İbuprofen Hakkında Bilmeniz Gerekenler

· 1 Şubat, 2018
İbuprofen yaygın olarak kullanılan mükemmel bir ağrı kesicidir ancak her zaman dikkatle kullanılmalıdır. Bugünkü yazımızda Ibuprofen hakkında daha fazla bilgi edinin.

İbuprofen, steroid olmayan anti-enflamatuvar ilaçlar grubuna aittir. Bu ilaçlar ağrı, iltihaplanma ve ateş gibi problemlerde kullanılan ilk seçeneklerden biridir.

kimyasal bileşen

Günümüzde nüfusun yarısı baş ağrısından, 30 milyon kişi de bel ağrısından muzdariptir. Buna ek olarak, pek çok insan da kanser, kalp hastalığı ve diğer hastalıklardan kaynaklanan ağrılar çekmektedirler. Bu sorunların pek çoğundan kaynaklanan ağrılar için esas tedavi ibuprofen almaktır.

Bunu da okumak isteyebilirsiniz:

İbuprofene 7 Doğal Alternatif

İbuprofen ne için kullanılır?

İbuprofen hap şeklinde, kapsül formunda ya da şurup halinde satılır. Her vakada ateş düşürücü, anti-inflamatuar ve ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaçtır.

Ateş düşürücü etkisi, ilaç içildikten 1 saat sonra başlar ve 2 ila 4 saate kadar devam eder. Bununla birlikte, antienflamatuvar etkilerinden faydalanmak için bir haftalık bir tedavi gerekebilir.

İbupreofenin temel kullanım alanları aşağıdaki gibidir:

  1. Baş ağrısı, migren, kulak ağrısı, menstrüel kramp, boğaz ağrısı ve kas ağrısı gibi ağrı veya iltihaplanma durumlarına yönelik tedaviler
  2. Ateş semptomları
  3. Jüvenil romatoid artrit ve artroz (kireçlenme) gibi eklem hastalıkları
  4. Yumuşak doku yaralanmalarına ve kas gerilmesine yönelik tedaviler

İbuprofen nasıl etki eder?

İbuprofen, prostaglandin sentezini durdurur. Bu inhibisyon, araşidonik asidi prostaglandinler haline getiren, kompetitif ve geri dönüşümlü bir enzim olan siklooksijenazdan kaynaklanmaktadır.

siyah renk üstünde renkli desenler

Yapısal olarak, ibuprofen propiyonik asitten gelir. Bu, rasemik bir bileşiktir. Yani iki bileşik birbirinin tıpkısının aynısıdır.

Farmokinetik: Vücuda girdiğinde ibuprofene ne olur?

Ibuprofen, suda çözünmeyen bir ilaçtır. Bununla birlikte, çözünebilirliğini ve farmako-kinetik profilini artırmak için genellikle arjinin tuzları veya lisin formunda kullanılır. En önemli özellikleri aşağıdaki gibidir:

  • Emilim: Oral ve parenteral en yaygın yöntemlerdir. Ağızdan ilaç alımı hızlı ve etkilidir.
  • Dağılım: İbuprofen, plasmatik proteinlerle (% 90-99) etkili bir şekilde bağlantı kurar. Dokuların her tarafına yayılabilir.
  • Metabolizma: Metabolizmanın büyük kısmı karaciğerde gerçekleşir. Bu, hidroksilasyon ve karboksilasyon ile oluşur ve çeşitli inaktif metabolitler üretir.
  • Boşaltım: İbuprofenin % 90’ı idrar yoluyla ve küçük bir bölümü de dışkı ile atılır. Bu 24 saat içerisinde gerçekleşir.

Doz

İlacın dozu, her hasta için farmasötik forma bağlıdır. Doktorlar, ilaç kullanımının özenle ayarlanmasını tavsiye ederler.

Bununla birlikte, genel olarak, şu şekilde kullanılır:

  • Yetişkinler için doz 400-600 mg arasında olmalıdır. İlaç her 6-8 saatte bir günde 2,4 mg’ı geçmeyecek şekilde alınmalıdır.
  • 3 aydan büyük bebekler ve 11 yaşından küçük çocuklarda doz, günde 3-4 doza bölünerek 20-30 mg arasında olmalıdır.
  • Bu, 3 aydan küçük bebekler için herhangi bir etki ve güvenlik değerlendirilmesi yapılmadığı anlamına gelir.
bir şeyler okuyan kadın

Doktorlar, yetişkinler için 6-8 saat arayla 600 mg’ı aşmayan oral haplar önermektedir.

