İçinizdeki Şifacı Kadın Size Güç Verir

7 Haziran, 2017

“Şifacı kadın” kavramı antropoloji alanında ve kütüphanelerin maneviyat bölümlerindeki kitaplardaki ortak bir konudur. Aslında bu tanım üzerine ve bu tanımın neler getireceğini düşünmek bir kadın olarak kişisel gelişiminize fayda sağlar.

Potansiyelinizin farkına varmaya, daha doğrusu kendinizi yeniden keşfetmeye değer. İçinizdeki şifacı kadın hikayelerle doludur ve nesiller boyunca bilginin aktarıldığı bir bilgeliğe sahiptir.

Bu iyileştirici kadın er ya da geç etrafındakileri daha dengeli bir şekilde görecek, sezgilerini ve bilgeliğini daha fazla kullanacak hale gelir. Bu özel kadın, insana en çok yardım edebilecek kişinin yine kendisi olduğunun farkına varmıştır.

Kişisel yardım kılavuzunuz olan şifacı kadın

büyülü kadın

Kişisel geçmişinizdeki tecrübelerinize ve küresel kültürel mirasa bakıldığında, şifacı kadın neredeyse her zaman yaşlılara bakan ve çocuk yetiştiren kişi olarak düşünülür.

Bunun nedeni, kadınların tüm enerjisini ve sevgisini bir başkasına adamak zorunda olduğu düşüncesidir. Doğal olarak bu durum birçok kişinin kendiyle ilgilenmesini unutmasına neden olur.

Bu durumu büyükannelerinizde, belki de kendi annelerinizde de görmüşsünüzdür. Aslında, ister inanın ister inanmayın bugünün modern ve sözde eşitlikçi dünyasında hala bu gelenekler devam etmektedir.

Kadınlar hala sevdiklerini, eşlerini, çocuklarını ve anne babalarını kendilerinin önüne koyar. Doğal olarak bu durum kendileriyle yeterince ilgilenememelerine neden olur.

Biriyle ilgilenme ve sevgi gösterme isteğinin sevgiden geldiği hepimiz biliriz. Ancak burada asıl sorun kişi kendi kimliği, kendi gereksinimleri ve öz saygısıyla olan bağlantısını kestiğinde başlar.

Bu asla yapılmaması gereken bir şeydir. Olaylara her zaman farklı açılardan bakabilmeliyiz. Şifacı kadın, bilinçlenmek için topluma önderlik etmelidir. İhtiyacımız olan, arzu ettiğimiz ya da eksikliğini hissettiğimiz şeylerin hepsini içimizde bulabileceğimizi bilmemiz gerekiyor.

İhtiyacınız olan şifa sizdedir. Kendinize sevgi ile yaklaşmaya başladıktan sonra, kaybettikleriniz de dahil olmak üzere sahip olduğunuz her şeyin sizin için bir hayat dersi olduğunu fark edecek ve daha güçlü olmayı öğreneceksiniz.

Ayrıca okuyun: Ruhsal İyileşme için 5 Temel Destek

Şifacı kadın geçmişini kucaklar

üç kadın illüstrasyon

Şifacı kadın, özgürce geleceğe bakabilmek için geçmişine şifa vermiştir. Bunu sadece köklerinizi, yaşadıklarınızı kabul ederek ve size zarar verenleri affederek gerçekleştirebilirsiniz.

Ancak affetmek kişinin kötü davranışlarına göz yummak ya da saygısızlıkları göz ardı etmek anlamına gelmez. Bu, her şeyden önce kişinin istediği gibi davranmasına izin vermek demektir ve daha çok bağışlamakla alakalıdır. Böylece kendinizle güçlü bir bağ kurarsınız ve hayatta kolaylıkla ilerleyebilirsiniz.

Şifacı kadınlar aynı zamanda anneleri, arkadaşları ve kız kardeşleriyle de güçlü bağlara kurar. Bu birlik kadınların daha çabuk iyileşmesine yardımcı olur; çünkü tecrübe paylaşmak, birbirine yardım etmek, tavsiye vermek ve dertleşmek insanları ferahlatan eylemlerdir.

Nasıl şifacı kadın olabilirsiniz?

şifacı kadın nasıl olunur

İçinizdeki gücü dışarı çıkarmak için belirli bir yaşta olmanıza gerek yoktur. Hayatınızın sahibi olarak hissettiğiniz müddetçe, kişisel, psikolojik ve duygusal olgunluğa ulaşabilirsiniz. 

Kendini sevmek

Ailenizi, eşinizi, çocuklarınızı ve arkadaşlarınızı bütün kalbinizle sevme hakkınız tabii ki vardır. Bunun yanı sıra,bilge olan her kadın ilk önce kendisini sevmeyi bilmezse, başka hiç kimseyi sevemeyeceğini bilir.

Kendinizi yeterince sevmiyorsanız başkalarının sizi mutlu etmesini ve kalbinizdeki boşlukları doldurmasını beklersiniz. Şifacı kadın olmak için, kendinizi sevmenin bencil bir davranış olmadığını bilmelisiniz. Bu, zihinsel sağlığın temelini oluşturur.

İyilik, güç ve inanç içinizdedir

Şifacı kadınlar kimseden bir şey beklemezler. Her şeyi kendi başlarına hallederler; çünkü cesur, layık ve yetenekli olduklarını bilirler. Hayatı sevgi ve saygının bir birleşimi olarak görürler. Başkalarına her şeyi verirler; ancak bu sırada kendilerini de unutmazlar.

Annelerinden, büyükannelerinden ve mücadelelerine tanık oldukları diğer kadınların hayatlarından ders çıkararak bunları bilgelikle kendi iyilikleri için kullanırlar; böylece mutsuzluklarını güce çevirirler.

Mantık ve sezgiler arasındaki ince dengeyi görmezden gelemeyiz. Bu kadınlar egolarını bir kenara koyarak hayattan ders çıkarmayı ve gözlem yapmayı bilirler. Karar vermeleri gerekiyorsa sezgilerinin sesini dinlerler; çünkü kişisel tecrübeler, bilgelik ve güç insanın içindedir.