İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) Semptomları

18 Kasım, 2020
İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) oldukça ilerlemiş bir aşamada ortaya çıkan bir enfeksiyondur. Bu nedenle, enfekte olup henüz tedavi görmemiş insanlar bunu yaymaya devam eder. Bu yazımızda bu virüsün bulaşması ve semptomları hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) semptomları, enfeksiyon halihazırda ilerlemiş noktaya gelene kadar ortaya çıkmayacağı için değişiklik gösterir. Bu yüzden bu hastalığı zamanında tespit etmek zordur. Bununla birlikte, laboratuvarlar kullandıkları testlerin kalitesi açısından çok ilerleme kaydetmiştir.

Hastalığın olası belirtilerini bilmek, hastalığın erken teşhisinin anahtarıdır. Buna dayanarak, hastaların yaşam kalitesini büyük ölçüde iyileştiren tedaviler oluşturulabilir. Ayrıca, hastaların bu patolojinin komplikasyonları ile baş etmelerine de bu şekilde yardımcı olunabilir.

HIV Virüsü Nedir?

İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü, Retrovirüsler adı verilen özel bir virüs ailesine aittir. Bunun nedeni, içlerinde tek bir ribonükleik asit ya da diğer adıyla RNA zinciri içermeleridir. Bu virüslerin çekirdeği, genetik bilgi ve farklı reseptörlere sahip bir lipit tabakası içerir.

Bu reseptörler, virüsün insan hücrelerine girmesine izin veren şeydir. Bunlar spesifik olarak vücudun bağışıklık sistemini organize etmekten sorumlu savunma hücreleri olan CD4+ lenfositleridir. Böylece bu lenfositler işlevlerini yerine getiremezler ve bu viral partikül onlara saldırdığında vücut diğer enfeksiyonlara karşı savunmasız kalır.

HIV semptomları olan hastaların damgalanması her türden efsaneye yol açmıştır. İnsanlar virüsün hava ve su kaynaklı olduğunu düşünürdü. Ayrıca sivrisineklerin ve diğer böceklerin bunu bulaştırdığına da inanıyorlardı. Benzer şekilde, enfekte bir kişinin teri ile temas ederek de bu hastalığı kapabileceklerine inanıyorlardı. Ancak:

  • Virüs, insan vücudu dışında uzun süre hayatta kalamaz ve bir konakçı olmadan çoğalamaz.
  • Bu nedenle hava ya da su yolu ile bulaşması imkansızdır.
  • HIV yalnızca kan ya da meni gibi belirli vücut sıvıları yoluyla bulaşabilir; ancak ter, gözyaşı ya da tükürük yoluyla bulaşamaz. Bu nedenle ne sarılmak, tokalaşmak ve aynu tuvaleti paylaşmak; ne de enfekte bir kişiye sosyal bir öpücük vermek riskli değildir.
Test yapmakta olan bir laboratuvar çalışanı.
HIV’in erken teşhisi, hastaların yaşam kalitesinin daha iyi bir noktada olmasının anahtarıdır.

İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsünün Bulaşması

Bu vücut sıvıları bulaşma şekilleridir:

  • Meni ve cinsel birleşme öncesinde erkeğin cinsel organından gelen renksiz sıvı. Bunu bilmek önemlidir, çünkü orgazm öncesinde vajinadan çıkmak HIV’in yayılmasını engellemez. Yalnızca prezervatif gibi profilaktik önlemlerin kullanılması etkilidir.
  • Rektal vajinal sekresyonlar ve bu alanların mukusu.
  • Kan. Bu nedenden dolayı insidans oranı şu anda ihmal edilebilir olsa da, transfüzyonlardan bu virüsü geçirebilir ya da kapabilirsiniz. İnsidansın az olmasının nedeni, nakledilen kişiler üzerindeki testlerin oldukça katı olmasıdır. Benzer şekilde, intravenöz bağımlılarda şırıngaların paylaşılması da artan bir risktir.

Bulaşmanın gerçekleşmesi için belirtilen vücut sıvılarının diğer kişinin mukozaları ya da yaralı dokuları ile temas etmesi gerekmektedir. Ya bu şekilde gerçekleşir, ya da kan dolaşımına enjekte edilmesi gerekir. Başka bir düzeyde ise, HIV’li kadınlar virüsü hamilelik, doğum ya da emzirme sırasında bebeklerine bulaştırabilirler.