Mümkün olduğunca, ilaç kullanımını atlamamak gerekir. Bununla birlikte, bu ilacı dikkatli kullanmanız gerekir çünkü doz aşımı böbrek veya karaciğer sorunlarına neden olabileceğinden olabilir.

Bu yazımıza da bir göz atın:

Asla Karıştırmamanız Gereken Yiyecekler ve İlaçlar

İbuprofen kullanımında kontrendikasyonlar ve önlemler

İbuprofen kullanırken bilmeniz gerekenler şunlardır:

  • İbuprofene karşı aşırı duyarlılık. Aspirin alerjisi durumunda non steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID) gibi ibuprofene de reaksiyon gösterebilirsiniz. Bu reaksiyonlar özellikle astım hastalarında sıklıkla görülür.
  • Peptik ülser, bağırsak iltihabı veya gastrointestinal kanama riskini artıran herhangi bir süreç. Prostaglandinlerin sentezinin engellenmesi nedeniyle, ibuprofen sindirim sistemikanamaları ve perforasyon riskini artırabilir. Bu yüzden doktorlar gastrik ağrıyı azaltmak için ibuprofen ve diğer non steroidal anti-inflamatuar ilaçları yemekle birlikte almayı tavsiye ederler.
  • Pıhtılaşmada değişiklikler. İbuprofen kanamanın süresini artıracak pıhtılaşmayı önleyici etkilere neden olur.
  • Böbrek fonksiyonlarında bozukluk. Idrar yoluyla ilaç vücut dışına çıkarılırken, ilaçta birikme olabilir ve toksik hale gelebilir. Ayrıca böbreklerdeki kan akışını da azaltabilir.
  • Kontrol edilemeyen hipertansiyon ve kalp rahatsızlıkları.
  • Gebelik. Kadınlar gebeliğin son üç ayında bu ilacı kullanmamalıdır. Buna ek olarak ilk üç ay boyunca da uzun süreli kullanımdan kaçınmalıdırlar.

İlaç etkileşimleri

İbuprofen ve NSAID’lerin vücuttaki işleyişini etkileyen pek çok ilaç vardır. Bu ilaçlar, ibuprofen ve NSAID’lerin etkisini azaltabilir hatta olumsuz etkilere neden olabilir.

Etkileşime giren ilaçlar aşağıdaki gibidir:

  • NSAID’ler. İbuprofen, bu ilaçlarla birlikte alındığında aspirinin kanı sulandırıcı etkisi azalabilir.
  • Alkol. Alkolde potansiyel bir toksik etki vardır çünkü her ikisi de karaciğerde metabolize olurlar.
alkol çeşitleri

  • Antihipertansifler. Antihipertansiflerin (kan basıncını düşürücü ilaçlar) etkisinde olası bir azalması vardır. Böbrek yetmezliği görülen yaşlı ve susuz kalmış hastalarda kötüleşmelere neden olabilir.
  • Oral antikoagülanlar ve heparin. Kanama riski taşıyan antikoagülan(kanı sulandırıcı) etkilerde olası bir artış riski vardır. Bu nedenle, doktorlar pıhtılaşma endikatörlerinin periyodik olarak test edilmesini önerir.
  • Diyabetik ilaçlar. Buna ek olarak, böbreklerdeki atılımı azaltarak, hipoglisemik etkileri artırma riski vardır.
  • Asetaminofen. Son olarak, asetaminofen ve bir NSAID’in eşzamanlı ve uzun süreli kullanımı, böbreklerde ters bir etki oluşturabilir.

İbuprofenin yan etkileri

Yan etkiler esas olarak NSAID’in etkisinden, siklooksijenazın inhibisyonundan ve (COX-1) kaynaklı meydana gelmektedir. Genel olarak, günde 3.2 mg’ın üzerindeki dozlarda sıklıkla görülürler.

  1. Gastrointestinal etkileri: hazımsızlık, ishal, karın ağrısı ve gastrointestinal kanama olasılığı.
  2. Dermatolojik Etkileri: Deri döküntüleri, ürtikerler veya cilt kızarıklıklarında aşırı duyarlılık eğilimine neden olur. Bununla birlikte, bu reaksiyonlar, aspirine ve diğer NSAID’lere aşırı duyarlılığı olan hastalarda meydana gelir.
  3. Merkezi sinir sistemi: Baş ağrısı, baş dönmesi, uyku hissi ve kan dolaşımı problemleri.
  4. Hematolojik: Kanamayı uzatabilir.
  5. Kardiyovasküler: hipertansiyon ve kalp sorunları.
  6. Böbrek: Ürik asitte artış.