Oksitosin Hormonu Nedir?

· 11 Kasım, 2018
Oksitosin hormonunun, hamilelik, doğum ve orgazm hormonu olarak bilinen farklı isimleri mevcuttur. Peki bu hormon, hangi süreçlere dahil olur?

Oksitosin, doğumu başlatan ve emzirme sürecinde rol oynayan bir hormondur. Genel olarak, sistein, tirosin, izolösin, glisin, prolin ve asparagin dahil olmak üzere 9 amino asitten oluşur. Posterior hipofiz bezinde yer alır ve çeşitli fizyolojik süreçlerde büyük rolü vardır.

Bu hormonun kimyasal bileşimi, ön hipofiz bezinde yer alan ve çeşitli işlevlere sahip olan karşı hormonu vazopressine benzer.

Herhangi bir organik madde ile olduğu gibi, oksitosin esas olarak aşağıdakilerde bulunan çeşitli reseptörlere sahiptir:

  • Rahim
  • Böbrekler
  • Kemikler
  • Kalp
  • Beyin
  • Over doku
  • Meme bezi

Oksitosin, hamilelik hormonu özelliklerine sahiptir çünkü özellikle fizyolojik seviyede çeşitli süreçlere dahil olmaktadır.

Oksitosin Neleri Düzenler?

Üreme

anne ve bebek

İlk olarak, bu hormon kadın üreme sistemi üzerinde çok büyük bir rol oynar. Örneğin doğumu başlatır ve doğum hızını artırır.

Normal olarak, doğum süreci boyunca vücut yüksek miktarda oksitosin hormonu salgılar. Buna ek olarak, doğum sırasında meme ucu uyarılırsa oksitosin hormonu seviyesi daha da artacaktır. Yüksek oksitosin seviyeleri, rahmin kasılmasını sağlar ve fetüsün fizyolojik ekstraksiyonunu kolaylaştırır.

Öte yandan, bu hormon erkek üreme sistemindeki korpus kavernozum ve korpus spongiozumdaki erektil doku üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Böylece, bu hormon ejakülasyon kanalı ve üretra yoluyla boşalma ile de ilişkilidir.

Bu yazımızı da okuyun: 35 Yaşından Sonra Anne Olmak

Meme Dokusu

Oksitosin hormonu ayrıca, meme dokusundaki miyoepitelyal hücrelerdeki kasılmaları başlatır. Böylece, meme başını çevreleyen areola mamma üzerindeki küçük yağ bezleri aracılığıyla süt üretimi sürecine de dahil olur. Genel olarak, bu hormon yenidoğanın areoladaki stimülasyon sırasında emme işlemini kolaylaştırır.

Boşaltım Sistemi

boşaltım sistemi hastalıkları

Bunların yanı sıra, oksitosin hormonunun neden olduğu idrar retansiyonu, böbreğin bazolateral membranındaki moleküler olaylarla yakından ilişkilidir.

Genellikle, bu semptomatik hiponatremi gebeliği oksitosin ile başlayan kadınlarda daha sık görülür.

Doğum

Doğal olarak, rahimde doğum için bulunan oksitosin reseptörleri, vücudun oksitosin seviyesine doğrudan bağlıdır. Doğumun ilk aşamalarında, en iyi başlangıç dozu 1 ila 6 mU / dk arasındadır. Ardından, 15 ila 60 dakika arasında artar.

O andan itibaren, reseptörler oksitosin için daha büyük bir hormonal benzeşime sahip olacaktır. Böylece, doğumu kolaylaştırmak için kasılmalar artırır.

Ayrıca okuyun: Doğurganlığı Artıran 4 Basit İpucu

Annelik Bağları

Doğal olarak, anne ve çocuk arasındaki ilişki doğumdan hemen sonra başlar. İster inanın ister inanmayın, oksitosinin hem doğal hem de yapay sentezi bu bağa yardımcı olur.

Genel olarak, oksitosin anne ve çocuk arasındaki ilişkiyi güçlendirir. İlginç bir şekilde, aynı hormon kadınların doğum sırasında çektikleri ağrıları unutmalarına neden olur. Bu sayede de gelecekte tekrar çocuk sahibi olmaktan korkmazlar.

Oksitosin Hormonunun Yan Etkileri

oksitosin hormonu

Bütün sentetik hormonlar gibi, oksitosin de zararsız değildir ve uygulama sırasında yan etkilere neden olabilir. Genel olarak, bu yan etkiler aşağıdaki gibidir:

  • Arteriyel hipertansiyon
  • Ruh halinde belirgin değişimler
  • Annede ve fetüste taşikardi
  • Doğum sonrası olağan dışı kasılmalar

Genellikle,  uyarılmış hastaların vücutlarındaki yüksek oksitosin seviyeleri ile ilgili olumsuz reaksiyonlar doktorlar tarafından fark edilmiştir. Buna rağmen, bu hormon doğum sırasında kasılmaları kolaylaştırır.