Açlık ve Anksiyete Arasındaki Farklar

16 Temmuz, 2019
Açlık ve anksiyete arasındaki farkı bilmek, gerçekten aç değilken yemek yeme isteğinizi kontrol edebilmek için önemlidir. Aşırı yemek yemek, sağlığınızı olumsuz etkileyebilir.

Açlık ve anksiyete arasındaki farkı biliyor musunuz? Komik görünse de, pek çoğumuz birinin nerede bittiğini ve diğerinin nerede başladığını bilmiyoruz.

Açlık hissi, simpatik sinir sisteminiz tarafından düzenlenen bir dürtüdür. Hormonların salınımıyla, bir gereklilik hissi deneyimlenir. Ayrıca, vücudunuzun hayatta kalması ve beyninizin homeostazlı sürdürebilmesi için enerjiye ihtiyaç duyarsınız.

Öte yandan, anksiyete vücudu besleme amacı gütmez. Bunun yerine, geçici olarak duyguların, hislerin ve endişelerin yarattığı durumun yerini doldurmayı hedefler.

Açlık ve anksiyete arasındaki farkı bilmek ve anlayabilmek çok önemlidir.Aksi takdirde, sadece obezite ve diyabet gibi sağlık sorunları değil, yeme bozuklukları gibi zihinsel sağlık problemleri de ortaya çıkabilir.

Açlık ve Anksiyete Arasındaki Farklar

tatlı yeme isteği

Brezilya’daki Uberlandia Federal Üniversitesi, 2017 yılında bu konu hakkında önemli noktalar ortaya koyan bir araştırma yaptı. Bu araştırmaya göre:

  • İlk olarak, nüfusun büyük bir kısmı anksiyeteyi azaltmak için yemek yiyor. Bununla birlikte, bu ne bir zihinsel hastalık ne de tekrar eden bir davranış biçimi.
  • Bazen, tatlı veya tuzlu yiyeceklere karşı bir istek ortaya çıkar çünkü beyin endorfin ve serotonin dozu ile ilgili bir tatmin arayışında olur. Bu kısa süreli bir hazdır.
  • Bununla birlikte, tanı konulmayan ve kronik anksiyeteden muzdarip olan pek çok kişi vardır. Bu rahatsızlık, özellikle zorlayıcı ve sağlıksız yeme alışkanlıkları ile, yiyecekler yoluyla rahatlatılabilmektedir.

Anksiyete ve açlık arasındaki farkı anlamanıza yardımcı olacak bazı ipuçlarına bir göz atalım.

Gerçek Açlık Yavaş Yavaş Ortaya Çıkar

Açlık ve anksiyete arasındaki ilk fark, gerçek açlığın vücut daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunda ortaya çıkmasıdır. Saatler geçtikçe ve vücudunuz günlük aktiviteleri gerçekleştirirken kalori rezervlerini harcadıkça acıkırsınız.

Bu nedenle, gerçek açlığın yavaş yavaş ortaya çıktığını anlamak önemlidir. İlk başta açlık hissi hafiftir ancak zaman geçtikçe açlığın şiddeti artar ve performansınızı etkilemeye başlar.

Kendinizi daha güçsüz hissetmeye başlarsınız. Böyle bir aşırı açlık hissinden kaçınmak için, birkaç saatte bir hafif yemekler veya sağlıklı atıştırmalıklar tüketmenizi tavsiye ediyoruz. Böylece, kilonuzu kontrol edebilir ve vücudunuza kullandığı enerjiyi geri getirebilirsiniz.

Öte yandan, anksiyete ani bir açlık hissini tetikler. Bu his uzun sürer ve midenizin tamamen boş olduğunu hissedersiniz.Eğer daha önce bu zihinsel bozukluğu yaşadıysanız, yemek yedikten sonra bile bir şeyler atıştırma ihtiyacı hissetmişsinizdir.

Aç olmanız için hiçbir sebep olmasa da, bir şeyler yeme isteğinize karşı koymakta zorlanırsınız. Benzer şekilde, anksiyetenin neden olduğu açlık geceleri artar.