Bu yazımızı da okumak isteyebilirsiniz: Kök Hücre Nakli HIV’i Ortadan Kaldırabilir

HIV Semptomları

HIV semptomları, hastalık çoktan ileri bir aşamaya gelene kadar ortaya çıkmaz. Bu esas olarak, enfekte kişiler başka fırsatçı enfeksiyonlara yakalandığında ya da neoplazmalar geliştirdiğinde gerçekleşir. Bu durum da erken teşhis için fırsat olmayan uzun bir pencere yaratır ve prognozu kötüleştirir.

Başlangıçta virüs, kan dolaşımına girip çoğaldığında ateş, yorgunluk ve eklem ağrısı ile birlikte grip benzeri semptomlara neden olur. Bununla birlikte, insanlar genellikle bu semptomları soğuk algınlığı ile karıştırırlar.

Bu grip benzeri tablo kendi kendine sınırlıdır ve kişi birkaç hafta ya da gün sonra iyileşir. Ancak virüs yok olmaz. Aslında, lenfositler ve lenf düğümleri içinde gizli kalır. Birkaç yıl sonra, kış uykusundan çıkar ve çoğalmaya başlar. Yine de, seyri enfekte olan her bir bireyin kendisine bağlıdır.

Kişi kendini savunmasız bulduğunda diğer virüsler, bakteriler ve mantarlar onu enfekte edebilir. Sağlıklı bir insanda genellikle sorun yaratmayan aynı mikroorganizmalar, HIV’li bir kişide ciddi enfeksiyonlara yol açar. Bu nedenle bu tür patolojilerin fırsatçı olduğunu söyleriz.

Okumaya devam edin: HIV Tedavisi İçin Abacavir: Yan Etkileri

Bazı Örnekler

  • Pnömokistik carinii, göğüste balgam çıkarma ya da ağrı olmaksızın her iki akciğeri de etkileyen şiddetli bir zatürreye neden olur. Ayrıca, enfekte kişinin sürekli ateşi olacaktır ve kişi bir boğulma hissi yaşayacaktır.
  • Tekrarlayan pnömokok.
  • Pulmoner ve ekstrapulmoner tüberküloz. Bu bakteriye maruz kalan insanların çoğu enfeksiyonu durdurmayı ve evrimini engellemeyi başarır. Ancak, HIV durumunda savunmalar yeterli değildir.
  • Serebral toksoplazmoz. Toksoplazma, çiğ et ve kedi dışkısında bulunan bir parazittir. Nüfusun çoğu bir noktada bu parazitle temas kurmuştur, ancak hastalık asla gelişmez. Bununla birlikte, bağışıklığın baskılanması durumlarında parazit yeniden ortaya çıkar ve beyne yerleşir.
  • Dijestif Kandida. Sindirim sistemindeki HIV semptomlarından biri, kandidiyazis gibi nadir mantarların neden olduğu gastroenterittir.

HIV’li bir hastada herhangi bir enfeksiyon vücuda yayılır ve ciddileşir. Bunun nedeni, hastanın vücudunda bunları kontrol etmek için yeterli savunmanın olmamasıdır. Ölüm oranı virüsün kendisinden değil, fırsatçı enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır.

HIV’li hastalarda karakteristik olarak gelişen neoplazmalar da vardır. Bunlar, diğer insanlarda sık görülmeyen ve anormal hücrelerin tanımlanmasında bağışıklık sisteminin yetersizliği nedeniyle çoğalan kanserlerdir. En yaygın olanı Kaposi sarkomudur.

Bir kürenin üzerine koyulmuş kırmızı bir kurdele.
HIV tüm dünyaya yayılmıştır ve bulaşma olasılığı yüksektir, bu nedenle erken teşhisi önemlidir.

Olası İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü Semptomları Tespit Edilirken Ne Yapmalı?

Şu anda, HIV pozitif belirteçleri olan herkes erken antiretroviral tedaviye başlayabilir. Bu ilaçları olabildiğince çabuk kullanmanın önemi, hastalığın yayılmasını önlemek ve hastanın yaşam beklentisi süresini iyileştirmektir.

