeniz gerekecektir, ama bu kesinlikle bunları tamamen beslenme programınızdan çıkarmanız anlamına gelmiyor.

Diyabet hakkındaki bu üçüncü efsaneyi alaşağı etmek için bir beslenme uzmanını ziyaret etmelisiniz, böylece beslenme uzmanınız size ne kadar karbonhidrat tüketmeniz gerektiğini söyleyecektir. 

İnsanın canının çekmesi kötü bir şey değildir, ama arada sırada kendinizi şımartmak istiyorsanız, vücudunuza ve sağlığınıza çok iyi bakmalısınız. Eğer bu atıştırmalık, günlük bir alışkanlığa dönüşüyor ise sağlığınızı ve hatta çok daha ciddi şekilde hayatınızı tehlike altına sokuyor olabilirsiniz.

Aşağıda sıralayacağımız karbonhidrat içeren gıdaları beslenme programınızdan çıkarmanız gerek. Çünkü bunlar hem sentetiktir, hem de çok düşük besin değerlerine sahiptir:

  • Ekmek
  • Şeker
  • Tatlandırıcılar
  • Gazlı içecekler
  • Tatlılar

Yukarıda sıraladığımız örneklerin aksine, mercimek, börülce, fasulye, kabak ve patates gibi sebzelerde yer alan karbonhidrat lif açısından zengindir Bunlar sindirimi yavaşlatır ve düzenli kan şekerini korumaya yardımcı olurlar.

Aşırı şeker tüketmek diyabete neden olur

Bu diyabet hakkındaki en yaygın efsanedir. Aslında, bir çok bilimsel çalışma aşırı şeker tüketmenin diyabete yol açmadığını ortaya koymuştur.  

Bunun yerine, diyabet karbonhidratlar ve şekerler arasında gerçekleşen karmaşık ilişkiye verilen bir tepki olarak değerlendirilmelidir.

Aile sağlık geçmişinizde olduğu için, aşırı kilolu olduğunuz için veya vücudunuz daha önce belirttiğimiz faktörlere alışmaya çalıştığı için diyabet olabilirsiniz.

Dahası, her zaman hatırlamalısınız ki her şeker birbirinin aynısı değildir. Örneğin, meyvelerde bulunan fruktoz, tatlandırıcılar veya tatlılardaki şekere oranla vücuda çok daha az zarar verir.

Diyabet ciddi bir hastalık değildir

yara

Bu hastalık oldukça ciddi bir hastalıktır. Diyabetin kişiyi öldürmediği, bu hastalığın komplikasyonlara yol açmayacağı anlamına gelmez. Eğer bu problemi kontrol altına almak için uygun önlemler almazsanız, aşağıdaki riskleri taşıyor olabilirsiniz:

  • Kalp hastalıkları geliştirme,
  • beyinde ödem oluşması,
  • uzuvlardan birinin kesilmesi
  • kör olma
  • böbrek hastalıklarının gelişimi.

Diyabet hastalığı olan kişilerin, bu hastalığın onları öldürmeyeceğini düşündükleri için kendileriyle ilgilenmediklerini görmek çok üzücüdür. Bu doğru da olsa, bu kişiler bu hastalıkla beraber gelebilecek komplikasyonların ciddiyetinin farkında olmalıdır. Ancak bu şekilde vücutlarına ve sağlıklarına ihtiyacı olan şeyleri vermek ve korumayı sağlamak için çalışırlar.