Mesafe Almak Kişisel Bütünlüğün Bir Formudur

· 5 Mayıs, 2017
Mesafe almanın hiçbir şeye ihtiyaç duymama durumu olduğu söylenebilir. Hiçbir şeyi özlemediğimiz anlamına gelmez, sadece takıntılı değilizdir ve sahip olduğumuz şeylerden mutluyuzdur.

“Mesafelilik” kelimesi şu anda kişisel gelişim ve maneviyata dair kitaplarda ve makalelerde sıkça kullanılmaktadır.

Sık sık olan bir şey de, bazı terimleri ve odakları karıştırma eğilimimiz olmasıdır. Mesafe alma, hiç bir şeye sahip olmama veya duygusal ilişkilerde bize güvenlik ve refah verecek duygusal bağdan kaçınmak anlamına gelmez.

Mesafe alma daha samimi bir şeydir. Aynı zamanda psikolojik ve duygusal denge için de gereklidir. Mesafe elma, bize ele geçiren şeylerden ve çevremizdeki insanlardan kaçınmaya çalışmak demektir.

Daha uyumlu ve saygılı ilişkiler kurmak için kendimizi özgürce başkalarına verebilmeliyiz. Bu ilişkileri bağımlılık, mağduriyet ya da “Sen olmadan ben hiçbir şeyim” cümleleri olmadan yaşamak gerekir.

Sizleri bugün bunu düşünmeye davet ediyoruz.

Bağlılık ve Mesafe almak

“Mesafe alma” teriminin kökeni Budizmdedir. Bununla birlikte, psikoloji ve pedagoji alanında, örneğin, bağlanma ile büyüme ve sağlıklı bir bağlanma kavramları vardır.

Bunlar, anlamamızın önemli olduğu, çünkü anladığımız zaman fayda sağlayabileceğimiz iki ayrı kavramdır. Bu kavramları, daha dolu, saygı duyduğumuz ve aynı zamanda da saygı gördüğümüz ilişkiler kurmak için kullanabiliriz.
kelebek

Sağlıklı bağlanma

Budizm için, acı çekmenin temel odak noktalarından birisi bağlanmaktır. Bununla birlikte, buradaki çağrışım büyüme veya duygusal ilişkilerdeki bağlanma ile aynı değildir.

Şimdi buna ayrıntılı bir göz atalım.

İnsanlar, doğduklarında, diğer insanlarla dünyayı yaşamak ve öğrenmek ihtiyacı duyarlar.

  • Sağlıklı bir bağlanma ile büyüme, ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarına ilgi gösterdiği yerde gerçekleşir. Çocuğun kendisini güvende hissetmesi için yakında olmasına izin verilir ve çocuğun gelişimi için sevgi, sarılma ve bağ kurmanın anahtarı buradadır.
  • Olumlu bir bağlılığa dayalı duygusal ilişkiler, saygılı ve mutlu bir ilişki kurmak için iki kişinin özgürce birbirlerine verdiği duygusal ilişkilerdir.
  • Bağlarımızı güçlendirmemiz gereken insanlar, sevdiğimiz ve bağ kurduğumuzda güvende hissedeceğimiz kişilerdir. Bunlar yakınlık duyduğumuz, sevdiğimiz ve tarafından sevildiğimiz insanlardır.

Bağımlılığın, şantajın ve kontrol ihtiyacının ortaya çıktığı andan itibaren bir ilişki artık sağlıklı değildir. O ilişki artık toksik bir ilişki haline gelmektedir.
<h2″>Mesafe almak bir tür kişisel bütünlüktür

Şimdi, mesafe almanın ne olduğunu açıklamak için bazı önemli yönlerini açıklığa kavuşturacağız ve daha derinlerine ineceğiz. Bu terim tamamen sahip olduğumuz her şeyden vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Her şeyden kurtulmak mutluluk ile eş anlamlı değildir.

Önemli olan şeylere sahip olmamak, belirsizlik, korku ve üzüntünün odak noktasıdır. O halde, çok fazla bağımlılık duymak acı çekmenin ana noktasıdır. Bunların arasında bizi nesnelere, insanlara ve yerlere bağlayan aktiviteler de vardır.

  • Hayatımızı bir kişi etrafında inşa edersek, bu kötü olabilir. Mutluluğumuz bir kişinin ruh hali, kaprisleri ve tutumlarına bağlı olduğunda, “bize acı veren bir şey var” demektir.
  • Ailelerimize o kadar bağlı olursak, evden taşınmaya cesaret edemeyiz; “bir şeyler bizi incitiyor” demektir.
  • Herhangi bir sebepten dolayı işimize bağlı kalırsak, “bir şeyler bizi incitiyor” demektir. Bunun bir çok nedeni de vardır. Bunun sebebi iş yerinde daha iyi bir konuma gelmeyi ya da daha fazla para kazanmayı ya da hatta toplum içinde yükselmeyi arzu etmek olabilir.
  • Bütün bu durumlarda, bir şeyler bizi incitiyor. Mutlu olmayı unutuyoruz.
kelebek

Mesafe alma, kişisel bütünlüğün bir biçimidir. Bize mutluluğun herkese ait olmadığını hatırlatır. Ayrıca, bize mutluluğun daha fazla şeye sahip olmakta yatmadığını söyler.

Mutluluk ilk önce içimizde doğar. Bu daha sonraları kendimizi tam, özgür ve olgun hissetmemize izin verir.

Günlük yaşamlarımızda “mesafe almayı” nasıl uygulayacağız?

  • Belirsizliği kabul edin. Bir hedefe karar verdiğinizde, tüm umudunuzu ve mutluluğunuzu sonuca koymayın. Bu süreçten bir şeyler öğrenmek ve belirsizliği kabul etmek temel öğelerdir.
  • Zindeliğinizi ve mutluluğunuzu herkesin yaptıklarına veya hatta ne yapmadıklarına odaklanmayın. Bu, nasıl kontrol edileceğini öğrenmemiz gereken bir acı kaynağıdır.
  • Kendi eylemlerinize bağlı kalmaya karar verin. Ayrıca, spontan biçimde başkalarının yaptıklarına açık olmayı da bilin. Ama kimseden hiç bir şey beklemeyin.
  • Sizin için bir şeyler yapan insanlara takarsanız, mutsuz olursunuz.
  • İsteklerle ihtiyaçları birbirine karıştırmayın. Onlar birbirinin aynısı değildir. Örneğin, lotoyu kazanmak istiyorum çünkü tüm sorunlarımı düzeltmek için ödül parasına ihtiyacım var. Bu sadece istediğiniz bir şeydir.
  • Çevresine en çok kitlenenler kendine güvenmeyen kişilerdir. Bu kişiler, bir şeylere sahip olmayı önemser, çünkü duygusal ihtiyaçlarını bu şekilde karşılarlar.
  • Özgüveninize dikkat edin. İhtiyaçlarınızı  bütün bir insan olduğunuzu bilmenin güvenliği ile doldurun. Yalnızca mutlu olmakla kalmayıp diğerlerini de mutlu edebileceğinizi unutmayın.