Komada Olan Kişinin Bilincini Nasıl Geri Geldi?

24 Mart, 2019
Hasta hala çevresiyle etkileşime giremese de, bilincini tekrar geri kazanabildi; kendisi uyanık ve bakışlarıyla dışarıdan gelen uyaranlara tepki veriyor.

Bir kişi yıllarca komada kaldıktan sonra bilincini geri kazandığında, bu gelişme neredeyse her zaman haberlerde karşımıza çıkar.

Bununla birlikte, yakın zaman içerisinde Fransa’daki bir hastanede yaşananlar, bilimsel bakış açısıyla bakıldığında spesifik bir özelliğe sahiptir. Şüphesiz ki bu durum, aynı durumdan muzdarip birçok hastaya umut verir.

Bu gelişme Fransa Lyon’daki Pierre Wherteimer Nöroloji Hastanesinde meydana gelmiştir. Biz buna “gelişme” diyoruz çünkü kendiliğinden ya da rastlantı eseri oluşan bir durum değildir. Bu şanslı kahraman, 50 yaşında ve 35 yaşındayken geçirdiği, onu sakat bırakan ciddi bir kaza sonucu komaya girmiş.

Aynı zamanda, yukarıda adı geçen hastanenin yanındaki Liyon Üniversitesi, Vagus sinirin basit bir şekilde uyarılmasına dayanan ilginç bir çalışma yürütmektedir. Ancak, bu çalışma oldukça yavaş ilerlemekte. Bugün bile, daha fazla gelişim göstermeyi ve kazanım elde etmeyi bekler haldeyiz. Ayrıca, hastanın akıbeti hala ciddi boyutlarda ve uyanma süreci oldukça yavaş.

Bununla birlikte, daha şimdiden farklı uyaranlara tepki gösteriyor, dikkat ediyor, bakışlarını odaklıyor ve başını, ilgisini çeken yöne çevirebiliyor. Bu, ilk aşamada sadece bir başlangıç. Şüphesiz ki, aynı zamanda, inanılmaz haberler getirecek bir ilerlemenin ilk adımları.

Bu yazıda, terapinin neye dayandığını analiz ediyoruz. Terapi, Bilişsel Bilimler Enstitüsü’nde araştırmacı olan Marc Jeannerod tarafından yönetilen, üst düzey bir doktor ekibi tarafından geliştirilmiştir.

Komada olan kişinin 15 yıl sonra bilincini yeniden kazanması

komada olan genç

Psikologların ve psikiyatristlerin bize her zaman söyledikleri bir şey varsa o da, bilincin açıklanamayacak kadar gizemli olduğudur. Bununla birlikte, sevdiği bir kişi komada olan insanlar, bunun yaşam ile ölüm arasında tuhaf bir evre olduğunu çok iyi bilirler. Hasta hayati belirtilerini korumaktadır; ancak, dünya üzerinde çok uzak bir yerde terk edilmiş ve insan olduğu kanısını kaybetmiştir.

Ancak, bilinci sınırlandıran bu nöron veya bu ince ipin oldukça hassas olduğunu da unutmamak gerekir. Bu, birçok bilim insanının zorluk yaşadığı ortak noktadır: bitkisel hayatta olan bir kişiyi duyarlı, gerçek ve şimdiki dünyaya getirmek.

Ayrıca bakınız: Beyin Sağlığınız İçin Bırakmanız Gereken 6 Düşman

Vagus siniri, “uyanmak” için kilit nokta

Bu çalışma, geçenlerde, Current Biology dergisinde yayınlandı. Ancak, haberi şimdiden dünya çapına yayılmayı başardı.¹

Bilim adamları, kendi adlarına, duruma temkinle yaklaşıyorlar. Sonuçta, şimdiye kadar bu tedaviye tabi tutulan hasta sayısı biri geçmedi. Tedavinin yapabileceklerini gerçekten değerlendirmek için, farklı beyin hasarı olan daha fazla hastada onu denemeleri gerekiyor. Terapinin kendisi, hastanın Vagus sinirinin etrafına, küçük kalp pilleri yerleştirmeye dayanır.

Unutmayın ki, Vagus siniri, beynimize, sonsuz miktarda sinir, organ ve yapı bağlar. Sonsuz fonksiyonların bir araya geldiği bir kanal gibidir. Bu “aktif” sinir, bir tür tepkiye veya bir başkasına doğru hareket eder ya da koşullanır.

Bilim adamlarının bu noktada gerçekleştirdiği şey, Vagus sinirine bağlanan “retiküler oluşum” adlı alanı uyarmaktır. Bu alan, diğer şeylerin yanı sıra, uyku ve uyanıklık hallerimizi düzenlemekten sorumlu, büyüleyici bir yapıdır.

beyin ve vücutta kontrol ettiği bölgeler

Nörolog ekibinin başlamış olduğu öncül nokta şudur: eğer Vagus siniri uyarılırsa, bu eylem, komada olan bireyin bilinçli hale geri dönmesine neden olmaz mı? Süreci yavaş olsa da elde edilen sonuç çok etkili. Kalp pilinin denendiği ilk insan, 15 yılını komada geçirdikten sonra uyandı.

Komada olan kişiler için daha fazla araştırma gerekiyor

Bilimsel topluluğun genel tutumu ihtiyatlı olmayı içerir. Vagus sinirini uyarma tekniğinin kendisi yeni bir şey değildir. Aslında bu teknik, epilepsi hastalarının yanı sıra şiddetli depresyon vakalarında bir süredir kullanılmaktadır.

Tedavinin gerçekleştirdiği şey, bilinç ve organların birçoğunun etkinlik durumunu “yeniden aktive” etmektir. Bununla birlikte, söz konusu yeniden aktivasyon oldukça yavaştır: terapinin bu noktadan ilerlemesi gerekir. Ayrıca, komada olan bir hasta uyanmış olsa da, hala otonom değildir ya da çevresi ile etkileşime girme yeteneğini geri kazanamamıştır.

Ayrıca bakınız: Felci Önlemek için 6 Yardımcı İpucu

Hastanın bilinci yerindedir, bu doğru. Uyanık olduğuna dair hiçbir şüphe yoktur. Ancak hala iletişim kuramamaktadır ya da içerisinde bulunduğu durumu anladığına dair bir kanıt yoktur.

Bu zamana kadar gösterdiği tek hareket bakışlarıyla sınırlıdır: Bir şey dikkatini çeker, ona bakar, gözlemler ve ailesinin okuma parçalarına özel bir ilgisi vardır.

dünyanın gören gözü

Daha önce de söylediğimiz gibi, bilinç halinin tam olarak ne olduğunu açıklamak çok zordur. Kesin olan bir şey varsa o da bilincin farklı adımları ve seviyeleri vardır. Bu noktada, bu hasta hala ilk adımdadır. Tamamen uyanabilmek, iletişim kurabilmek ve çevreyle özgün bir şekilde bağlantı kurmak için hala birkaç adıma ihtiyacı vardır.

Umuyoruz ki, zaman ve yeterli uyarımla birlikte, bu da mümkün olacaktır.

Bu arada, komadaki hastalar için Vagus siniri tedavisi hakkında daha fazla haber bekliyor olacağız.

Corazzol, Martina. “Restoring Consciousness with Vagus Nerve Stimulation.” Current Biology, 25 Sept. 2017, www.cell.com/current-biology/fulltext/S0960-9822(17)30964-8.