Sıvı İlişkiler ve Kırılgan Bağlar

· 8 Nisan, 2017
Sıvı ilişkiler zayıflıklarıyla bilinir. Bağlar yaratılır ve daha sonra çözülürler, herhangi bir çatışma veya herhangi bir mazeret nedeniyle bozulurlar.

Sıvı ilişkiler çiftler arasında olduğu kadar dostlar ve hatta aile üyeleri arasında da gerçekleşir.

Peki bunların ortak noktaları nelerdir? Belli bir süre devam ederler, bu da beklenilenden çok daha erken sonlandıkları anlamına gelir.

Okumanızı öneriyoruz: İlişkiler: Sevginin Ötesindeki 7 Şey

Toplum değiştikçe biz de değişiyoruz. Eskiden, bağlar daha güçlü ve katı idi. Farkında olmadan, zaman içinde eninde sonunda bozulan sıvı ilişkiler yaşıyoruz. 

Toplumdaki Sıvı İlişkiler

Gizli ilişkiler, aldatma, duygusal bağımlılık ile ilgili problemler –  bu durumların hepsi bir ilişkiyi zehirleyip sonlandırabilir. Bunların hepsinde istenmeyen bir sonuç olur.

akis%cc%a7

Başkalarıyla kurduğumuz bağlar er ya da geç kırılır ve anılara dönüşür. En büyük sorun ise şudur: bu bağlar yırtıldığı zaman korkunç bir gerçeklikle karşı karşıya kalırız; yalnız olduğumuz gerçeği.

Ancak ilişkiler nasıl sıvı hale gelir? Bu günlerde, mümkün olan en kısa sürede ihtiyaçlarımızı tatmin etmek için itişip duruyoruz. Fakat bir kez tatmin olduktan sonra, başka bir şeye geçiyoruz. Bu, çok yüzeysel veya çok egoistçe olabilir. Şu anda, birçok insan bu gerçekliği yaşıyor.

Keşfedin: İlişkinizde İzin Vermemeniz Gereken 5 Şey

Birçok insanın “sonsuza kadar” fikrinden korktuğuna da dikkat çekmek gerekiyor. Hayattan zevk almak istiyoruz, en sonuna kadar yaşamayı arzu ediyoruz ve birilerine bağlı hissetmek planlarımız arasında değil. Birçok insan, evlilik veya çocuk sahibi olma sorumluluklarından kaçmaya çalışıyor.

hands

Belki kök salmaya hazır değillerdir veya sorumluluklar ve görevler olmadan özgürlüklerini yaşamak isterler. Ama her şeyin bir bedeli vardır ve bu durumda ilişkiler çok zayıf olan bağlar göstermeye başlar.

Ne istediğimizi biliyor muyuz?

Belki de kendinizi bu tür ilişkilerle tanımlamazsınız, ancak toplum bizi doğrudan ve dolaylı olarak onlara doğru iter. Polonyalı sosyolog ve filozof Zygmunt Bauman’ın sözleriyle, aslında hepimiz hızla değişen bir topluma adapte olmak için baskı hissederiz. Bu dönüşümlere adapte olmak ve “alışkın olmak” için esnek olmamız bekleniyor.

Sıvı ilişkileri doğuran tek şey bu değildir. Bauman’a göre, zırh gibi giyindiğimiz katı bir dış cepheyle “sıvı bir kimlik” geliştiriyoruz. Dışarıdan sağlam ve güçlü görünüyor, ancak bu zırhın içinde kırılgan, zayıf ve parçalanmış kişiler olarak yaşamlarımızı sürdürüyoruz.

Okuyun: Bulutlu Günler İçin Renkli Şemsiyeler

kalp

Tüm bu değişimlerle katı ilişkileri sürdürmenin çok zor olduğu doğrudur. Böyle zayıf bağları önlemeyebilmemiz için tutarlılık ve istikrar gerekir. Ama bu günlerde bu neredeyse imkansız.

Sosyal medya, bu yeni ilişki kurma biçimi üzerinde önemli bir etkendir. Facebook’ta kaç arkadaşınız olduğunu daha önce hiç düşündünüz mü? Takipçilerinizin sayısını arttırmak için Twitter ya da İnstagram’da başka kişileri takip ettiniz mi?

Gördüğünüz gibi, nicelik, niteliğin üzerinde tercih edilir ve gerçek ilişkilerinize yansır. Gençler öylesine yaşamak ve arkadaşlarını ve ilişkilerini hızla değiştirmek isterken, aileye dair duygularının önemini yitirir.

Bağlantılar haline dönüşen ilişkiler

ayrilik

Sıvı ilişkiler kuran insanlar uzun vadeli planlar yapamayacaklarını bilirler. Bir andan bir diğerine çok ciddi değişimler olabilir. Bu yüzden bağlanmak ve kendilerini adamak istemezler ve kendi duygularına karşı korku duyarlar.

Duyguların bağımlılık yaratacağını bilirler ve bu yüzden onları istemezler. Ayrıca “denizde bir çok balık olduğunun” farkındadırlar ve bir insanı diğeriyle değiştirmekten çekinmezler.

Keşfedin: Bastırılmış Duyguların Fiziksel Sonuçları Olabilir

Bunları temel alarak, diğer insanlarla ilişkilerin değil “bağlantıların” kurulduğunu söyleyebiliriz. Kendimizi onlara tamamen adamayız, ve eninde sonunda bu ilişkilerin biteceğini biliriz.

kalp1

Bundan nasıl kurtulacağız? Sağlam ilişkilere sahip olmaya geri dönebilir miyiz? Herkesin bu “sıvı moderniteye” katılmadığından bahsetmek de önemlidir. Fakat kendinizi bunun ortasında bulursanız ve bu durumu önlemek istiyorsanız, sizin için üç tavsiyemiz var:

  1. Kimliğinizi sağlamlaştırın: En derin “siz” inize bağlanın ve gerçekten neye ihtiyaç duyduğunuzu keşfedin. Ancak bu şekilde gerçek ve özgün olursunuz.
  2. Bakış açınızı değiştirin: Niteliğe mi niceliğe mi değer veriyorsunuz? Kendinize bu soruyu sorun. Bu, bakış açınızı değiştirecektir.
  3. Kendinizi adamayı öğrenin: Bağlılık ve sorumlulukların mutlaka olumsuz olması gerekmez, bu nedenle risk almaya ve kendinizi tamamen vermeye hazır olmalısınız. Endişelenmeyin, o kadar çok korkmayın. Sadece risk alanlar kazanır.

Sıvı ilişkileriniz var mı? Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Tamamen olumsuz görünmesine rağmen, yaptığımız tüm seçimlerin olumlu ve olumsuz yönleri olduğu ortada. Sağlam ilişkilerle kırılgan bağlar arasında seçim yapmak sizin elinizde.