Antiretroviral tedavi almamak, enfeksiyonun kontrolden çıkmasına neden olur ve bundan dolayı da bağışıklık sistemi zayıflar. Buna ek olarak, yüksek viral yükten etkilenebilecek diğer insanlar – örneğin korunmasız seks yapan kişiler – daha yüksek risk altındadır.

HIV şüphesi belirtileri, doktorunuzdan bir tarama testi istemeniz konusunda sizi uyarmalıdır. Bunu istemekten korkmayın. Pek çok ülke, gizliliği sağlamak için gerekli olan mekanizmaları halihazırda yasalaştırmıştır ve bu nedenle hastaların tıbbi kayıtları hakkında hiçbir önyargı yoktur.

  • Esteban, C. S. (2014). VIH: Infeccion aguda, pesquisa y manejo. Revista Médica Clínica Las Condes, 25(3), 419–424. https://doi.org/10.1016/s0716-8640(14)70058-6
  • Cohen, M. S., Chen, Y. Q., McCauley, M., Gamble, T., Hosseinipour, M. C., Kumarasamy, N., Hakim, J. G., Kumwenda, J., Grinsztejn, B., Pilotto, J. H. S., Godbole, S. V., Chariyalertsak, S., Santos, B. R., Mayer, K. H., Hoffman, I. F., Eshleman, S. H., Piwowar-Manning, E., Cottle, L., Zhang, X. C., … Fleming, T. R. (2016). Antiretroviral therapy for the prevention of HIV-1 transmission. New England Journal of Medicine, 375(9), 830–839. https://doi.org/10.1056/NEJMoa1600693
  • Transmisión del VIH | Información básica | VIH/SIDA | CDC. (n.d.). Retrieved July 6, 2020, from https://www.cdc.gov/hiv/spanish/basics/transmission.html#anchor_1566553338
  • Erazo, Ana María Bastidas, and Gladys Eugenia Canaval Erazo. “Más allá de los síntomas: vivir con VIH es motor de cambio.” Avances en Enfermería (2018): 338-346.
  • Bastán, Jesús Enrique Pérez, and Luisa Fernanda Viana Castaño. “Adherencia terapéutica a los antirretrovirales de gran actividad en personas con VIH/SIDA.” Archivos del Hospital Universitario” General Calixto García” 7.2 (2019): 222-233.
  • Linares Guerra, Elisa Maritza, et al. “Cambios del peso y de las células T CD4+ en sujetos VIH/sida con antirretrovirales. Angola.” Revista de Ciencias Médicas de Pinar del Río 21.6 (2017): 5-14.
  • Briel, Matthias, et al. “Adjunctive corticosteroids for Pneumocystis jiroveci pneumonia in patients with HIV‐infection.” Cochrane database of systematic reviews 3 (2006).
  • Nuñez, Fabio Domingo. “El enfoque de derechos en salud y la respuesta al VIH y SIDA en la Argentina.” (2016).
  • Martínez Machin, Gerardo, et al. “Aislamiento, identificación y tipificación de levaduras en pacientes VIH positivos con candidiasis oral.” Revista Cubana de Medicina Tropical 49.3 (1997): 174-180.
  • Pascual, I. Pintos, E. Muñez Rubio, and A. Ramos Martínez. “Diagnóstico de la infección aguda y crónica por el VIH y de sus estados evolutivos.” Medicine-Programa de Formación Médica Continuada Acreditado 12.56 (2018): 3329-3331.
  • del Sida, Sociedad Española Interdisciplinaria. “Documento Informativo sobre la Infección por el VIH.” Madrid: Gesida (2017).
  • Berbesi-Fernández, Dedsy, et al. “Situación de VIH en usuarios de drogas inyectables en Colombia.” Infectio 20.2 (2016): 70-76.
  • Morales, Humberto Patricio Anangono, Glubis Wiliber Gómez Peláez, and Hugo Antonio Luna Rodríguez. “Transmisión vertical del virus de inmunodeficiencia adquirida (VIH).” RECIAMUC 2.2 (2018): 214-229.