Theodore Roosevelt: “Başarısız olmak zordur, ama başarıya ulaşmak için hiç denememiş olmak daha da kötüdür”

Roosevelt bu sözleri 1899 yılında, “The Strenuous Life” başlıklı bir konuşmasında sarf etti; bu konuşmada, başarısızlık olasılığına rağmen çabaya adanmış bir yaşamı savunuyordu. Onun bu düşüncesi, başarısızlığı yüceltmez ya da düşünmeden herhangi bir girişime atılmayı önermez. Asıl vurguladığı şey, risk almamanın da bazen yeterince hesaba katılmayan bir bedeli olduğudur.
Neden denememek en güvenli seçenek gibi görünür?
Bir şey önemliyse, denememek gerçek ve anlık bir rahatlama sağlayabilir: reddedilmeyi, eleştiriyi, başkalarının önünde başarısız olmanın utancını ya da doğrulamak istemediğimiz bir şüphenin teyit edilmesini önler. Bu koruma yalnızca kısa vadede işe yarar.
Sorun, bunun karşılığında geride bıraktıklarıdır. Denememek, şüpheyi olduğu gibi bırakır. Deneyim alanını daraltır. Ve çoğu durumda, kişinin etrafında, önemli kararların gerçekten istediği şeylere değil, kaçınılabilecek şeylere göre şekillendiği bir yaşam biçimi oluşturur.
İhtiyat ile kaçınma arasındaki fark
Beklemek stratejik olabilir. Erteleme, bilgi, kaynak veya daha iyi koşullar toplamaya hizmet ettiğinde, zemin hazırlamak için makul bir yoldur. İşte bu ihtiyatlılıktır. Beklemek yeni bir şey getirmediğinde, erteleme gerekçeleri kendiliğinden tekrarlandığında, bir yıldan diğerine değişen tek şeyin kararın hâlâ askıda kalması olduğu zaman, durum başka bir şeye dönüşür.
Kaçınma genellikle ihtiyatlılıktan ayrılır, çünkü hiçbir şey biriktirmez. Ek bilgi yoktur, ilerleyen bir hazırlık yoktur ya da bekleyişin sona ereceği bir an yoktur. Sadece aynı başlangıç noktası vardır.
Theodore Roosevelt’in sözü günlük kararlarda nerede geçerlidir?
Roosevelt genel hatlarıyla konuşuyordu, ancak bu söz büyük başarılar değil, orta ölçekli kararlar için oldukça uygun:
- Profil şartlarını yüzde yüz karşılamayan bir işe başvurmak.
- Henüz tamamlanmamış bir projeyi sunmak.
- Muhtemelen reddedilecek bir fırsat istemek.
- Beklediğiniz gibi sonuçlanmayabilecek duygusal bir konuşma başlatmak.
- Henüz hiç hakim olmadığınız bir faaliyeti denemek.
Tüm bu durumlarda, göze alınan risk sınırlı ve geri dönüşümlüdür; sonuç beklendiği gibi olmasa bile, kazanılan şey gerçek bir durumla ilgili değerli bilgidir.
Karar vermeden önce sorulması gereken üç pratik soru
Harekete geçmeden veya beklemeye devam etmeden önce, bu sorular neler olup bittiğini netleştirmeye yardımcı olur:
- Gerçekte ne tür bir risk var? Somut sonuçları, hayal edilen korkudan ayırmak. Çoğu zaman korkulan senaryo, göründüğü kadar ciddi değildir.
- Bu korkunun ne kadarı başarısız görünmekten kaynaklanıyor? Korkunun büyük kısmı başkalarının görüşleriyle ilgiliyse, bu gerçek engelin nerede olduğuna dair bir bilgidir.
- Bunu nasıl küçük, sınırlı ve geri dönüşü mümkün bir deneme haline getirebiliriz? Tam versiyon yerine, tamamen açığa çıkmadan durumu keşfetmemizi sağlayacak asgari bir adım olup olmadığını kontrol edin.
Her düşüşün peşinden gitmeye değmez ve her geri çekilme korkaklık değildir. Göz ardı etmeye değer kararlar vardır ve bunu kabul etmek de bir sağduyudur. Ancak dışarıdan önemli görünen şeyler değil, gerçekten önemli olan konularda, hiçbir zaman kendini ortaya koymamak üzerine yıllar boyunca inşa edilmiş bir ihtiyatlılıktan ziyade, ders çıkarabileceğimiz bir deneme tercih edilebilir.
Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.