Bu yazımızı da okuyun: Anksiyeteyi Yatıştırmak için En İyi 5 Doğal Anksiyolitik

Anksiyete Kaynaklı Açlık Belirli Yiyeceklere İstek Uyandırır

şekerli yiyecekler

Açlık ve anksiyete arasındaki bir diğer fark, gerçek açlığın herhangi bir yiyeceğe karşı özel bir istek uyandırmamasıdır.

Gerçekten acıktığınızda, vücudunuz kaybettiği enerjiyi telafi etmek istediği için her şeyi yiyebilir ve belirli yiyeceklere karşı bir istek duymazsınız.

Öte yandan, anksiyete atağı geçirdiğinizde, karbonhidrat bakımından zengin yiyeceklere yönelirsiniz. Böyle bir durumda yakınınızda meyve veya sağlıklı atıştırmalıklar bulundurmak faydalı olacaktır

Anksiyete atağı sırasında, kek ve patates kızartması gibi aşırı miktarda şeker ve yağ içeren yiyecekler tüketmek istersiniz.

Anksiyete ile ilgili problem, bu tür yiyeceklere alıştıktan sonra bağımlılık hissetme ihtimalinizdir. Ansiyeteniz her arttığında, daha fazla abur cubur tüketmek isteyeceksiniz.

Anksiyete Tokken Bile Yemek Yeme İsteğine Yol Açar

Gerçekten aç olduğunuzda, vücudunuza sadece ihtiyaç duyduğu kadar besin verirsiniz. Bu sebeple, doyduğunuzda yemeyi bırakırsınız.

Bununla birlikte, anksiyete veya stres hissederseniz sanki hiçbir şey yememiş gibi tüketmeye devam edersiniz. Bunun sonucunda da, anksiyete ihtiyacınız olandan fazlasını tüketmenize yol açar.

Eğer sürekli anksiyete hissediyorsanız, fazla kilolu veya obez olma riskiniz yüksektir. Bu sebeple, meditasyon teknikleriyle anksiyeteyi hafifletmeyi öğrenmeniz gerekir. Aksi takdirde ciddi metabolizma sorunları meydana gelebilir.

Dürtüsel Yeme ve Suçluluk Hissi

fast food yemek

“Suçluluk” hissi hata yaptığınızda veya yanlış bir durumun sorumlusu olduğunda ortaya çıkan bir duygudur. Gerçek açlık, suçluluk hissine sebep olmaz çünkü fizyolojik bir ihtiyaçtır.

Bu ihtiyacı karşıladığınızda, vücudunuzun sağlıklı olmasına ve düzgün işleyişine yardımcı olursunuz. Öte yandan, anksiyete suçluluk hissine neden olur. Bu, doymamış yağlar ve şeker bakımından zengin yiyeceklerin bir sonucudur.

Buna ek olarak, eğer tüm gün yemek yemeye devam ederseniz, ağırlık hissiniz artacaktır ve günlük aktiviteleri gerçekleştirmeniz zorlaşacaktır.

Okuyun: Obezitenin 6 Çeşidi ve Nedenleri

Özetlemek Gerekirse

Açlık ve anksiyete arasındaki farkı bilmek önemlidir. Eğer bu ayrımı yapamazsanız, sorunlarınızı unutmak için yemek yediğiniz bir döngüye girersiniz.

Bu, sizi rahatrsız eden şeyleri unutmada hızlı bir çözüm olsa da, sağlıklı bir alışkanlık olmadığını göz önünde bulundurmak gerekir.

Neyse ki, lifler bakımından zengin meyveler ve sebzeler tüketmek anksiyete seviyelerini azaltmaya yardımcı olur. Buna ek olarak, yağ ve şeker bakımından düşük olan besinler tüketmelisiniz.

Yiyeceklere karşı tutumunuza dikkat edin.Eğer anksiyete yüzünden yediğinizi fark ederseniz, bir uzmandan yardım alabilirsiniz. Anksiyete ve yeme bozukluklarını tedavi etmede oldukça başarılı olan psikoterapiler vardır.

Yemekler konusunda sağlıklı bir tutuma sahip olmak, sadece acıktıkça yemek yemeyi ve yiyecekleri bir sorun çözme aracı olarak görmemeyi gerektirir.