Hayat Bize Yol Gösterir: Gözlerinizi Açmayı Öğrenin

17 Ocak, 2019

Hayat her zaman bizim için en iyi yolu gösterir. Fakat bunu görebilmemiz için dikkat ediyor olmamız gerekir.

Her zaman bunun farkına varamasak da, seçtiğimiz yolda hayat bize yol gösterir. Sorun ise genellikle işaretleri gözden kaçırmamız ve üst üste aynı yerlerde tökezlememizdir.

Bazen, başkaları bize bizim için en iyi seçeneği net bir biçimde gösterse de o yolu takip etmeyiz.

Hikayenin kahramanı bizken yapmamız gereken şeyi görmek zordur. Fakat, bizim yerimizde bir aile üyesi veya arkadaşımız olduğunda her şeyi daha net görürüz.

Bu nedenle gözlerimizi açmayı öğrenmemiz önemlidir.

Hayat her zaman bizim için en iyi yolu gösterir. Fakat bunu görebilmemiz için dikkat ediyor olmamız gerekir.

Kör ve bihaber

üzgün kadın

Birisi ilişkisinde sorun yaşadığında ne olur?

Çoğunlukla onların yerinde olsaydık ne yapmamız gerektiğini biliriz. Örneğin, bir sadakatsizlik söz konusu ise o partneri terk ederiz.

Fakat kendi ilişkimizde farklı hissederiz. Belki de gözlerimizi açmadan önce farklı evrelerden geçeriz, bu evrelerden bazıları:

  • İnkar: Gerçeği inkar etmek ve gözlerimizi açarak gerçekte olanları görmemizi sağlamaya çalışanlara öfkelenmek.
  • Değişimden korkmak: Ayrılma kararı vermek ve sevdiğimiz insanı kaybetmekten korkmak, başka birisini bulamamaktan ve yalnız kalmaktan korkmak.
  • Hüzün: Üzgün olmak, şikayet etmek ve durumun değişeceğini ummak. Eğer bu evre uzun sürerse derin depresyona neden olabilir.

Sonunda, durumu kabul ederek ayrılmaktan başka bir çare kalmaz. Fakat bazen bu bize bağlı değildir. Bazen karşımızdaki insan bu kararı bizim yerimize verir.

Böyle bir şey gerçekleştiğinde karar veremez hale geliriz. Sanki bizi felç eden bir şey başımıza gelmiş gibidir.

Bu makaleye de bir göz atın:  Korkunun Bilmenizi İstemediği 6 Şey

Hayat bize yol gösterir: Hayatın gösterdiği işaretler

gözlerini kapatan kadın

Hayat bize her zaman işaretlerle yol gösterir ve bu işaretlerden bazıları oldukça açıktır. Örneğin, eğer her zaman aynı tip insanla birlikteysek bu bir şeylerin değişmesi gerektiğinin açık bir işareti değil midir?

Buradaki asıl sorun ise kendimize bu soruyu sormak yerine bizi üzen şeylerin suçunu diğer insanın üzerine atmamızdır.

Olan bitenler hakkında sorumluluk almak istemeyiz. Bu nedenle kurban rolünü üstleniriz ve her şeyin kendi kendine değişip daha iyi hale gelmesini bekleriz.

Hayatın gösterdiği işaretlerin bize bir an önce bir karar vermemiz gerektiğini anlatmaya çalışma yöntemi olduğunun farkına varmayız.

Mutlu olmadığımız veya bizi kifayetsiz bırakan bir durumu devam ettirmenin uzun vadede ciddi sonuçları olacaktır.

Hiçbir şey yapmamak bir seçenek değildir

hayat bize yol gösterir

Hiçbir şey yapmamak bir seçenek değildir çünkü hiçbir şey yapmamanın sonucunda zarar görecek olan kişi biziz. Hayatın bize verdiği işaretler uzatmalı bir mutsuzluğun sonucunda depresyonun ortaya çıkmasını engellemeye çalışır, örneğin:

Olaylarla mücadele etmek, onlara tahammül etmek ve bir şeylerin değişeceğini ummak, hediye eder gibi ikinci şanslar vermek, umut beslemek… Bunların hepsi tatmin edici olmayan durumları devam ettirme yoludur.

Neden?

Çünkü eylemleri korkudan kaynaklanır.

Yalnız kalma korkusu, başka bir iş bulamama korkusu, çocuk sahibi olmama korkusu, her biri zihnimizde yaratılan birçok şeyin korkusu.

Bu şeylerden korkmanın manası nedir? Faydalı bir korku değildir. Gerçekte, bizi felç eden bir duygudur, bizi karar vermekten alıkoyan ve bizi durduran bir korkudur.

Bu nedenle etrafımızdaki insanların söylediklerini dikkate almamız ve profesyonel yardım almamız önemlidir. Durumumuza farklı açılardan bakmak önümüzdeki seçenekleri ve korkularımızın bu seçenekleri nasıl bulanıklaştırdığını görmemize yardımcı olur.

Hatırlamamız gereken şey ise şudur; hayat bize yol gösterir her zaman. Bize düşman değildir ve yapmamız gereken şeyi net bir biçimde bize gösterir, bazen bu şey üzücü olsa da.

Önemli olan şey tercihlerde bulunmamızdır. Hayat bize yol gösterse de gerçekleşecek şey nasıl aksiyon aldığımıza bağlıdır.