Duygusal Zeka ve Zor Anlarda Bizim için Önemi

· 27 Mart, 2019
Duygusal zekanın iyi yanı, öğrenilebilir olması ve sonradan kazanılabilmesidir; bu nedenle, mutlu değilsek daha iyi olabilmek için kendi başımıza değişiklikler yapabiliriz.

Duygusal zeka yaşam kalitemizi artırmaya yönelik en iyi stratejidir. Hepimiz kişisel olarak çok ciddi zor zamanlardan geçeriz ve duygular dünyasının ustası olarak öne çıkmaktan daha iyi bir şey yoktur.

Dediklerine göre, duygular en büyük gücümüz veya en zayıf yönümüz olabilir. Her şey kendi özel gerçekliğimizde bunları nasıl kullandığımıza bağlıdır. Keder, korku veya öfke gibi psikolojik durumların düşündüğümüz kadar olumsuz olmadığını akılda tutmak zorundayız.

Sonuçta bunlar, kendimiz tarafından bize yanlış bir şey olduğunu söyleyen “dikkat çağrılarıdır”. Bunlar, bize hükmetmesine izin vermeden nasıl tepki vereceğimizi, yöneteceğimizi ve değiştireceğimizi bilmemiz gereken kırmızı ışıklardır.

Duygusal zeka: Mutluluğun anahtarı

Duygusal zeka ile ilgili her zaman ilginç ve kullanışlı olacak teorilere dalmak isterseniz, Daniel Goleman’ın Duygusal Zeka veya Liderlikle Çalışmak: Duygusal Zekanın Gücü veya Wayne Dyer’ın Hatalı Bölgeleriniz (Your Erroneous Zones) kitaplarını öneriyoruz.

Her 2 kitap da kişisel değişikliği iş, kişisel hayat ya da ilişkiler bağlamında daha mutlu ve üretken hale getirmek için mükemmel bir bilgi kaynağı olabilir. Sizlere bu kırılgan anları ve kritik yolları daha güçlü olabilmek için fırsatlara dönüştürmek adına uygulanabilecek birkaç küçük tavsiyede bulunacağız. Hazır mısınız?

Ayrıca okumanızı öneriyoruz: Her Yaşta Hayata Yeniden Başlayabilmek

yerdeki kalbe bakan kadın

Duygusal zeka: Kendini bilmek

Bu ilk strateji başta çok kolay görünebilir. Ama aşağıda sunacağımız egzersizleri uygularsanız, göreceksiniz ki bazen olduğumuzu düşündüğümüz kişi her gün gösterdiğimiz kişi değildir. 

Bu karakteristik özellikler üzerine kısa bir süre düşünün. Kendinizi tanımlamak için 6 kelime kullanın, bunun ardından, bu kelimeleri gerçekten açıklayan örnekler sunun. Bazı örnekler aşağıdaki gibidir:

  • Ben cesur biriyim ⇒ Bunu gösterebilir miyim? Hayır; çünkü bugüne kadar başkaları ne derse ya da karar verirse onu yaptım.
  • Ben pozitif bir insanım ⇒ Bunu gösterebilir miyim? Hayır; çünkü şimdi her şey yolunda değil ve ben hayatın olumlu yanlarına bakmayı bıraktım.
  • Ben şefkatli biriyim ⇒ Bunu gösterebilir miyim? Aslında hayır; çünkü kendim hakkında iyi hissetmiyorum ve eskiden olduğu gibi şefkatli bir insan değilim.

Şimdi kendimizi tanımladık. Sırada bu anlarda nasıl hissetmek istediğimizi yazacağız:

  • Rahatlamış hissetmek istiyorum.
  • Kendim hakkında iyi hissetmek, kendimle gurur duymak istiyorum.
  • Şimdi yalnız kalmak istiyorum.

Her halin farkına özen gösterin ve bunlar üzerine düşünün: Şu anda ne hissediyorsunuz ve gerçekten nasıl hissetmek isterdiniz?

duygusal zekanın zor anlarda önemi

Başkalarını suçlamayın: Kendi mutluluğunuzdan siz sorumlusunuz

Belki de bu dikkatinizi çekti. Bana sağladığı her şey aldatma ve gözyaşı olduğunda, kendi mutsuzluğum için bu insanı suçlamadan edebilir miyim? Her şeyden önce duygusal zeka, kendimize karşı sorumluluk almayı, ihtiyaçlarımızı, korkularımızı ve erdemlerini bilmemiz gerektiğini öğretir.

  • Kendi mutluluğumuzdan sorumlu olduğumuz için kendimiz karar vermeliyiz. İnsanlar size zarar verirse, kendinizi iddialı bir şekilde ve sınırların ne olduğunu açıkça belirterek savunun.
  • Düşüncelerinizi ve duygularınızı açıkça ifade edin. Diğerleri buna göre davranmazsa, dikkatli ve saygılı şekilde karar vermek gerekir.
  • Suçlamayın; kırgınlık, kızgınlık veya ızdırap biriktirmeyin. Bütün bunlar kalplerimiz üzerinde büyük bir ağırlık olur. Duygusal zeka bize mutlu olmayı öğretir; bu doğrultuda kendimizi bu olumsuz duygulardan kurtarmak zorundayız.

Duygusal zeka sayesinde kendi değerinize kendiniz karar vereceksiniz

Artık duygularımızın, ihtiyaçlarımızın tamamen farkında olmamızın, iddialı olmamızın ve izin vereceğimiz ve vermeyeceğimiz şeylerin sınırlarını belirlememiz gerektiğinin farkına varma zamanı geldi. Kendimizi bulduğumuz bu kişisel kavşakta ilerleyebilmemiz için bir sonraki adım ne olacak?

  • Güçlü noktalarınızı ve erdemlerinizi tanıyın. Değerinizi ve neye ihtiyacınız olduğunu biliyorsunuz; bu nedenle içten içe huzur vermeye başlayın. Artık şüphe ve korku yok!
  • Kendinizi kimseye ispatlamanıza gerek yoktur. Her kişi, kendi dünyasını anlama yolunda kendi kişisel evreninde dolaşır. Saygı var ise, hepimizin “olmayı ve kendi haline bırakmayı” isteme hakkı vardır.

Ayrıca okumanızı öneriyoruz: Kendinizi Zehirli Aile Üyelerine Karşı Koruyun

kelebeklere gülümseyen genç kadın

Değişim motorunu başlatın. Bu motorun anahtarı sizdedir. Ne kadar acı çektiğinizi ve bu hayatta ne kadar uğraştığınızı biliyorsunuz. Peki kim size “kendi biçiminizle” mutlu olmayı hak etmediğinizi söylüyor? Haydi bakalım. Şimdi başlayın.